Müstehcenlik Suçu ve Cezası – TCK 226. Madde
Müstehcenlik suçu ve cezası TCK 226. maddede düzenlenmiştir. Müstehcenlik suçunun cezası; 6 ayda 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Müstehcenlik kelimesinin kelime anlamı; “açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız” şeklinde tanımlanmıştır. Toplumun genelinin kabul ettiği ahlak kurallarına aykırı, rahatsız edici söylem ve eylemler müstehcenlik anlamına gelmektedir. Her ne kadar kanunda müstehcenlik kelimesi tanımlanmasa da “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” başlığı altında müstehcenlik suçu düzenlenmiştir. Yani müstehcenlik suçunun temel amacı; toplumun genel ahlakı ve çocuk haklarıdır.
Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçu seçimlik hareketle işlenebilmektedir. Bir içeriğin müstehcenlik içerip içermediğinin tespiti yapılırken Yargıtay’ın altını çizdiği bazı hususlar dikkate alınmaktadır;
- İçeriğin niteliği ve sunuluş biçimi,
- Hitap ettiği kitlenin özellikleri,
- Toplumun genelinin ve demokratik toplum düzenine ilişkin davranış kurallarının ihlal edilip edilmeyeceği,
- İçeriği bilimsel, sanatsal veya edebi bir değer taşıyıp taşımayacağı.
Kural olarak her müstehcen içerik pornografik değildir. Ancak bilinmelidir ki her pornografik içerik müstehcendir. Bunun yanı sıra bir içeriğin sadece cinsel ögeler barındırması; o içeriği otomatik olarak müstehcen yapmayacaktır.
Müstehcenlik Suçu Nedir?
Müstehcenlik suçu toplumun kabul ettiği genel ahlak kurallarına aykırı nitelikte; cinsellik içeren görsellerin, ürünlerin yayılmasıdır, dağıtılması veya çocuklara gösterilmesi vb. fiilleri kapsayan suç tipidir. Söz konusu düzenlemenin amacı toplumun ahlaki yapısını ve özellikle de çocukları korumaktır. Müstehcenlik suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226. Maddesinde düzenlenmiştir. Müstehcenlik suçu seçimlik hareketlerle işlenebilen bir suçtur. Bu doğrultuda; çocuklara müstehcen yayınların gösterilmesi, bu tür içeriklerin satılması, yayılması, üretilmesi, depolanması, internet ortamında yayımlanması gibi farklı şekillerde kendini gösterebilir.
Ancak bu suçu işlenmesinde söz konusu fiillerin kasten işlenmesi gerekmektedir. İşlenen fiiller değerlendirilirken toplumun genel ahlak anlayışı ve korunan hukuki yarar göz önünde bulundurulmaktadır. Ayrıca müstehcenlik suçuna ilişkin kanun metni çocukları da özel olarak korumaktadır. Bu nedenle de çocuklara yönelik müstehcen içeriklerin söz konusu olması durumunda cezalar artmaktadır. Suçun işlenen fiilin niteliğine göre değişiklik göstermektedir.
| Müstehcenlik Suçu | TCK 226. Madde |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 226 |
| Şikâyet | Şikayete tabi değildir, resen soruşturulur. |
| Zamanaşımı | 8 yıldır. |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Tutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir. |
| Uzlaşma | Suç uzlaşmaya tabi değildir. |
| Etkin Pişmanlık | Etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz. |
| İndirim | Şartları varsa 62 indirimi uygulanabilir. |
| Memurluğa Etki | Memuriyete engeldir. |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesidir. |

Müstehcenlik Suçunun Şartları
Müstehcenlik suçu, toplumun genel ahlak anlayışına aykırı nitelikteki cinsel içerikli yayın veya görüntülerin, ürünlerin yayılması, üretilmesi, bulundurulması hususları suç olarak düzenlenmiştir. Suçun en önemli şartlarından bir tanesi kasten işlenmiş olmasıdır. Müstehcenlik suçu ile gözetilen hukuki yarar; toplumun genelinin kabul ettiği ahlak kurallarıdır. Bu nedenle Ceza Kanunu’nda “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Özetle müstehcenlik suçunun şartları şu şekildedir;
- Suç kasten işlenmelidir.
