Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu ve Cezası – TCK 265
Görevi yaptırmamak için direnme suçu, 5 fıkra halinde düzenlenmiş kamu görevlisinin görevini yapmasının önüne geçmek, engellemek şeklinde gerçekleşen suçtur. Maddenin birinci fıkrasında görevi yaptırmamak için kamu görevlisine cebir ve tehdit kullanmak cezalandırılmış, ikinci fıkrada bu kamu görevlisinin yargı mensubu olması düzenlenmiştir. Dolayısıyla seçimlik hareketli bit suç olan görevi yaptırmamak için direnme suçunda sadece yasa maddesinde yer alan şekillerde işlenebileceği için bağlı hareketli bir suç olduğu kabul edilmiştir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu TCK 265. Maddede düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir:
- Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanmak (TCK 265/1)
- Yargıda görevli olan kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanmak (TCK 265/2)
- Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanmak (TCK 265/3)
- Birden fazla kişi tarafından birlikte kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanmak (TCK 265/3)
- Silahla kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanmak (TCK 265/4)
- Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanmak (TCK 265/4)
- Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanırken kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halini gerçekleştirmek (TCK 265/5)
Örneğin bir polisin kişiyi tutuklamak için görevlendirilmesi ve polis memurunun kişinin ikametine gelerek mahkeme kararını göstermesi ile kişiyi tutuklamaya çalıştığı bir olayda, kişinin evindeki silahı polise doğrultması ve görevini yapmasının önüne geçmesi halinde görevi yaptırmamak için direnme suçu oluşacaktır. Görevi yaptırmamak için direnme suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. Maddesinde düzenlenmiştir. Suçun basit hali ilk fıkrada düzenlenmişken ağırlaştırıcı nedenler diğer fıkralarda düzenlenmiştir. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda görevi yaptırmamak için direnme suçu ve cezasından (TCK m. 265) bahsedeceğiz.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Nedir?
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçu; kamu görevlisinin görevini ifa ettiği sırada bu görevi engellemek amacıyla cebir veya tehdit ile diretilmesidir. Suç ile idarenin barış içinde ve kesintiye uğramaksızın görevini yapması amaçlanmıştır. Ayrıca söz konusu suçun oluşması için eylemin tamamlanmasına gerek yoktur yani kişi görevli memurun görevini engellemeye çalışsa ancak engelleyemese de söz konusu suç oluşacaktır. Bu durum suçun tehlike suçu olduğunu düzenlemektedir. Diğer taraftan suçun fiilin icrası ile normatif neticenin meydana gelmesi dolayısıyla, neticesi harekete bitişik ve şekli bir suç olarak tanımlanmıştır.
Görevi yaptırmamak için direnme suçu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap “Özel Hükümler” Dördüncü Kısım “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” Birinci Bölüm “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde Görevi Yaptırmamak İçin Direnme başlığı altında 265. Maddeden itibaren düzenlenmiştir. 765 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 254. Maddesinde görevin yapılmasından önce memurun zorlanması yani cebir veya tehdit uygulanmasına yönelik eylemi, 258. Maddede ise görevin icrası sırasındaki fiilleri düzenlemekteydi. 5237 sayılı TCK 265. Maddede ise her iki tür eylem de kapsam altına alınmıştır. Görevi yaptırmamak için direnme suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. Madde metni şu şekildedir:
Madde 265
- Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
- Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
| Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu – TCK 265 | |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 265 |
| Şikayet | Şikayete tabi değildir, resen soruşturulur. |
| Zamanaşımı | 8 yıldır. |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Tutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir. |
| Uzlaşma | Suç uzlaşmaya tabi değildir. |
| Etkin Pişmanlık | Etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. |
| İndirim | Şartları varsa 62 indirimi uygulanabilir. |
| Memurluğa Etki | Memuriyete engeldir. |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesidir. |

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Şartları
Görevi yaptırmamak için direnme suçunda, görevin önlenmesi maksadıyla kamu görevlisine şiddet veya tehdit kullanılması anında oluştuğundan, şekli ve dolayısıyla neticesi harekete bitişik bir suçtur. Madde ile yasa koyucunun aradığı netice, maddi eylemin tamamlanması anında dış dünyada meydana gelen sonuçtur. Bu netice, memura veya icra vasıtalarına şiddet veya tehdit kullanılmasının dış dünyada oluşturduğu durumdur. 80 Dış dünyada oluşan durum ise; görevliye (kamu idaresine) direnildiği olgusunun ortaya çıkması ve ayrıca şiddet üzerine görevli veya eşyada meydana gelen fiziksel değişiklik ya da tehdit üzerine görevlinin iç huzur ve emniyet duygusunun etkilenmiş olmasıdır.
