Sanal Aldatma Boşanma Sebebi Mi?
Medeni kanunda zina (fiili aldatma), boşanma için mutlak bir sebep olarak kabul edilir. Fakat sanal aldatma fiziksel temas içermediği için her şarta zina kapsamında değerlendirilmez. Buna rağmen, Yargıtay kararlarına göre sanal aldatma, güven sarsıcı davranış veya sadakatsizlik olarak kabul edilebilir ve boşanma davasında delil olarak kullanılabilir.
Sanat aldatma, doğrudan zina sebebi olmasa bile, güveni sarsan davranış olarak kabul edilerek boşanmaya gerekçe olabilir. Kurduğunuz sanal arkadaşlık veya sanal konuşma ile eşinizin güvenini sarsmanız, hukuken boşanma nedeni olarak kabul edilmektedir. Sanal ortamda yapılan flörtöz konuşmalar veya duygusal bağlar, evliliğin temellerine zarar vererek mahkemelerde güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilebilmektedir.
Boşanma davası, davacı eşin evlilik birliğini hukuken bitirmek istemesi nedeniyle davalı eşe karşı açmış olduğu dava türüdür. Hukukumuzda boşanma davaları kusura dayalıdır. Davacının dayandığı boşanma sebebi ne olursa olsun, boşanmaya sebebiyet veren olayı ve bu olayda davacının kusurlu olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. Tam kusurlu eşin dava açma hakkı bulunmamaktadır dava açma hakkı kusursuz ya da az kusurlu eşe aittir. Boşanma davalarında boşanma nedenleri “özel boşanma sebepleri” ve “genel boşanma sebepleri” olmak üzere ikiye ayrılır. Buna göre özel boşanma sebepleri;
- Terk
- Hayata kast
- Pek kötü muamele
- Suç işleme
- Haysiyetsiz hayat sürme
- Zina (Aldatma) şeklindedir.
Özel boşanma sebeplerini, genel boşanma sebeplerinden ayıran en önemli husus; özel boşanma sebeplerinde hakimin takdir yetkisinin bulunmamasıdır. Ancak özel boşanma sebepleri belli bir süreye tabidir. Özel bir boşanma sebebini öğrenen eşin bu sebebe dayalı olarak dava açma süreleri kanunen belirtilmiştir.
Sanal Aldatma Nedir?
Teknolojinin hayatımıza girmesiyle, akıllı telefonlarla neredeyse birlikte yaşadığımız sosyal medya uygulamaları, online oyunlar ve mesajlaşma platformları, insanların saatlerce vaktini ayırdığı alanlar haline geldi. Bu ortamlar, yeni insanlarla tanışma fırsatı sunduğu gibi, bazen de mevcut ilişkilerde sınırları zorlayan yeni dinamikler yarattı. Sanal ortamlarda gelişen dostluklar, flörtler ve bağlantılar, bazı kişiler için masum bir iletişim biçimi olarak görülse de, bazıları için sadakatin ihlali anlamına gelebilir.
Sanal aldatma, fiziksel temas olmadan, bir kişinin eşi veya partneri dışında biriyle duygusal, romantik veya cinsel içerikli bir ilişki kurmasıdır. Bunun birçok farklı şekli olabilir:
- Flört içerikli mesajlaşmalar, özel sohbetler
- Anonim veya sahte hesaplarla gizli ilişkiler yürütmek
- Evliliğini veya ilişkisini saklayarak sanal ortamda başkalarıyla duygusal bağ kurmak
- Oyunlar, sosyal medya veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden özel ve samimi konuşmalar yapmak
- Cinsel içerikli mesajlar, görüntülü sohbetler ya da duygusal bağ oluşturmak
Sanal aldatma genellikle “sadece sohbet” olarak görülse de, bazı durumlarda bu duygusal bağlar zamanla daha derinleşebilir ve ilişkinin dinamiklerini olumsuz etkileyebilir. Karşı tarafın güvenini kaybetmesine yol açarak ilişkiyi çıkmaza sürükleyebilir. Özellikle gizlilik içinde yürütülen sanal ilişkiler, evlilikte veya ciddi ilişkilerde büyük sorunlara neden olabilir.

Kanunda Sanal Aldatma Boşanma Sebebi Mi?
Sanal aldatma, geleneksel aldatma biçimlerinden farklı olarak dijital platformlarda gerçekleşen duygusal veya cinsel ilişkileri ifade eder. İnternetin ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte, insanlar artık fiziksel temas olmadan da duygusal bağlar kurabilmekte ve çeşitli etkileşimlerde bulunabilmektedir. Sanal aldatma, bu tür etkileşimlerin duygusal veya cinsel bir ihanet biçimi olarak kabul edilmesini ifade eder.
Sanal aldatma örnekleri arasında flört etmek, erotik konuşmalar yapmak, çıplak fotoğraflar paylaşmak ve duygusal içerikli mesajlar göndermek gibi eylemler yer alabilir. Bu tür etkileşimler, çiftler arasındaki güveni sarsabilir, duygusal bağı zayıflatabilir ve nihayetinde ilişkiyi olumsuz yönde etkileyebilir.
Kusur ilkesi doğrultusunda, bir eşin evlilik birliğini temelinden sarsacak bir şekilde kusurlu bir davranış işlemesi durumunda, kusur ilkesinin varlığı kabul edilir. Bu nedenle de eşlerden biri veya her ikisi için de evlilik birliğinin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesine engel olan ve evlilik birliğinin yüklediği sorumlulukları yerine getirmeyecek şekilde kusurlu davranış sergilenmesi boşanma sebebidir. Evlilik birliği içerisinde kusur olarak sayılabilecek davranışlara örnek olarak;
- Duygusal şiddet,
- Ekonomik şiddet,
- Fiziksel şiddet,
- Cinsel şiddet
- Sosyal şiddet
gösterilebilir.