- Müstehcen ürünü alenileştirme, müstehcen ürünleri satma veya kiraya verme, müstehcen ürünlerin reklamını yapma, basın ve yayın yoluyla müstehcenlik suçu, şiddet içeren, hayvanlar, ölü insan bedeni veya doğal olmayan yoldan yapıla cinsel davranışlara ilişkin seçimlik hareketlerle işlenebilmektedir.
Müstehcenlik suçu sadece bireysel ahlak açısından değil, toplumun ortak değer yargılarına yöneliktir. Bu yönüyle de kamu düzeninin korunması amacını taşımaktadır. Mezkur suçun faili herkes olabilmektedir. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda çocuklara yönelik müstehcen içeriklerin üretilmesi ve yayılmasına ilişkin eylemler için daha ağır cezai yaptırımlar öngörülmüştür. Müstehcenlik suçuna ilişkin hüküm kurulurken her somut olayın özelliğine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Ayrıca internet aracılığı ile işlenen müstehcenlik suçlarında erişimin engellenmesi ve içerik kaldırma tedbirleri de söz konusu olabilir.
Müstehcenlik Suçunun Unsurları
- Fail: Fail Türk Ceza Kanunu’nda suç kabul edilen hukuka aykırı bir eylemi yapan kişidir. Yani failin bir hareket yeteneği bulunmakta olup suçun gerçekleşmesi için birtakım eylemler gerçekleştirir. Bu suçun faili herkes olabilir. Türk vatandaşı olan kişilerin suçun faili olabileceği gibi yabancı uyruklu şahısların suçun faili olması da mümkündür. Yani müstehcenlik suçunun faili herhangi bir gerçek kişi olabilmektedir.
- Mağdur: Mağdur kendisine karşı işlenen bir suçtan dolayı vücut bütünlüğünde veya ekonomisinde zarara uğrayan kişidir. Yani yapılan hukuka aykırı eylemlerle mağdurun hak ve menfaatleri ihlal edilmektedir. Müstehcenlik suçunun mağduru tüm toplumdur. Zira söz konusu suçun düzenlenmesinde temel amaç genel ahlakın zarar görmesinin önüne geçmektir. Fakat TCK m. 226/1-a ve b bentleri ile 3. Fıkrasında düzenlenen suç tipinin mağduru çocuklardır.
- Suçun Hukuki Konusu: Suç teşkil eden her hareketin bir konusu vardır. Suçun hukuki konusu denilince bundan tipik hareketin üzerinde icra edildiği kişi veya şey anlaşılmaktadır. Suçun hukuki konusu, hukuk tarafından korunan ve hukuki değer ya da hukuki menfaat olarak nitelendirilir. Ceza normları ile de koruma altına alınan menfaat ve değerlerdir. Müstehcenlik suçu ile korunan hukuki yarar, toplumca kabul edilmiş genel ahlak kurallarına aykırı fiillerin önüne geçmektir.
- Suçun Maddi Konusu: Suçun maddi konusu suçun üzerinde gerçekleştiği kişiler ya da şeylerdir. Suçun maddi unsurunu; müstehcen görüntü yazı veya sözlerin basın ve yayın yolu ile yayınlanması veya yayınlanmasına aracılık edilmesi, çocukların anılan ürünlerin üretiminde kullanılması gibi seçimlik hareketler oluşturmaktadır. Toplumun genelinin kabul ettiği ahlak kurallarına aykırı, rahatsız edici söylem ve eylemler müstehcenlik anlamına gelmektedir. Ancak kanunda müstehcenlik kelimesinin kelime anlamına yer verilmemiştir. Her ne kadar kanunda müstehcenlik kelimesi tanımlanmasa da “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” başlığı altında müstehcenlik suçu düzenlenmiştir.