Suç yalnızca kasten işlenebilir, taksire işlenemez. Bu suçun manevi unsuru özel kasıttır. Çünkü suç maksatlı olarak düzenlenmiştir. Failin görevin yapılmasını engelleme özel kastıyla hareket etmesi gereklidir. Suçun maksatlı olarak düzenlenmesinin diğer bir sonucu olarak, bu suç ancak doğrudan kast ile işlenebilecektir. Fail, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, görevli- ye karşı cebir ve tehditte bulunduğunu bilmeli ve istemelidir. Özetle görevi yaptırmamak için direnme suçunun şartları şu şekildedir:
- Mağdurun kamu görevlisi olması gerekir.
- Failin kamu görevlisine karşı görevini yaptırmasını engellemesi gerekir.
- Failin mağdura cebir veya tehdit kullanması gerekir.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Unsurları
- Fail: Fail Türk Ceza Kanunu’nda suç kabul edilen hukuka aykırı bir eylemi yapan kişidir. Yani failin bir hareket yeteneği bulunmakta olup suçun gerçekleşmesi için birtakım eylemler gerçekleştirir. Bu suçun faili herkes olabilir. Türk vatandaşı olan kişilerin suçun faili olabileceği gibi yabancı uyruklu şahısların suçun faili olması da mümkündür. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun faili herhangi bir gerçek kişi olabilmektedir. Madde metninde yer alan ‘’kişi’’ tabirinden, bu suçun failinin herkes olabileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca suçu işleyen kişinin kamu görevlisi olması da mümkündür. Failin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu olup olmamasına göre, TCK’nın 58’inci maddesi uygulama alanı bulabilecektir.
- Mağdur: Mağdur kendisine karşı işlenen bir suçtan dolayı vücut bütünlüğünde veya ekonomisinde zarara uğrayan kişidir. Yani mağdurun hak ve menfaatleri ihlal edilmektedir. Bu suçun mağduru, kamu görevlisi olabilir. Mağdurun kamu görevlisi olması gerektiğinden kamu görevlisi sıfatının kazanılıp kazanılmadığı araştırılmalıdır. Ayrıca mağdurun kamu görevlisi olmasının yanı sıra kamu görevini ifa ettiği de mümkün olmalıdır. Örneğin sivil giyimli bir polis memurunun sokaktaki bir sarhoş kişiyi sivil bir otomobile bindirmek istemeleri sırasında, görevlileri önceden tanımadığı için onlara karşı koyan kişinin eylemi bu suçu oluşturmayacaktır.
- Suçun Hukuki Konusu: Suç teşkil eden her hareketin bir konusu vardır ve suçun hukuki konusu denilince bundan tipik hareketin üzerinde icra edildiği kişi veya şey anlaşılmaktadır. Suçun hukuki konusu, hukuk tarafından korunan ve hukuki değer ya da hukuki menfaat olarak nitelendirilen; ceza normları ile de koruma altına alınan menfaat ve değerlerdir. Madde ile işte bu kamu iradesinin yerine getirilmesine cebir veya tehditle mukavemet edilmesi ve idarenin saygınlığının örselenmesi fiilleri yaptırım altına alınmıştır. Yargıtay da hukuki yararı şu ifadelerle tarif etmiştir; “Bu suç ile korunan hukuki yarar, kamu idaresi organlarının görevlerini her- hangi bir engelleme ile karşılaşmadan yapmasını sağlamak suretiyle kamu idaresinde sürekliliği güvence altına almaktır.
- Suçun Maddi Konusu: Suçun maddi konusu suçun üzerinde gerçekleştiği kişiler ya da şeylerdir. Kamu görevlisine karşı, ifa ettiği görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit ile direnilmesi suçun maddi unsurunu teşkil eder. Kelime anlamı ile direnmek; mukavemet etmek, karşı koymak anlamına gelmektedir. TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen direnmeden ise; cebir veya tehdit kullanılarak kamu görevlisinin görevini yapmasına engel olmak maksadıyla karşı konulması anlaşılmalıdır. Seçenekli hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Cebir veya tehdidin birlikte gerçekleşmesi şart olmayıp, cebir veya tehdit araçlarından birisinin kullanılması ile suç oluşmaktadır.