Boşanma davasında, eşlerin kusurları, mahkeme tarafından evlilik birliği içerisinde eşlerin sergiledikleri tutum ve davranışlara göre belirlenir. Hakim, evlilik birliği içerisinde kusur araştırması yaparak eşlerin az kusurlu, eşit kusurlu veya ağır kusurlu durumlarını tespit eder.
Sanal aldatma da evlilik birliği içerisinde boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir. Hukuk sistemimizde zina, boşanma için mutlak bir sebep olarak kabul edilir. Ancak sanal aldatma fiziksel temas içermediği için her durumda zina kapsamında değerlendirilmez.
Sanal aldatma, doğrudan zina olarak kabul edilmese de güveni sarsan davranış olarak kabul edilerek boşanma sebebi olmaktadır. Sanal ortamda yapılan konuşmalar veya duygusal bağlar, evliliğin temellerine zarar verici, güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilebilmektedir. Yargıtay kararlarına göre sanal aldatma, güven sarsıcı davranış veya sadakatsizlik olarak kabul edilebilir ve boşanma davasında delil olarak kullanılabilir.
Sanal Aldatma Delilleri
Sanal aldatmayı ispatlamak zor olabilir, ancak imkansız değildir. Aşağıda, sanal aldatmaya dair bazı delil türleri ve bunları toplama ve sunma konusunda tavsiyeler yer almaktadır:
Dijital delil türleri:
- Mesajlaşmalar: Eşinizin, aldatma ihtimali olan kişilerle yaptığı mesajlaşmaları inceleyebilirsiniz. Bunu, telefonunda veya bilgisayarında mesajlaşma uygulamalarını kontrol ederek veya sosyal medya hesaplarını inceleyerek yapabilirsiniz.
- Fotoğraflar ve Videolar: Eşinizin, aldatma ihtimali olan kişilerle paylaştığı fotoğraf ve videoları inceleyebilirsiniz. Bunu, telefonunda veya bilgisayarında galeri uygulamasını kontrol ederek veya sosyal medya hesaplarını inceleyerek yapabilirsiniz.
- Giriş Kayıtları: Eşinizin, aldatma ihtimali olan kişilerle iletişim kurmak için kullandığı web sitelerine ve uygulamalara giriş kayıtlarını inceleyebilirsiniz. Bunu, tarayıcı geçmişini veya uygulama kullanım geçmişini kontrol ederek yapabilirsiniz.
- Finansal Kayıtlar: Eşinizin, aldatma ihtimali olan kişilere para gönderdiğini veya onlardan para aldığını gösteren finansal kayıtları inceleyebilirsiniz. Bunu, banka hesap dökümlerini veya kredi kartı faturalarını kontrol ederek yapabilirsiniz.
- Konum Verileri: Eşinizin, aldatma ihtimali olan kişilerle buluştuğu düşünülen yerlere gittiğini gösteren konum verilerini inceleyebilirsiniz. Bunu, akıllı telefonundaki konum servislerini veya sosyal medya hesaplarındaki konum paylaşımlarını kontrol ederek yapabilirsiniz.
Sanal Aldatma Boşanma Sebebi midir Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. HD. T.15.04.2019, 2018-3160
Davalı-karşı davacı erkeğe “huzursuzluk çıkardığı, evin giderlerine katılmadığı, kadınla ve ortak çocukla ilgilenmediği, kadının kazancını kendi isteği gibi harcadığı, sürekli borçlandığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, internette cinsel içerikli sitelerde takıldığı vakıaları kusur olarak yüklenmiş, bu karara karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından sadece tazminatların miktarı ve vekalet ücreti yönünden istinaf isteğinde bulunulmuştur. Davalı-karşı davacı erkek ağır kusurlu olmakla birlikte davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi yönünden istinaf isteğinde bulunulmadığına göre davalı-karşı davacı erkeğin aleyhine olacak şekilde ilk derece mahkemesi tarafından davalı erkeğe kusur olarak yüklenmeyen vakıaların ilgili bölge adliye mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenmesi ve yine davacı-karşı davalı kadının da eşini aşağıladığı, bölge adliye mahkemesince kadına kusur yüklenilmemesi doğruya değil ise de, bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. HD. T.05.12.2018, 1896/14112.
Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davacı kadının eşi ile yatağını ayırdığı, yanıma yakışmıyorsun diyerek eşini aşağıladığı, eşinin rahatsızlığı ile ilgilenmeyerek “git anan baksın” dediği, sürekli gezerek ve internette vakit geçirerek çocuğu ve evi ile yeterince ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Yargıtay 2. HD. T.28.06.2018, 2016-19041/8351
Davacı-karşı davalı kadının, başka bir erkekle internet ortamında yazışmak suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı erkek dava açmakta haklıdır. Davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının da kabulü gerekirken, yetersiz gerekçe ile davasının reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. HD. T.25.04.2018, 2016-16396/5651
Mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenen ‘Düzenli işinin olmaması, evin geçim ve giderleri ile ilgilenmemesi ve internet üzerinden Serpil isimli kadınla görüşmek suretiyle güven sarsıcı davranışlarda bulunması’ vakıalarına davacı kadın tarafından usulünce ve süresinde dayanılmadığı, usulünce ve süresinde dayanılmayan bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, buna karşılık mahkemece davacı kadına yüklenen ‘Karahan isimli erkekle internet üzerinden yazışmak suretiyle sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması’ vakıasının ise kadın tarafından temyiz edilmeyerek bu kusurun kesinleştiği, gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan davacı kadının tam kusurlu olduğu, davalı erkeğe ise atfı mümkün bir kusurun varlığının kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.