- Manevi Unsur: Manevi unsur suçu işleyen fail ile eylemleri arasındaki manevi bağdır. Suçun manevi unsurunda suçun kast veya taksirle işlendiğiyle ilgilenmekteyiz. Müstehcenlik suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin de suç tanımındaki unsurları bilerek eylemini gerçekleştirmesi gerekmektedir.
Müstehcenlik Suçunun Cezası Nedir?
Müstehcenlik suçu TCK madde 226’da düzenlenmiştir. Bu suç toplumun ahlak değerlerine aykırı nitelikte cinsel içerikli görüntü, yazı ve sesleri yayma, satma veya dağıtma eylemlerini kapsamaktadır. Müstehcenlik suçu kast ile işlenebilen bir suçtur. Bu doğrultuda suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Müstehcenlik suçu TCK madde 226 kapsamında altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmaktadır. Müstehcenlik suçu cezası:
- Müstehcenlik Suçunun Temel Halinin Cezası: Türk Ceza Kanunu’nun 226. Maddesinde yer alan Müstehcenlik suçunun temel hali düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre müstehcenlik suçunu işleyen bir kişiye verilecek ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Hakim somut olayın özelliklerine ve suçun işleniş biçimine göre TCK’nun 61. Maddesinde öngörülen hususları da göz önünde bulundurarak alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleyip uygulanmasına karar verecektir. Hakim cezaya hükmederken somut olayı incelemelidir. Her olayın koşulları birbirinden farklı olup cezası da buna göre belirlenir.
- Müstehcenlik Suçunun Nitelikli Halinin Cezası: Müstehcenlik suçunun nitelikli halleri; suçun işlendiği kişiler, işleniş biçimi gibi hususların neticesinde verilecek cezada arttırıma gidilen hallerdir. Müstehcenlik suçunun nitelikli halleri TCK madde 226/2,3,4,5 hükümlerince açıklanmıştır. Müstehcenlik içeren görüntü, yazı veya sözlerin basın ve yayın yolu ile yayımlanması veya yayımlanmasına aracılık edilmesi halinde cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 5000 gün adli para cezasıdır. Müstehcen içerikli ürünlerin üretiminde çocukları, temsilen çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kimseleri kullananların cezası; 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır. Şiddet kullanarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde ya da doğal olmayan yollarla yapılan cinsel davranışlara ilişkin içerik üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduranların cezası; 1 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır. 3. veya 4. Fıkrada belirtilen içerikleri basın veya yayın yoluyla yayınlayan veya yayımlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini ya da okumasını sağlamaya fiilini gerçekleştirenlerin cezası 6 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır.
- Müstehcenlik Suçunda Ağırlaştırıcı Nedenler: suçta ağırlaştırıcı nedenler, işlenen suçun cezasını arttıran özel durumları ifade etmektedir. Bu nedenler failin suçu işlerken kullandığı yöntem, mağdurun durumu, suçun işlendiği yer veya zaman gibi etmenlere bağlı şekilde değişkenli gösterebilmektedir. Ağırlaştırıcı nedenler her suç bakımından genel olarak Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmektedir. Müstehcenlik suçunun ağırlaştırıcı nedeni yoktur.
