Gümrükte El Konulan Malların İadesi
Gümrükte el konulan malların iadesi, belirli şartlar altında geri alınabilecek birçok mal ve eşyayı kapsamaktadır. Gümrük idaresi, ülkeye yasa dışı yollarla sokulmaya çalışılan veya yasal düzenlemelere aykırı olan ürünlere el koyma yetkisine sahiptir ve bu tür durumlarla sıkça karşılaşılmaktadır. Gümrük işlemleri uluslararası ticaretin önemli bir parçasıdır. Ülkemize getiren mallar gümrük işlemlerine tabi tutularak kontrol edilir. Mal ve eşyaların gümrükte hukuka aykırı bir şekilde ülkeye sokulmaya çalıştığı anlaşılırsa gümrük memurları tarafından el koyma uygulaması yapılmaktadır.
El koyma uygulamasının temel dayanağı Gümrük Kanunu ve Kaçakçılıkla Mücadele kanunu ile sair yönetmeliklerdir. Gümrükte el konulan malların geri alınabilmesi gerekli şartların sağlanması halinde mümkündür. Gümrük memurlarının kanun hükümlerini yanlış uygulayarak ülkeye girişinde hukuka aykırılık bulunmayan birçok mala el koymaları durumu ile sıklıkla karşılaşılmaktadır.
Gümrük Kanunumuzun 235. Maddesinde yer alan ithal edilen malların izin, şart, lisans veya yeterlilik belgesi gerektirdiği durumlar haricinde uygulanacak el koyma kararları hukuka aykırı olacaktır. El koyma kararının hukuka aykırı uygulanmasına ilişkin eşyaların iadesi talebiyle yürütülecek sürecin bir avukat ile yönetilmesi, ciddi maddi kayıpların önüne geçilmesini sağlayacaktır. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu makalemizde gümrükte el konulan malların iadesi süreci hakkında bilgilendirmede bulunacağız.
Gümrükte El Konulan Mallar Nelerdir?
Gümrük, bir ülkenin gelir sisteminin temel bir parçasıdır. Ülkeye giriş yapan veya çıkan mallar gümrük kontrolünden geçer. Gümrük memurları, bu malların gümrük işlemlerinin yapılıp yapılmayacağını belirlemek için incelemeler yapar. Eğer gerekliyse, malları gönderene veya alıcıya iade edilene kadar alıkoyma ve muhafaza etme yetkisine sahiptirler. Bu iadeler uluslararası ticaretin vazgeçilmez bir parçasıdır. Gümrük tarafından el konulan eşyanın iadesi, çeşitli eşyaların veya malların iade edilebileceği bir süreci içerir. Gümrük idaresi tarafından eşyalara el konulması sıkça karşılaşılan bir durumdur.
Gümrükte el konulabilecek mal ve eşyalar;
- Taşıtlar
- İlaçlar ve sular
- Canlı hayvanlar, hayvansal gıda veya ürünler ve her türlü gıda maddesi
- Sahte para, değerli maden veya değerli taşlar
- Nükleer madde, radyoaktif maddeler veya buna benzer maddelerin ortaya çıkmasını sağlayan her türlü madde
- Kimyasal içeren maddeler
- Toprak mahsulleri
- Kültür ve tabiat kapsamındaki varlıklar
- Nesli tükenme tehlikesi taşıyan canlılar
- Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında değerlendirilen resim, kitap, cd ve benzeri ürünler şeklinde sıralanabilir.
El konulan mal veya eşyanın iadesine ilişkin süre, söz konusu mal veya eşyaya neden el koyulduğuna göre değişmektedir. Ancak genel olarak eşyanın geri alınabilmesi için mal veya eşyanın niteliğine göre özet beyan işlemlerinin öngörülen sürede yerine getirilmesi gerekir. El konulan mal veya eşya vergisel bir yükümlülük altında ise vergisel yükümlülüklerin öngörülen süre içerisinde yerine getirilmesi gerekir.