- Manevi Unsur: Manevi unsur suçu işleyen fail ile eylemleri arasındaki manevi bağdır. Suçun manevi unsurunda suçun kast veya taksirle işlendiğiyle ilgilenmekteyiz. Görevi yaptırmamak için direnme suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir ve failin de suç tanımındaki unsurları bilerek eylemini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Örneğin failin mağdurun kamu görevlisi olduğunu bilmesi gerekmektedir. Örneğin taksirle kamu görevlisini yaralayan kişi hakkında bu suçun oluşması mümkün değildir.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Cezası Nedir?
Görevi yaptırmamak için direnme suçu; 5 fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. Maddesinde düzenlenmiştir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun temel halinin cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesinin 1. fıkrasında da belirtildiği üzere, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Devamındaki fıkralarda suçun nitelikli hali düzenlenmiş olup, suçun yargı mensubu bir kamu görevlisine işlenmesi halinde verilecek ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması ile işlenmesi halinde verilecek ceza 1/3 oranında arttırılır aynı şekilde suçun birden fazla kişi ile işlenmesi halinde verilecek ceza 1/3 oranında arttırılacaktır. Suçun silahla ya da örgütlerin korkutucu etkisi ile işlenmesi halinde ise verilecek ceza yarı oranında arttırım uygulanarak verilir. Son olarak suçun kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden birinin gerçekleşmesi halinde ayrıca kasten yaralama suçundan da ceza verileceği düzenlenmiştir.
| Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Cezası | Kanuni Dayanağı |
|---|---|
| TCK 265 Basit Hali Cezası | 6 aydan 3 yıla kadar hapis para cezası |
| Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Nitelikli Halinin Cezası | 2 yıldan 4 yıla kadar hapis para cezası |
| Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Ağırlaştırıcı Haller | 3 fıkrada verilecek ceza 1/3 oranında, 4. Fıkrada verilecek ceza 1/2 oranında arttırılır. |
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Temel Halinin Cezası: Türk Ceza Kanunu’nun 265. Maddesinde yer alan görevi yaptırmamak için direnme suçunun temel hali düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre, görevi yaptırmamak için direnme suçu işleyen bir kişiye verilecek ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Yağma suçunun temel halinin cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesinin 1. fıkrasında da belirtildiği üzere, bir kamu görevlisinin görevini yapmasının cebir veya tehdit uygulanarak engellenmesi şeklinde işlenir. Hakim somut olayın özelliklerine ve suçun işleniş şekline göre TCK’nun 61. maddesinde öngörülen hususları da göz önünde bulundurarak alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleyip uygulayacaktır.
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Nitelikli Halinin Cezası: TCK’nın 265. Maddesinin ikinci fıkrasında suçun kamu görevlisine karşı işlenmesi hali düzenlenmiştir. Suçun bu nitelikli halini işleyen kimseye, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilmektedir. Yargı görevi ile kast edilenler yüksek mahkeme ile adli veya idari mahkemelerde görevli üye ve hakimler, Cumhuriyet savcıları ve avukatlar olarak sıralanabilir. Avukatların Türk Ceza Kanunu’nun 6. Maddesi gereği görev tanımlarından dolayı kamu görevlisi sayılması mümkündür. Avukata karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunun işlenmesi özellikle haciz anında mümkün olmaktadır. Bunun dışında suçun silahla işlenmesi, örgütün korkutucu tarafından yararlanarak işlenmesi, birden çok kişi ile birlikte işlenmesi, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koymak suretiyle işlenmesi halinde de cezada arttırım yapılacaktır.
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda İndirim Halleri: Suçun özellikle kamu görevlisinin keyfi davranışı nedeniyle işlenmesi halinde haksız tahrik ve takdiri indirim nedenleri uygulanarak verilecek cezada indirim yapılacaktır. Örneğin fiilin kendisini veya akrabasını tevkiften kurtarmak için işlenmesi halinde cezada indirim yapılacağı 765 sayılı yasada kabul edilmişken, Anayasa Mahkemesi tarafından bu karar iptal edilmiştir. Genel hukuka uygunluk nedenlerinin uygulanması halinde de cezada indirim yapılabilecektir.