- Müstehcenlik Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Bir suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde TCK’nın açık hükmü gereğince, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanır. Bu güvenlik tedbirleri, faaliyet izninin iptali ve müsaderedir. Aynı suç mağdurları ile ilgili yurtdışında yargılama yapılmış ise yurtdışında infaz edilen tutukluluk ya da hükümlülük varsa Türkiye’de verilen cezadan mahsup gerekir. Müstehcenlik suçunun ise tüzel kişiler tarafından işlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle tüzel kişiler için özel güvenlik tedbirleri gündeme gelmez.
| Müstehcenlik Suçu Cezası | Kanuni Dayanağı | |
|---|---|---|
| TCK 226/1 Basit Hali Cezası | 6 aydan 2 yıla kadar hapis para cezası | |
| TCK 226/2 Müstehcen içeriklerin basın ve yayın yoluyla yayınlanması veya yayınlanmasına aracılık edilmesi durumu | 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası | |
| TCK 226/3 | Müstehcen içerikli ürünlerin üretiminde çocukları, temsilen çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kimseleri kullananlar 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezası | Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran veya başkalarının kullanımına sunan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası |
| TCK 226/4 | Şiddet kullanarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde ya da doğal olmayan yollarla yapılan cinsel davranışlara ilişkin içerik üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran 1 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası | |
| TCK 226/5 | 3. veya 4. Fıkrada belirtilen içerikleri basın veya yayın yoluyla yayınlayan veya yayımlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini ya da okumasını sağlamaya fiilini gerçekleştirenler 6 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası | |

Müstehcenlik Suçu Örnekleri
- Bir ilkokulda 3. sınıf öğretmeni olan Mehmet öğretmenin, 3/B sınıfındaki öğrencisi 9 yaşındaki Yusuf’a müstehcen içerikli videolar izletmesi
- Beyza’nın içerisinde çocuklara ait cinsel içerikli görüntüler bulunan videoları sosyal paylaşım platformları üzerinden yayınlaması.
Müstehcenlik Suçunun Özel Görünüşleri
- Teşebbüs: Teşebbüs hali ceza hukukunda düzenlenmiştir. Buna göre; bir kimsenin suç işlemek üzere harekete kalkışması ancak elinde olmayan nedenlerle elde edememiş olmasıdır. Kural olarak bir kişi hakkında cezaya hükmedilebilmesi için bu davranışların ceza kanununda yasaklanan suçlardan olması gerekir. Eğer fail suç işleme kastıyla hareket etmesine rağmen elinde olmayan sebeplerle suçu gerçekleştiremezse teşebbüsün varlığından bahsedilir. Müstehcenlik suçunda bazı durumlarda icra hareketleri belirli kısımlara bölünebileceği için suça teşebbüs mümkündür.
- İştirak: Müstehcenlik suçunda iştirak hususunda genel hükümler uygulanmaktadır. Bu suç tek bir kişi tarafından işlenebileceği gibi aynı zamanda birden fazla kişi tarafından da işlenebilmektedir. Bu bakımdan kanunun suç saydığı bir eylemin birden fazla kimse tarafından beraber işlenmesi, suça iştirak olarak ifade edilmektedir. Bu doğrultuda iştirak halinde eylemleri gerçekleştirenlerden her biri fail olarak nitelendirilir. Her bir fail suçtan dolayı ayrıca cezalandırılır.
- İçtima: Müstehcenlik suçunda içtima hususunda da ayrıca bir düzenleme yoktur. Bu bakımdan içtima konusunda da genel hükümlere gidilmektedir. Suçların içtimai; bir kimsenin ceza kanunu birden fazla kez ihlal etmesi halinde ve bu sebeple birden fazla suçtan sorumlu olması durumunda karşımıza çıkan hukuki terimdir. Aynı fail hakkında tek veya farklı yargılamalarda verilmiş olan birden fazla cezanın bir araya getirilmesine olanak sağlar. Türk Ceza Kanunu’nda detaylıca düzenlenme alanı bulunmuştur.
Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı
- Uzlaşma: Uzlaşma Türk Ceza Hukukundaki belli başlı suçlarda kullanılır. Ceza muhakemesine ilişkin bir kavramdır. Uzlaşma, suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Müstehcenlik suçu uzlaşma hükümleri kapsamında değildir. Bu doğrultuda uzlaştırma hükümleri bu suç için uygulanmamaktadır.