Gümrük memurları tarafından ithal edilen mallar denetime tabi tutulmaktadır. Gümrük Kanunu’na ilişkin düzenlemelerin yer aldığı yönetmeliklerle hangi mallarda malların izin, şart, lisans veya yeterlilik belgesi gerektiği düzenlenmektedir. Gerekli belgelerin olmamasına rağmen gümrükten geçirilmeye çalışılan mallara el konulacaktır. El konulan mallar genellikle nükleer veya radyoaktif maddeler, taşıtlar, toprak mahsulü ürünler, kimyasal maddeler ve bir takım nesli tükenmekte olan hayvanlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yasal mevzuat kapsamında el konulan malların iadesi için beyanda bulunulması ve vergisel tabiyetleri mevcut ise yine süresi içerisinde yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekmektedir. El konulan malların herhangi bir yükümlülük gerektirmemesine rağmen gümrük memurlarınca bu yönde bir işleme tabi tutulması halinde iade süresi bitmeden idare mahkemesinde idari işleme karşı dava açılması gerekmektedir.

Gümrükte El Konulan Malların İadesi Süreci
Gümrük Kanunun 235. maddesinde yer alan yükümlülükler gerekçe gösterilerek gümrükten geçirmek istediğiniz mallara el konulması mümkündür. Bu el koyma işleminin hukuka uygun mu yoksa aykırı mı olduğunun öncelikle incelenmesi gerekir. Bu inceleme yapılırken el konulan malların yasal mevzuat gereği bir takım yükümlülüklere tabi olduğu anlaşılırsa gerekli yükümlülükler yasal süre içerisinde yerine getirilerek malların iadesi talep edilebilir. Gümrükte el konulan malların iadesi bu kapsamda yapılır.
Ancak gümrük memurlarının el koyma uygulaması yaptıkları ürünlerin herhangi bir yükümlülüğe tabi olmaması durumunda yapılan el koyma uygulaması hukuka aykırı olacaktır. Bu durumda el koyma kararı verildikten ve iade süresi henüz dolmadan idare mahkemesine el koyma kararının kaldırılması için dava açılması gerekmektedir. Açılan dava neticesinde mahkeme tarafından ürünlerin herhangi bir yükümlülüğe tabi olmaması sebebiyle işlemin iptaline karar verilecek ve bu karar ile gümrük müdürlüğüne başvuruda bulunularak ürünlerin iadesi sağlanacaktır.
Gümrükte El Konulan Mallar İade Edilmezse Ne Olur?
Gümrükte el konulan malların iadesi için hukuksal yollara başvurulması gereklidir. Gümrükte el konulan mallara ilişkin gerekli yükümlülükler yerine getirilerek süresi içerisinde iadesi talep edilmezse, mallar için müsadere yoluna gidilecektir. Gümrükte el konulan mallar kaçak mal olarak adlandırılacak hatta hakkınızda kaçakçılık suçundan soruşturma açılacaktır. El konulan mallar Kaçakçılık Kanunun 13. Maddesinde yer alan hüküm gereği müsadere edilecektir. Hukuka aykırı olarak el konulan mallarınızın müsadere edilmemesi için hızlı hareket edilerek idari işleme karşı iptal davası açılması gerekecektir.
Müsadere yönteminin anlamı malların mülkiyetinin devlete aktarılmasıdır. Ceza Hukukunda 54. Ve 55. Maddede eşya ve kazanç müsadere yöntemleri düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre müsadere yöntemi ” İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.” olarak düzenlenmiştir.
Gümrükte El Konulan Malların Satışı
Gümrükte ele geçirilen ve belirli bir süre içinde sahipleri tarafından geri alınmayan ya da mahkeme aracılığıyla el konulan eşyaların mülkiyeti zamanla devlete geçer ve bu tür mallar tasfiye işlemine alınır. Tasfiye sürecinden önce, uzman görevliler eşyaların türünü ve piyasa değerini belirleyerek bir tahakkuk belgesi hazırlar; bu belge ile hangi tasfiye yönteminin kullanılacağına karar verilir. İhale yöntemiyle gerçekleştirilen satışlar en yaygın uygulama olup, devletin elektronik ihale sistemleri aracılığıyla mallar alıcıya transfer edilir; ayrıca bazı ürünler, iç piyasa için sakıncalıysa yeniden ihraç edilerek ya da doğrudan perakende satış yerlerinde halka sunulabilir.
Tasfiye süreçlerinde kamu yararı dikkate alınarak çeşitli seçenekler mevcuttur: ihtiyaç durumunda malzemeler kamu kurumlarına ya da yasal olarak kurulmuş vakıflara ve derneklere verilebilir; kullanılamayan, tehlikeli ya da yasak ürünler ise çevresel ve sağlık standartlarına uygun yöntemlerle yok edilir. Satıştan elde edilen gelirler öncelikle giderleri ve vergileri karşılamak için kullanılır, geriye kalan miktar ise yasalar gereği ilgili hazinelere veya döner sermayelere aktarılır; eğer daha sonra mahkeme kararıyla mal sahibine iade edilmesine karar verilirse, emanette bulunan gelir kendisine ödenir.

