Haksız Azil Nedeniyle Avukatlık Vekalet Ücreti
Haksız azil nedeniyle avukatlık vekalet ücretinin ödenip ödenmeyeceği son derece önemli bir konudur. En başında söylemek gerekilirse haksız azil nedeniyle avukatlık vekalet ücretinin tamamını ödenir. Müvekkil bu ücretten sorumludur. Avukatın haksız azli, avukatın kusur veya ihmaline dayanmayan tamamen iş sahibinin takdirinde olan nedenlerden kaynaklanan ya da iş sahibinin keyfi nedenleri ile gerçekleşen azildir. Haklı bir sebep olmaksızın azledilen avukatın tam ücrete hak kazanmaktadır. Avukatın haksız azli üzerine taraflar arasındaki menfaat dengesi bozulur. Avukatın emek ve mesaisi boşa gider ancak azilden önce avukat tarafından yapılan işlemler azilden sonra da geçerli olmaya devam eder. Avukat tarafından harcanan emek ve mesaiden örneğin avukat tarafından hazırlanan başarılı bir dilekçeden, beyandan, ihtarnameden, savunmadan iş sahibi yararlanmaya devam etmektedir.
Avukatlık Kanunu’na göre; avukatın azli halinde; azil, avukatın kusurlu veya ihmali davranışına dayanmıyorsa avukat vekalet ücretine hak kazanmaktadır. Müvekkil haklı bir şekilde avukatı azletmiş ise avukat, azil tarihinde kesinleşmiş olan işlerden dolayı ücrete hak kazanır. Müvekkil tarafından gerçekleştirilen haksız bir azil mevcut ise avukat; dosya ne aşamada olursa olsun vekalet ücretinin tamamına hak kazanacaktır.
Yani vekalet veren, sebep göstermeksizin vekili azledebilmekle beraber, azlin haklı nedene dayanmadığı durumlarda avukatlık sözleşmesine konu işin tamamlanması aranmaksızın işin tamamlanması halinde ödenmesi gereken ücretin tamamını avukata ödemekle yükümlüdür. Hak kazanılan vekalet ücretine akdi vekalet ücreti ve kanuni vekalet ücreti dahildir. Azil iradesinin haklı bir sebebe dayandığı hususunu ispat yükü iş sahibindedir. Avukatın, azlin haksız olduğunu ispat etmesi gerekmez. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun ispat yüküne ilişkin 6. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu makalemizde “Haksız azil nedeniyle avukatlık vekalet ücreti” konusunu ele alacağız.
Avukatlık Vekalet Ücreti
Avukatlık vekalet ücreti konusunda ikili bir ayrıma gitmek gerekir. Avukatlık vekalet ücretinin taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılması halinde akdi vekalet ücreti söz konusu olacaktır. Ayrıca dava sonunda yargılama gideri kapsamında vekalet ücretine hükmedilmesi halinde de kanuni vekalet ücreti gündeme gelecektir.
- Akdi Vekalet Ücreti: Taraflar arasında ücrete ilişkin bir sözleşme mevcut ise haksız azil halinde avukat sözleşme ile belirlenmiş olan ücretin tamamına hak kazanacaktır. Ücret sözleşmesinin bulunmadığı durumlarda ise vekalet ücreti Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca belirlenecektir.
- Kanuni Vekalet Ücreti: Yargılama gideri kapsamında yer alan kanuni vekalet ücreti diğer adıyla karşı taraf vekalet ücreti, Avukatlık Kanunu m.174’te yer alan “ücretin tamamı” ifadesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yargıtay, haksız azil halinde avukatın akdi vekalet ücretinin yanı sıra kanuni vekalet ücretine de hak kazanacağını kabul etmektedir.
Haksız Azil Nedeniyle Vekalet Ücreti
Haksız azil durumda Avukatlık Kanunu madde 174/2 düzenlenmiştir. Madde metnine göre;
“Avukatın işi takipten vazgeçmesi, azli ve ücretin gününde ödenmemesi:
Madde 174
Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır.
Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.”
İlgili hükümde; “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir.” denmektedir. Buna göre haklı bir sebep olmaksızın azledilen avukat tam ücrete hak kazanır. Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere azlin haklı sebebe dayandığının iş sahibi tarafından ispat edilemediği hallerde, haksız azil hükümlerine göre avukatlık ücreti takdir edilmelidir.