- Adli Para Cezasına Çevirme: Adli para cezaları, mahkemenin, suçun failine verilen hapis cezasının süresine göre belirlenecek bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesi konusunda karar vermesi ve failin hapis cezasından kurtulması durumudur. Burada bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın bir yılın altında olması gereklidir yani bu çevirme ancak kısa süreli hapis cezalarında mümkündür. Bazı durumlarda hapis cezasının bir kısmı para cezasına dönüştürülür ve fail hem hapis cezası hem de para cezasına çarptırılır. Türk Ceza Kanunu’nda adli para cezası direkt verilebilmekle birlikte hapis cezasına ek olarak da verilebilir. Hayasızca hareketler suçu nedeniyle ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezası, somut olayın koşullarının değerlendirilmesi sonucu, cezası 1 yılı geçtiği takdirde adli para cezasına çevrilemez.
- Erteleme: Erteleme bir kişi hakkında hapis cezasına hükmedildikten sonra infazının ertelenmesi olarak adlandırılır. Kişi deneme süresi içerisinde iyi halli olarak hareket ederse cezaevine hiç girmeden cezası infaz edilmiş sayılır. Yani kişi hakkında hükmedilen cezanın infazı belirli bir süre geri bırakılır ve o süre içerisinde herhangi bir suç işlenmediği takdirde de infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararı kapsamında mahkeme tarafından yargılaması yapılan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kişiye belirli bir hapis cezası da verilmiştir. Ancak mahkeme kişiye vermiş olduğu bu hapis cezasını, kişi ceza infaz kurumuna girmeden, şartlı olarak vazgeçilmesi yoluna gidilebilir. Bu durumda hapis cezasının ertelenmesinden bahsedilecektir. Erteleme, TCK m. 51/1’de düzenlenmiştir. Buna göre; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır” şeklinde düzenlenmiştir. Müstehcenlik suçuna şartlar oluşmuşsa erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı: Ceza Muhakemeleri Kanununa göre hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için sanığın suçun işleniş biçimi, suçun işlenişindeki amaç ve saikler, yanında sanığın kişiliği, yaşayışı, iş ve güç durumu vb. durumlar önem arz eder. Bu durumların değerlendirilmesi sonucu mahkeme kişinin gelecekte topluma zarar doğurmayacağına kanaat getirmesi halinde bu kararı verebilir. HAGB alan sanığın belli süreler içerisinde başka bir suça karışması durumunda cezası uygulanabilir hale gelecek ve hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. Bununla birlikte yapılan son değişikliklere göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı artık sanığın rızasına bağlı olmaktan çıkarılmış olup bu karara karşı itiraz değil istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Müstehcenlik suçunda sanığa verilecek ceza 2 yıl veya daha altında ise HAGB söz konusu olabilecektir.
Soruşturma ve Kovuşturma Evresi
- Soruşturma evresi: Müstehcenlik suçunda soruşturma evresi ihbar, şikâyet veya kollukça ya da Cumhuriyet savcılığında suçun öğrenilmesi ve suça el konulması ile başlar. Bu aşamada savcı, kovuşturma aşamasına geçip geçmeye yer olup olmadığına karar vermek üzere araştırmak üzere soruşturma başlatır. Suça dair tüm bilgi, belge ve deliller toplandıktan sonra Cumhuriyet savcısı şüpheli ya da şüphelilerin ifadelerini alır. Müstehcenlik suçuna ilişkin olarak aşağıda daha detaylı izah edileceği üzere şikayete tabi bir suç olmadığı için hem şikayet üzerine hem de savcının re-sen araştırması üzerine soruşturma başlatılabilir. Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Savcının vermiş olduğu Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara karşı tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez. Bu doğrultuda tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de kovuşturma evresinde sanık konumuna geçecektir.