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Bir suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde TCK’nın açık hükmü gereğince, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanır. Bu güvenlik tedbirleri, faaliyet izninin iptali ve müsaderedir. Aynı suç mağdurları ile ilgili yurtdışında yargılama yapılmış ise yurtdışında infaz edilen tutukluluk ya da hükümlülük varsa Türkiye’de verilen cezadan mahsup gerekir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun ise tüzel kişiler tarafından işlenmesi mümkün değildir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Örnekleri
- Kenan isimli yasaklı madde bağımlısı genç madde kullandığı bir günde metronun girişinde insanları rahatsız etmektedir. Metrodan çıkan insanlardan birinin 112 acil durum hattını araması ile olay yerine intikal eden polis memurlarının kişiyi alıp araca bindirerek polis merkezine getirmeye çalıştığı eylemde kişinin polis memurlarını iteklemesi ve cebindeki bıçakla rahatsız etmesi şeklinde gerçekleşen eylemde polis memurları kişiyi sonradan araca bindirse ya da bindiremese de kişinin eylemi görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacaktır. Ayrıca suçun silahla işlenmesi maddenin 4. Fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak belirlendiğinden cezada yarı oranında arttırım uygulanacaktır.
- Avukat ve haciz memurlarının eve haciz işlemleri için gittiği bir olayda evde arama yaparlarken, kişinin haciz işlemi esnasında kimliği belirlenmeyen başka bir kişi ile birlikte “Buradan hiç kimse iğne dahi alamaz, alanın gırtlağını sıkarım. Yaşatmam” diyerek tehdit etmesi ve haciz tutanağında da bu kişilerin hacze engel olduklarının tutanağa geçirilmesi halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluştuğu kabul edilir.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Özel Görünüşleri
- Teşebbüs: Kural olarak bir kişi hakkında cezaya hükmedilebilmesi için bu davranışların ceza kanununda yasaklanan suçlardan olması gerekir. Eğer fail suç işleme kastıyla hareket etmesine rağmen elinde olmayan sebeplerle suçu gerçekleştiremezse teşebbüsün varlığından bahsedilir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu şekli bir suç olup mukavemeti ifade eden hareketlerin yapılması ile tamam olur, ayrıca bir neticenin gerçekleşmiş olması gerekli değildir. Ayrıca bir neticenin oluşması ve neticenin derece- si, cezanın alt sınırından uzaklaşılmasında dikkate alınabilir. Başka bir deyişle bu suç, neticesi harekete bitişik suçlardandır. O nedenle bu suçta teşebbüs gerçekleşmez, ancak hareketin parçalara bölünme imkanının bulunduğu, durumlarda söz konusu olabilir. Örneğin görevin yapılmaması için kamu görevlisine gönderilen mektubun muhataba ulaşmadan ele geçirilmesi halinde teşebbüs kabul edilebilir.
- İştirak: Görevi yaptırmamak için direnme suçunda suçun faili herhangi bir kimse olabilir. Bu nedenle suç iştirak açısından bir özellik göstermez, iştirakin her şekli mümkündür. Bu konuda genel hükümler uygulanır. Ancak belirtelim ki görevin önlenmesine yönelik olarak kamu görevlisine karşı cebir veya tehdit uygulayan herkes fail olarak sorumlu tutulacaktır. Fiili bu şekilde birlikte işlemeyen ve fakat azmettiren veya yardım eden kimseler iştirak ile sorumlu olmalıdır. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Aynı zamanda 265. maddenin 3. fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlendiği üzere eylemin birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi halinde iştirak değil faillik hükümleri uygulanır.
- İçtima: 5237 sayılı Yasa döneminde, Yargıtay önceki uygulamasını bir süre devam ettirmiş ve birden fazla görevliye karşı direnme eylemi de tek suç sayılmıştır. Fakat, sonraki yıllarda Yargıtay görüş değiştirmiştir. Örneğin, görevin önlenmesi amacıyla birden fazla görevliyi tek fiille tehdit eden failin 265, 43/2,1. maddeler ile cezalandırılması gerektiği kabul edilmiştir. TCK 43/1. maddesinin son cümlesi uyarınca, mağduru belli bir kişi olma- yan suçlarda da hükmün uygulanması olanağı bulunmaktadır. Direnme eyle- minin kısa aralıklarla sürmesi durumunda tek suç oluşturacağı Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. Örneğin karakola götürülmemek için tehdit ve şiddetle direnen sanığın polis otosunda ve karakolda da eylemlerini sürdürmesi durumunda tek suç kabul etmek gerekir. Suç, seçimlik hareketlerle işlenebildiğinden, sadece şiddet veya sadece tehdit ile oluşmaktadır. Her iki hareketin de bulunması durumunda (hem tehdit, hem şiddet kullanılması gibi) tek fiil ve tek suç olduğu kabul edilir. Aynı veya farklı türdeki hareketlerin (kısa aralıklarla önce yumruk vurulması, sonra bıçakla yaralanması gibi) aynı göreve karşı koymak maksadıyla tekrarlanması durumunda da yine tek suç kabul edilecektir.
Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı
- Uzlaşma: Uzlaşma Türk Ceza Hukukundaki belli başlı suçlarda kullanılır. Uzlaşma, suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda uzlaşma mümkün değildir. Bu nedenle taraflar arasında uzlaşma sağlansa dahi suç kapsamında soruşturma başlatılabilir, iddianame düzenlenebilir ve sonrasında da kovuşturma evresine geçilebilir.
- Adli Para Cezasına Çevirme: Adli para cezaları, mahkemenin, suçun failine verilen hapis cezasının süresine göre belirlenecek bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesi konusunda karar vermesi ve failin hapis cezasından kurtulması durumudur. Burada bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın bir yılın altında olması gereklidir yani bu çevirme ancak kısa süreli hapis cezalarında mümkündür. Bazı durumlarda hapis cezasının bir kısmı para cezasına dönüştürülür ve fail hem hapis cezası hem de para cezasına çarptırılır. Türk Ceza Kanununda adli para cezası direkt verilebilmekle birlikte hapis cezasına ek olarak da verilebilir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu nedeniyle ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezası, somut olayın koşullarının değerlendirilmesi sonucu, basit halinde 6 ay-1 yıl arası ceza verilirse adli para cezasına çevrilebilir ancak diğer durumlarda bu mümkün değildir.
- Erteleme: Erteleme bir kişi hakkında hapis cezasına hükmedildikten sonra infazının ertelenmesi olarak adlandırılır. Kişi deneme süresi içerisinde iyi halli olarak hareket ederse cezaevine hiç girmeden cezası infaz edilmiş sayılır. Yani kişi hakkında hükmedilen cezanın infazı belirli bir süre geri bırakılır ve o süre içerisinde herhangi bir suç işlenmediği takdirde de infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararı kapsamında mahkeme tarafından yargılaması yapılan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kişiye belirli bir hapis cezası da verilmiştir. Ancak mahkeme kişiye vermiş olduğu bu hapis cezasını, kişi ceza infaz kurumuna girmeden, şartlı olarak vazgeçilmesi yoluna gidilebilir. Bu durumda hapis cezasının ertelenmesinden bahsedilecektir. Erteleme, TCK m. 51/1’de; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır” şeklinde düzenlenmiştir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda da erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı: Ceza Muhakemeleri Kanununa göre hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için sanığın suçun işleniş biçimi, suçun işlenişindeki amaç ve saikler, yanında sanığın kişiliği, yaşayışı, iş ve güç durumu vb. durumlar önem arz eder. Bu durumların değerlendirilmesi sonucu mahkeme kişinin gelecekte topluma zarar doğurmayacağına kanaat getirmesi halinde bu kararı verebilir. HAGB alan sanığın belli süreler içerisinde başka bir suça karışması durumunda cezası uygulanabilir hale gelecek ve hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. Bununla birlikte yapılan son değişikliklere göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı artık sanığın rızasına bağlı olmaktan çıkarılmış olup bu karara karşı itiraz değil istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun basit halinin cezası 6 aydan başladığı için kişi 6 ay – 2yıl arası ceza alırsa hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
Soruşturma ve Kovuşturma Evresi
- Soruşturma Evresi: Mağdur ya da suçtan zarar gören kişinin şikayetçi olması Cumhuriyet Savcılığı’na yapacağı başvuru ya da kolluk kuvvetlerine yapacağı ihbar ile gerçekleşir. Bu aşamada savcı, kovuşturma aşamasına geçip geçmeye yer olup olmadığına karar vermek üzere araştırmak üzere soruşturma başlatır. Yani bu şikayet neticesinde savcılığa intikal eden dosyanın savcılıkta işlem görmesi soruşturma evresinin neticesidir. Görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin olarak aşağıda daha detaylı izah edileceği üzere şikayete tabi bir suç olmadığı için hem şikayet üzerine hem de savcının re-sen araştırması üzerine soruşturma başlatılabilir.
Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez, tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de kovuşturma evresinde sanık konumuna geçecektir.
- Kovuşturma Evresi: Kovuşturma evresi; görevli ve yetkili mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın sunduğu iddianameyi kabul etmesi ile başlar ve yargılama sürecini ifade eder. Kovuşturma evresi mahkeme tarafından yürütülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere soruşturma evresinde şüpheli olan şahıs kovuşturma evresinde sanık olarak isimlendirilir. Kovuşturma evresinde sözlü yargılama yapılır ve yargılamalar duruşmalı olarak ilerler. Duruşmada sanık ve sanık vekili dinlenir bunun yanı sıra müşteki yani şikâyet eden kişi de dinlenir. Ayrıca müşteki sıfatına sahip olan taraf, katılma talebi sunduğu takdirde mahkemenin kabulü ile katılan sıfatına sahip olur.
Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Ancak sanık bu aşamadan önce kendisine isnat edilen suçu ve cezasını tam olarak öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca cezalandırılması için de suçu işlediği sabit olmalıdır. Örneğin görevi yaptırmamak için direnme suçunun faili olarak iki şüpheli varsa ancak hangisinin suçu işlediği sabit değilse her ikisi de beraat edecektir. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun kovuşturma evresi tamamlandığında sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk
Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Cumhuriyet Savcılığı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir ve parmak izi alınır. Aynı zamanda şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmeli ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Gözaltı süresi her ne kadar Olağanüstü Hal Durumlarında (OHAL) 30 güne kadar çıksa da uluslararası bir sözleşme olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde en fazla 4 gün olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte kişinin tek başına işlediği suçlarda belirlenen gözaltı süresi ile toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süreleri birbirinden farklı olarak düzenlenmiştir. Bunlarda 24 saati geçmemesi öne sürülmüştür. Toplu olarak işlenen suçlarda (birden fazla sanığı olan) bu süre 4 güne kadar uzatılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nu madde 91’de geçen fıkrada mülki amirlerin talimatı ile belirlenen bazı kolluk amirlerine bir kişiyi 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi verilmiştir. Bu yetki tabi ki suçlara göre belirlenmektedir. Yağma suçunda da, savcının gözaltı kararı ile failin gözaltına alınması mümkündür.
Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır. Tutuklamanın amacı ceza yargılamasının yapılmasını sağlamaktır. Ayrıca sanığın ileride olabilecek bir infazı da gerçekleşmiş sayılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir. Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez. Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda da tutuklama kararı verilmesi mümkündür. CMK 102/1 gereğince görevi yaptırmamak için direnme suçunda tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar şu şekilde sıralanabilir:
- Kuvvetli suç şüphesi bulunmalıdır.
- Bir tutuklama nedeni bulunmalıdır.
- Tutuklama, somut olayda orantılı bir tedbir olmalıdır.
İfade, Savunma ve Yargılama Süreci
İfade, kişi hakkında yapılan suç duyurusu ve şikayet nedeniyle olay hakkındaki bilgi ve savunmasının alınması için yapılan bir usuldür. Nitekim görevi yaptırmamak için direnme suçu şikayete tabi bir suç olmadığından gelen ihbar ya da şikayet üzerine soruşturma başlamasının yanı sıra resen de soruşturma başlatılabilir. Bu nedenle, mağdur şikayette bulunduğu için suç hakkında beyanları alındıktan sonra failin ifadesi de alınır. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.
Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu noktada destek vermekteyiz. Görevi yaptırmamak için direnme suçu işlendiği takdirde koruma tedbirlerinin uygulanması da mümkündür. Örneğin koruma tedbiri ve uzaklaştırma kararı konulabilir. En önemlisi de kişinin teknik araçlarla izlenmesi mümkün hale gelir. Suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinde tanık koruma programından yararlanılması da mümkün olur. Tanık yalnızca suçun mağduru değil aynı zamanda bu kişinin yakınları da olabilir. Yargılama 5235 sayılı Kanunun 10, 11, 12. Maddeleri uyarınca asliye ceza mahkemelerinde yürütülecektir.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
- Şikayet Süresi: Görevi yaptırmamak için direnme suçu resen soruşturulan ve kovuşturulan bir suç tipidir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu ve nitelikli halleri takibi şikayete bağlı olmayan, resen takibi gereken suçlardır. Bu nedenle 6 aylık şikayet süresi bu suç açısından geçerli değildir.
