Yazı

İdare Mahkemesinde Dava Ne Kadar Sürer?

Kasım 7, 2025

İdare mahkemesine dava açmayı düşünen her kişi “İdare mahkemesinde dava ne kadar sürer?” sorusunu merak etmektedir. İdare mahkemesinde dava süreleri, davanın niteliğine, açıldığı mahkemenin iş yoğunluğu ve tarafların süreçteki etkinliğine bağlı olarak değişir. Genel olarak davaların sonuçlanma süresi 6 ay ile 1 yıl arasında değişmekte, istinaf veya temyiz süreçleriyle bu süre 2-3 yıla kadar uzayabilmektedir. Dava sürecinin hızlı ve etkili bir şekilde ilerlemesi için, dilekçenin eksiksiz hazırlanması, delillerin zamanında sunulması ve profesyonel hukuki destek alınması önemlidir.

Genel olarak idari yargıda açılan davalara “idari dava” denilmektedir. Bunlar, idarenin, idare hukukuna dayanarak yaptığı eylem ve işlemlerden doğan davalardır. İdarenin özel hukuk alanındaki etkinliklerinden doğan davalar ile, idare hukukundan doğmakla birlikte, yasa ile açıkça adalet mahkemelerinin görevi içinde sayılan davalar, idari dava deyiminin dışında kalmaktadır. Genel olarak idari davalar;

  • İptal davaları,
  • Tam yargı davaları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Bunların neler olduğunu kısaca belirtmeden önce, hukuk yargılama usulünde kullanılan dava türlerini hatırlamada yarar vardır. Esra Polat Tekin olarak bu yazımızda “İdare mahkemesinde dava ne kadar sürer” sorusunun cevabını vereceğiz.

İdari Dava

İdari yargıda, nitelikleri birbirinden farklı dava türleri kullanılmaktadır. Her bir dava türü ile elde edilmek istenen sonuçlar birbirinden farklıdır. Örneğin, iptal davası ile bir işlemin ortadan kaldırılması, tam yargı davası ile bir idari eylem, ya da işlemden doğan haksızlığın giderilmesi, yorum davası ile idari bir işlemin yorumlanması, temyiz davası ile ilk derece yargı yerlerince verilen yargı kararının bozulması amacı güdülür. 521 sayılı Danıştay Kanunu ile iptal davası, tam yargı davası, yorum davası ve temyiz davası adı altında dört idari dava türü benimsenmişti. 06.01.1982 gün ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile iptal ve tam yargı davaları benimsenmiş, yorum davası kaldırılmış, temyiz davası ise, temyiz yoluna dönüştürülmüştür.

  • İptal Davaları: Hukuka aykırı olan idari işlemlerin iptali için, idari yargı yerlerinde açılan davalara, iptal davası denilmektedir. İdari Yargılama Usulü Kanunu, iptal davasını şu biçimde tanımlamıştır. İptal davaları, “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı, iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan” davalardır. İptal davaları, idare hukukunun doğmasından sonra ortaya çıkan ve idare hukukuna özgü bir dava biçimidir. İdari davaların bu türü ile, idari yargı yeri, özellikle idari işlemin hukuka aykırı olup olmadığını inceler. İptali gerektiren bir hukuka aykırılık nedeninin saptanması durumunda, idari işlem iptal edilir.
  • Tam Yargı Davaları: İdarenin eylem ve işlemlerinden dolayı, “hakları muhtel” olanların açtıkları davalar ile, idari sözleşmelerden doğan davalara, tam yargı davaları denilmektedir. Tam yargı davaları, hukuk yargılama usulünde kullanılan, edim davalarına benzeyen bir dava türüdür.
  • Yorum Davaları: Genel olarak, yorum davasının konusunu, bir idari işlemin anlamı, kapsamı, ya da geçerliliği konusunda çıkan anlaşmazlıklar oluşturur. 521 sayılı Danıştay Kanunu, yorum davasını, “Adalet mahkemelerinde bakılmakta olan bir davada, bu dava ile ilgili idari bir işlemin manası veya şümulünün tayini hususunda çıkacak uyuşmazlıkların halli için, mahkeme kararı üzerine” açılacak davalar olarak tanımlamış ve yorum davasının kapsamını da dar tutmuştur. Uygulamada pek başvurulmayan yorum davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile kaldırılmıştır.
  • Temyiz Davaları: 521 sayılı Danıştay Kanunu’na göre, dava türlerinden biri de temyiz davasıdır. Alt idari yargı yerlerinin kesin kararlarının bozulması için açılan davalara “Temyiz davası” denilmektedir. Aslında, idari yargıdaki temyiz davası, adli yargıdaki temyiz yoluna benzemektedir. İdari Yargılama Usulü Kanunu, bu dava türünün adını değiştirerek, adli yargı ile de uyum sağlayarak, “Temyiz yolu” olarak düzenlenmiştir.

Kısaca belirtmek gerekirse, 1982 yılında idari yargı alanında yapılan yeniden düzenleme ile, Türk idare hukukunda biri “İptal”, diğeri “Tam yargı” davası olmak üzere iki dava türü benimsenmiştir.

İYUK Kapsamında İdare Mahkemesinde Dava Ne Kadar Sürer?

İdari davaların sonuçlanma süresi, davacının başvurmuş olduğu mahkemenin iş yoğunluğuna ve dava konusuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Genellikle bu süre 6 ile 12 ay arasında sonuçlanmaktadır. Mahkeme kararı hem davalıya hem de davacıya tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde hüküm kesinleşir. Yani her iki taraf da itiraz etmediğinde, belirtilen süre sonunda başka bir itiraz veya temyiz yolu açılamaz. Bu nedenle, 30 gün dolmadan önce kararın dikkatlice incelenmesi önem arz eder.

Tek hâkimli kararların temyizi bölge idare mahkemesine yapılırken, çok hâkimli kararların temyizi Danıştay’a başvurularak gerçekleştirilmektedir. Danıştay’a yapılan temyiz başvurularının durumunu, Danıştay web sitesi üzerinden “Dosya sorgulama” bağlantısı ile takip etmek mümkündür. Bir istatistik çalışmasına göre Danıştay’a gönderilen dosyaların sonuçlanma süresi genellikle ortalama 9 ay sürerken, bazı dosyaların sonuçlanmasının 3-4 yılı bulabildiği gözlemlenmektedir. Yerel mahkemenin, yani il idare mahkemesinin verdiği bir kararın temyizi, yürütmeyi durdurmaz. Temyiz eden taraf kim olursa olsun, idare mahkemesinin verdiği kararın 30 gün içinde uygulanması zorunludur. Eğer idare mahkemesi kişinin lehine bir karar vermişse ancak yürütme organı bunu uygulamıyorsa, 30 günün sonunda idare aleyhine tazminat davası açma hakkı doğar.

Ayrıca, amir mahkeme kararını kasten yerine getirmiyorsa hem idareye hem de amire karşı iki ayrı tazminat davası açılabilir. Temyiz için Danıştay’a gönderilmiş olan dosyaya Danıştay’ın ret kararı vermesi halinde yerel mahkemenin kararı onanmış olacaktır. Ancak temyiz başvurusunda bulunan kişi 2010 Referandumu ile kabul edilen hüküm gereğince anayasaya bireysel başvuru yoluna gidebilecektir. Bu haktan fiili olarak yararlanabilme olanağı 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren başlamıştır. Danıştayın temyizi kabul etmesi dosyanın yeniden yerel mahkemeye gönderilmesi sonucunu doğurur. Yerel mahkeme dosyaya yeniden bakar.

Ara WhatsApp