- Kovuşturma evresi: Kovuşturma evresi; görevli ve yetkili mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın sunduğu iddianameyi kabul etmesi ile başlar ve yargılama sürecini ifade eder. Kovuşturma evresi mahkeme tarafından yürütülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere soruşturma evresinde şüpheli olan şahıs kovuşturma evresinde sanık olarak isimlendirilir. Kovuşturma evresinde sözlü yargılama yapılır ve yargılamalar duruşmalı olarak ilerler. Duruşmada sanık ve sanık vekili dinlenir bunun yanı sıra müşteki yani şikâyet eden kişi de dinlenir. Ayrıca müşteki sıfatına sahip olan taraf, katılma talebi sunduğu takdirde mahkemenin kabulü ile katılan sıfatına sahip olur. Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Ancak sanık bu aşamadan önce kendisine isnat edilen suçu ve cezasını tam olarak öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca cezalandırılması için de suçu işlediği sabit olmalıdır. Örneğin Müstehcenlik suçunun faili olarak iki şüpheli varsa ancak hangisinin suçu işlediği sabit değilse her ikisi de beraat edecektir. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. Yürütülen kovuşturma evresini neticesinde mahkeme cezaya hükmeder. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.

Müstehcenlik Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk
Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Cumhuriyet Savcılığı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir ve parmak izi alınır. Aynı zamanda şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmesi ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Gözaltı süresi her ne kadar Olağanüstü Hal Durumlarında (OHAL) 30 güne kadar çıksa da uluslararası bir sözleşme olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde en fazla 4 gün olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte kişinin tek başına işlediği suçlarda belirlenen gözaltı süresi ile toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süreleri birbirinden farklı olarak düzenlenmiştir. Bunlarda 24 saati geçmemesi öne sürülmüştür.
Toplu olarak işlenen suçlarda (birden fazla sanığı olan) bu süre 4 güne kadar uzatılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nu madde 91’de geçen fıkrada mülki amirlerin talimatı ile belirlenen bazı kolluk amirlerine bir kişiyi 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi verilmiştir. Bu yetki tabi ki suçlara göre belirlenmektedir. Müstehcenlik suçunda da, savcının gözaltı kararı ile failin gözaltına alınması mümkündür. Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır.
Tutuklamanın amacı ceza yargılamasının yapılmasını sağlamaktır. Ayrıca sanığın ileride olabilecek bir infazı da gerçekleşmiş sayılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir. Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez.
Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. Müstehcenlik suçunda da tutuklama kararı verilmesi mümkündür. CMK 102/1 gereğince Müstehcenlik suçunda tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar şu şekilde sıralanabilir:
- Kuvvetli suç şüphesi bulunmalıdır.
- Bir tutuklama nedeni bulunmalıdır.
- Tutuklama, somut olayda orantılı bir tedbir olmalıdır.
İfade, Savunma ve Yargılama Süreci
İfade, kişi hakkında yapılan suç duyurusu ve şikâyet vb. nedenlerle olay hakkındaki bilgi ve savunmasının alınması için yapılan bir usuldür. Nitekim Müstehcenlik suçu şikâyete tabi bir suç olmadığından gelen ihbar ya da şikayet üzerine soruşturma başlamasının yanı sıra resen de soruşturma başlatılabilir. Bu nedenle, mağdur şikayette bulunduğu için suç hakkında beyanları alındıktan sonra failin ifadesi de alınır. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.
Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu noktada destek vermekteyiz.
Müstehcenlik suçu işlendiği takdirde koruma tedbirlerinin uygulanması da mümkündür. Örneğin koruma tedbiri ve uzaklaştırma kararı konulabilir. En önemlisi de kişinin teknik araçlarla izlenmesi mümkün hale gelir. Suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinde tanık koruma programından yararlanılması da mümkün olur. Tanık yalnızca suçun mağduru değil aynı zamanda bu kişinin yakınları da olabilir. Yargılama 5235 sayılı Kanunun 10, 11, 12. Maddeleri uyarınca asliye ceza mahkemelerinde yürütülecektir.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
- Şikayet Süresi: Bir suçun savcılık tarafından soruşturulması veya mahkeme tarafından kovuşturulması için suçtan zarar gören ya da mağdurun yetkili merciye başvurusu aranmaktadır. Ancak bu her suç bakımından aranan şart değildir. Müstehcenlik suçu resen soruşturulan ve kovuşturulan bir suç tipidir. Hayasızca hareketler suçu ve nitelikli halleri takibi şikâyete bağlı olmayan, resen takibi gereken suçlardır. Bu nedenle 6 aylık şikâyet süresi bu suç açısından geçerli değildir.