- Zamanaşımı: Zamanaşımı, suçun varlığı devam etmesine rağmen devletin faile yargılama yapamaması ve cezalandıramamasına denir. Zamanaşımı ceza hakimi tarafından resen gözetilir ve talebe bağlı olmadan uygulanır. Zamanaşımı TCK’nın 66. maddesinde dava zamanaşımı ve 68. maddesinde ceza zamanaşımı olarak düzenlenmiştir. Dava zamanaşımı kanunda belirtilen sürelerin geçmesini nedeniyle kamu davasının açılamaması, açılması halinde ise davaya devam olunamayarak kamu davasının düşmesi sonucunu doğurur. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun ve nitelikli hallerinin dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıldır. (m. 66/1-d) Suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde soruşturma başlatılmaz veya sava açılmış ise dava sonuçlanmaz ise zamanaşımının dolması ile dava sona erecektir.
- Etkin Pişmanlık: Etkin pişmanlık, suç işleyen kimsenin işlediği suçtan pişman olması neticesinde ortaya çıkan bir durumdur. Kişi işlediği fiil nedeniyle pişmanlık duymakta ve ortaya çıkan haksızlık durumunu telafi etmek için çabalamaktadır. Her suç tipi için etkin pişmanlık söz konusu olmamaktadır. Yalnızca TCK’da belirtilen suçlarda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaktadır. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilmektedir. Suçu işleyen fail, mağdura vermiş olduğu zararın kısmen veya tamamen giderilmesi ya da suçu birlikte işlediği kişilerin kimliklerini belirtmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak cezasında indirim alabilecektir.
- Görevli Mahkeme: ‘Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.’’ (5235 sayılı kanun m. 12) bunun dışında kalan dosyalar ise asliye ceza mahkemelerinde görülür. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun davasına bakmaya madde itibariyle görevli mahkeme, asliye ceza mahkemesidir. Bu suç çocuklar tarafından işlenmişse, görevli mahkeme çocuk ceza mahkemelerinde yapılmaktadır. Çocukların bu suçu yetişkinlerle birlikte işlemesi durumunda, davaların birlikte yürütülmesi zorunlu ise, genel mahkemeler birleştirme kararı verebilir ve birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülmektedir. Birleştirme zorunlu değilse, çocuklarla yetişkinlerin soruşturma ve kovuşturması ayrı ayrı yürütülür.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Hakkında Mahkeme Kararları
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/11919 Esas 2020/5628 Karar 05.03.2020 Tarih
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu
- Türk Ceza Kanunu 265. Madde
“TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçe- nekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme eylemleri ceza- landırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işle- nebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın, polis merkezine girmesini engelleyen polis memurlarının elinden kurtulup içeriye girmeye çalışmak şeklindeki eyleminde direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarının somut olayda ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, CMK’nın 230/1-c maddesine aykırı olarak, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, kanuna aykırıdır.”
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/5458 Esas 2020/4701 Karar 04.03.2020 Tarih
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu
- Türk Ceza Kanunu 265. Madde
“Olay günü sanığın evinde yangın çıkardığı, mağdurların, sanığı evden çıkarmak istemeleri üzerine sanığın, mağdur polis memurlarına av tüfeğini doğrultarak “içeri girmeyin içeri gireni vururum” dediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin bir bütün olarak birden fazla polis memuruna yönelik olarak ve silahla gö- revi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu, bu nedenle sanığın sadece TCK’nın 265/1-4, 43/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile TCK 44. maddesi gereği fikri içtima hükmü uygulanarak sanık hakkında daha ağır olan silahla tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, kanuna aykırıdır.”
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2019/13431 Esas 2020/2867 Karar 27.02.2020 Tarih
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu
- Türk Ceza Kanunu 265. Madde
“Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık hakkında düzenlenen iddianamede TCK’nın 43. maddesinin uygulanması talep edilmediği, sanığa kovuşturma aşamasında CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nın 43. maddesi uyarınca uygulama yapılarak savunma hakkının kısıtlanması, kanuna aykırıdır.”