Haksız Azil Nedeniyle Avukatlık Vekalet Ücreti Yargıtay Kararları
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/8327, K. 2016/14877
- Haksız Azil Nedeniyle Avukatlık Vekalet Ücreti
Uyuşmazlık, haksız azil nedeniyle vekalet ücreti isteminden ibaret olup, azlin haksız olduğu mahkemenin de kabulündedir. Haksız azil halinde avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından 2014 yılında verilen kararda;
- Haksız Azil Nedeniyle Avukatlık Vekalet Ücreti
Azlin haklı olduğuna ilişkin davalı savunması dosya kapsamı itibariyle yasal delillerle ispat edilememiştir. Hal böyle olunca mahkemece azlin haklı sebebe dayanmadığı ve davacı avukatın verdiği hizmet nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesine göre ücret talep edebileceği gözetilerek bu yönde yapılacak inceleme sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın reddine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2013/22039 K. 2014/22716 T. 3.7.2014 kararında;
- Haksız Azil Nedeniyle Avukatlık Vekalet Ücreti
Kaldı ki, davacının vekil olarak görev aldığı dava dosyasında, davalı 30.4.2014 tarihinde Adil Tıbba sevk edilmiş, raporu alınmış ve davanın kabulüne karar verilerek davalı taraf herhangi bir hak kaybına uğramamıştır. Bu durumda, davalı taraf davacı avukatı haklı sebeplerle azlettiğini ispat edememiştir. Davalı taraf, davacıyı haklı sebeple azlettiğini ispat edemediğinden davacının vekalet ücretini ödemekle yükümlüdür.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2014/22697 K. 2015/14029 T. 04.05.2015 kararında;
- Haksız Azil Nedeniyle Avukatlık Vekalet Ücreti
Avukatlık Kanunu’nun 174/2. maddesine göre, avukat hakkında müvekkili tarafından yapılan azil işleminin haksız olması halinde avukatlık hizmet ücretinin tamamının ödenmesi gerekir. Davalı tarafından davacı avukatın haklı olarak azledildiği iddia ve ispat edilememiştir. Bu itibarla davalı tarafından yapılan azil işlemi haksız olup, nitekim mahkemenin de kabulünün de bu yönde olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/30699, K. 2018/2183, T. 20.2.2018 kararında;
Bu halde haksız azil sebebiyle davacı avukat ücretin tamamını isteme hakkına sahiptir. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun ücrete dair 163 ve 164. maddeleri, vekil ile müvekkil arasındaki ücrete dair düzenlemeleri getirmiştir. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 5043 Sayılı Yasayla değişik 164/4 maddesinde, “Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete dair hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.” Bu oran belirlenirken davalının sarf ettiği emek ve mesai ile dava ve takibin ve uyuşmazlığın niteliği göz ardı edilmemelidir. Ayrıca Avukatlık Kanunu’nun 164/son maddesi hükmüne göre, kural olarak karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti avukata aittir. Davacı avukat karşı tarafa yükletilecek vekalet ücretini de talep edebilir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/20941 K. 2018/3691 T. 29.3.2018 kararında;
- Haksız Azil Nedeniyle Avukatlık Vekalet Ücreti
Dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemenin karara esas aldığı 12.5.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacı avukatın talep edebileceği vekalet ücretinin, mahkeme kararında tespit ve tahsiline karar verilen miktarın davalıların veraset ilamındaki payı üzerinden AAÜT ne göre hesaplanacak olan nispi vekalet ücreti olduğu düşüncesi ile, … 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/292-2014/255 Sayılı ilamıyla (bozmadan sonra) hükmedilen bedel üzerinden, vekalet ücreti hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa anılan dosyada davacı avukatın azledildiği tarihte, dosyanın harçlandırılmış dava değeri 15.000,00 TL. olup, davacı avukatın azil tarihinden sonra, davalılar adına herhangi bir hukuki yardımda bulunmaya yetkili olmadığı halde, kendisini azleden davalılar lehine ıslah harcını yatırması da sonuca etkili değildir. O halde, mahkemece, vekalet ücreti hesabının, anılan dosyada azil tarihi itibariyle harçlandırılmış olan 15.000,00 TL. olan bedel üzerinden yapılması gerekmekteyken, yanılgılı değerlendirmeyle, azilden sonraki harçlandırılmış değer üzerinden yapılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.