- Zamanaşımı: Zamanaşımı, suçun varlığı devam etmesine rağmen devletin faile yargılama yapamaması ve cezalandıramamasına denir. Zamanaşımı ceza hâkimi tarafından resen gözetilir ve talebe bağlı olmadan uygulanır. Zamanaşımı TCK’nın 66. maddesinde dava zamanaşımı ve 68. maddesinde ceza zamanaşımı olarak düzenlenmiştir. Dava zamanaşımı kanunda belirtilen sürelerin geçmesini nedeniyle kamu davasının açılamaması, açılması halinde ise davaya devam olunamayarak kamu davasının düşmesi sonucunu doğurur. Müstehcenlik suçunun zamanaşımı TCK m. 226/3’ün birinci cümlesindeki suç tipinin ve TCK m. 226/5’te düzenlenen suç tipinin cezası 10 yılı bulabildiğinden bunlar için zamanaşımı süresi 15 yıl iken diğer hallerde bu süre 8 yıl şeklindedir. Suçun işlendiği tarihten itibaren belirtilen süreler içinde soruşturma başlatılmaz veya dava açılmış ise dava sonuçlanmaz ise zamanaşımının dolması ile dava sona erecektir.
- Etkin Pişmanlık: Etkin pişmanlık, suç işleyen kimsenin işlediği suçtan pişman olması neticesinde ortaya çıkan bir durumdur. Kişi işlediği fiil nedeniyle pişmanlık duymakta ve ortaya çıkan haksızlık durumunu telafi etmek için çabalamaktadır. Her suç tipi için etkin pişmanlık söz konusu olmamaktadır. Yalnızca TCK’da belirtilen suçlarda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaktadır. Suçu işleyen fail, mağdura vermiş olduğu zararın kısmen veya tamamen giderilmesi ya da suçu birlikte işlediği kişilerin kimliklerini belirtmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak cezasında indirim alabilecektir. Müstehcenlik suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.
- Görevli Mahkeme: “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.’’ (5235 sayılı kanun m. 12) Bunun dışında kalan dosyalar ise asliye ceza mahkemelerinde görülür. Müstehcenlik suçunun davasına bakmaya madde itibariyle görevli mahkeme, asliye ceza mahkemesidir. Bu suç çocuklar tarafından işlenmişse, görevli mahkeme çocuk ceza mahkemelerinde yapılmaktadır. Çocukların bu suçu yetişkinlerle birlikte işlemesi durumunda, davaların birlikte yürütülmesi zorunlu ise, genel mahkemeler birleştirme kararı verebilir ve birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülmektedir. Birleştirme zorunlu değilse, çocuklarla yetişkinlerin soruşturma ve kovuşturması ayrı ayrı yürütülür.

Müstehcenlik Suçu Hakkında Mahkeme Kararları
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2016/11002 K.
- Müstehcenlik Suçu
- Türk Ceza Kanunu 226. Madde
“Anal ve oral yoldan yapılan, eşcinsel eğilimli ya da çoklu cinsel birleşmelere ait görüntülerin tek başına “doğal olmayan” kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği, bu kavramın cinsel yaşamın içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya bütün toplum tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımladığı, bilirkişi raporunda içeriği açıklanan görüntülerin kapsamına göre, sanığın eyleminin müstehcenlik suçunun başka bir biçimi olan TCK’nın 226/1-d maddesinin ihlali niteliğinde olduğundan, bu maddeye göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 226/4. maddesinden “doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntü” suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır.”