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/6499 Esas 2020/5076 Karar 26.02.2020 Tarih
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu
- Türk Ceza Kanunu 265. Madde
“Sanığın adli raporunun alınması için getirildiği hastanede taşkınlık çıkartması ne- deniyle hastane polisi olarak görev yapan mağdurun müdahale etmesi üzerine, yumruk ve tekme vurarak mağduru yaralaması, mağdurun biber gazını çıkartması sonrasında ise hastane bahçesinden kaçarak yolun karşısından mağdura yönelik tehditte bulunma- sı biçiminde gerçekleşen eylemlerinin, bir bütün halinde TCK’nın 265/1. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturması karşısında, istinaf aşamasında kesinleşen tehdit suçundan verilen cezanın, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümden mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırıdır.”
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suç Duyurusu Dilekçesi
(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) (Adres Bilgileri)
VEKİLİ: Av. Umur YILDIRIM
Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya
ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) (Adres Bilgileri)
SUÇ: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu (TCK Madde 265)
SUÇ TARİHİ: …/…/…
SUÇ YERİ: (…)
KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu Görevi yaptırmamak için direnme suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.
AÇIKLAMALAR
- Giriş kısmında müvekkilin kim olduğu, şüpheli şahsın kim olduğu, tarafların nasıl tanıştığı ve iletişime geçtiği gibi hususlar ayrıntılı olarak anlatılır. Bununla birlikte suç nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi-manevi zarar da giriş kısmında özetlenebilir.
- Şüpheli şahsın, suça yönelik eylemlerinin ne şekilde işlediği ayrıntılı olarak anlatılır. Yaşanılan olaydan bahsedildikten sonra ayrıntılı olarak deliller sunulur. Aynı zamanda ek olarak bu delillerin sunulması gerekmektedir. Şüphelinin mağdura neler dediği, nasıl Yağma suçunu işlediği ayrıntılı olarak anlatılır.
- Sonuç kısmında ise dilekçenin ekinde yer alacak deliller toparlanır. Gerekli görüldüğü takdirde suça ilişkin açıklamalara ve mahkeme kararlarına yer verilir.
HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.
SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)
Müşteki Vekili
Av. Umur YILDIRIM
(e-İmza)
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
- Görevi yaptırmamak için direnme suçunun cezası nedir?
Görevi yaptırmamak için direnme suçu; kamu görevlisinin görevini ifa ettiği sırada bu görevi engellemek amacıyla cebir veya tehdit ile diretilmesidir. Suçun basit halinin cezası maddenin 1. Fıkrasında düzenlendiği üzere 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Devamındaki fıkralarda suçun nitelikli hali düzenlenmiş olup, suçun yargı mensubu bir kamu görevlisine işlenmesi halinde verilecek ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması ile işlenmesi halinde verilecek ceza 1/3 oranında arttırılır aynı şekilde suçun birden fazla kişi ile işlenmesi halinde verilecek ceza 1/3 oranında arttırılacaktır. Suçun silahla ya da örgütlerin korkutucu etkisi ile işlenmesi halinde ise verilecek ceza yarı oranında arttırım uygulanarak verilir. Son olarak suçun kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden birinin gerçekleşmesi halinde ayrıca kasten yaralama suçundan da ceza verileceği düzenlenmiştir.
- Görevi yaptırmamak için direnme HAGB verilir mi?
Ceza Muhakemeleri Kanununa göre hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için sanığın suçun işleniş biçimi, suçun işlenişindeki amaç ve saikler, yanında sanığın kişiliği, yaşayışı, iş ve güç durumu vb. durumlar önem arz eder. Bu durumların değerlendirilmesi sonucu mahkeme kişinin gelecekte topluma zarar doğurmayacağına kanaat getirmesi halinde bu kararı verebilir. HAGB alan sanığın belli süreler içerisinde başka bir suça karışması durumunda cezası uygulanabilir hale gelecek ve hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. Bununla birlikte yapılan son değişikliklere göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı artık sanığın rızasına bağlı olmaktan çıkarılmış olup bu karara karşı itiraz değil istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun basit halinin cezası 6 aydan başladığı için kişi 6 ay – 2yıl arası ceza alırsa hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
- Görevi yaptırmamak için direnme uzlaşmaya tabi mi?
Uzlaşma Türk Ceza Hukukundaki belli başlı suçlarda kullanılır. Uzlaşma, suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda uzlaşma mümkün değildir. Bu nedenle taraflar arasında uzlaşma sağlansa dahi suç kapsamında soruşturma başlatılabilir, iddianame düzenlenebilir ve sonrasında da kovuşturma evresine geçilebilir.