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2016/19166 K.
- Müstehcenlik Suçu
- Türk Ceza Kanunu 226. Madde
“Yaşı küçük mağdurun, sanığın televizyonda seyrettiği çıplak kadın ve erkeklerin yer aldığı bir filmi televizyon ekranına ayna tutarak kendilerine izlettirdiğine yönelik aşamalardaki tutarlı ve suç isnadı için herhangi bir neden görülmeyen beyanları karşısında, sanığın yaşı küçük mağdurlara evinin açık olan penceresinden izlemekte olduğu porno içerikli filmi göstererek müstehcenlik suçunu işlediği düşünülmeden, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi hukuka aykırıdır.”
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/21415 E., 2021/9006 K.
- Müstehcenlik Suçu
- Türk Ceza Kanunu 226. Madde
“…Sanık hakkında müstehcenlik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Sanığa isnat edilen müstehcenlik suçunun 5237 sayılı TCK’nın 226/3-c.2, 226/4. maddelerinde düzenlenip, öngörülen cezaların üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve beraat eden sanığın mahkeme sorgusunun yapıldığı 22.11.2011 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca mesnet suçtan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE…”
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2011/4548 E., 2012/8876 K.
- Müstehcenlik Suçu
- Türk Ceza Kanunu 226. Madde
“…Müstehcenlik suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.06.2007 tarihli ve 2007/133 Esas, 2007/341 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın el konulan bilgisayarının içindeki kayıtlara ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde birden çok çocuk pornografisine ait görüntülerin tespit edildiği, eylemin TCK’nın 226/3. maddesi kapsamında müstehcenlik suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanığın bu suçtan mahkûmiyeti yerine, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi…”
Müstehcenlik Suç Duyurusu Dilekçesi
ANKARA …. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO : 202../…..
ŞİKAYET EDEN:
VEKİLİ:
ŞÜPHELİ:
MÜDAFİİ:
KONU: Şüpheli A*** B***hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226. Maddesi kapsamında “Müstehcenlik” suçundan kamu davası açılmasına ilişkin taleplerimizi havidir.
AÇIKLAMALAR
- Müvekkile, X isimli sosyal medya platformunu @… kullanıcı adıyla kullanmakta olup, 18 yaşından küçük bir çocuktur.
- Şüpheli A*** B*** isimli şahıs tarafından, müvekkile yönelik olarak X platformu üzerinden müstehcen nitelikte, cinsel içerikli videolar gönderildiği tespit edilmiştir. bu eylemler TCK’nın 226. Maddesi kapsamında müstehcenlik suçu kapsamına girmektedir.
- Söz konusu şüpheli yalnızca müvekkile cinsel içerikli videolar/gönderiler paylaşmakla kalmamış aynı zamanda @… kullanıcı adlı hesabı üzerinden herkese açık cinsel içerikli, müstehcen paylaşımlarda yapmıştır. Bu husus göstermektedir ki; müvekkil müstehcenlik suçunu sistematik ve kasıtlı bir şekilde işlemekten geri durmamıştır.
- Müvekkilin de 18 yaşından küçük bir çocuk olması bakımından, TCK m. 226/3 kapsamında çocuklara yönelik müstehcen yayınların kişiye gönderilmesi, izletilmesi ve erişim sağlanması fiilleri somut olayda meydana gelmiştir.
SONUÇ VE TALEP:
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; Şüpheli A***B*** hakkında, müvekkilin 18 yaşından küçük bir çocuk olduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle TCK’nın 226. Maddesi kapsamında gerekli soruşturmanın yürütülerek KAMU DAVASI AÇILMASI gereğinin takdir ve ifasını arz ederiz.
Şikayet Eden Vekili
Av. Umur YILDIRIM