Gümrükte Kaçak Eşya Yakalattım, Ne Yapmalıyım?
Gümrükte kaçak eşya yakalatmak kişiler için ciddi hukuki neticeler doğurabilecek bir durumdur. Bu nedenle bu tarz olaylarla karşılaşıldığında sürecin doğru yönetilmesi kritik önem arz etmektedir. Öncelikle Gümrük İdaresi tarafından tutulan tutanakların doğru şekilde analizi yapılmalıdır. Bu tutanaklarda varsa maddi ya da hukuki hataların tespiti yapılmalıdır. Eşyanın niteliği, miktarı ve ticari amaç taşıyıp taşımadığı gibi hususlar sorumluluğu doğrudan etkileyecektir.
Gümrükte kaçak eşya yakalatma hallerinde uygulanacak yaptırımlar bakımından Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve ilgili gümrük mevzuatı önemli rol oynamaktadır. Gümrükte el konulan eşyalar bakımından hem idari hem de adli süreç eş zamanlı olarak yürütülebilmektedir. Ancak her somut olay kendi özelinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle yetkili makamlar nezdinde yapılacak işlemler konusunda son derece dikkatli olunması gerekmektedir. Gümrükte kaçak eşya yakalatma hallerinde alınacak doğru hukuki danışmanlıklar telafisi güç zararların önüne geçebilir.
Gümrükte Kaçak Eşya Yakalatmak Ne Anlama Gelir?
Bir kimsenin ülkeye sokmak ya da çıkarmak istediği eşyayı, gümrük mevzuatına aykırı bir şekilde işlem gördüğünün gümrük idaresi tarafından tespit edildiği anlamına gelmektedir. Bu hallerde genellikle yakalama ve el koyma işlemleri meydana gelir. İhraç ya da ithal edilmek istenen eşyanın hiç beyan edilmemesi, eksik/yanlış beyan edilmesi, eşyanın yasaklı olması, eşyanın izne tabi olup gerekli izinlerin alınmaması gibi hallerde bu durum ortaya çıkmaktadır. Gümrük bölgelerinde yapılan denetimlerde bu tarz mevzuata aykırılıkların tespit edilmesi halinde eşya hakkında tutanak tutulur. Ayrıca söz konusu eşya muhafaza altına alınır.
Eşyanın tespit edilmesi hallerinde idari para cezaları, söz konusu eşyanın müsaderesi ve hatta adli süreçler söz konusu olabilmektedir. Bu husus eşyanın niteliği, ticari amaç taşıyıp taşımadığı, kast durumu gibi somut olayın koşulları itibariyle değişiklik gösterir. Gümrükte yakalanan eşyanın kaçak olup olmadığı hususunun tespitinde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve ilgili gümrük mevzuatı esas alınır. 5607 sayılı kanunun 3. madde hükmüne göre; eşyayı gümrük rejimine tabi tutmaksızın Türkiye’ye ithal eden kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli patta cezası ile cezalandırılmaktadır. Eşyanın belirlenen gümrük kapıları dışından Türkiye’ye ithal edilmesi halinde ise verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar arttırılır.
Havalimanı Gümrükte Kaçak Eşya Yakalattım, Ne Yapmalıyım?
Gümrükte kaçak eşya yakalanması halinde öncelikle gümrük memurları tarafından tutanak tutulur ve söz konusu eşya muhafaza altına alınır. Tutulan tutanakta olayın saati, tespitin nasıl yapıldığı, hangi savcıya bildirildiği ve nasıl uygulamaya konulduğu gibi hususlar detaylıca belirtilir. Tutulan tutanak sürecin hukuki açıdan temelini oluşturur. Bu nedenle içeriği büyük önem taşımaktadır. Akabinde muhafaza altına alınan eşya hakkında idari işlem başlatılır. Aynı zamanda somut olayın koşullarına göre adli süreçte başlatılabilir.
Adli sürecin başlatılması halinde cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma başlatılır ve gerekli görülürse kişinin ifadesine başvurulabilir. Bazı hallerde yalnızca idari para cezası söz konusu olurken bazı hallerde kişiler hapis cezası ile karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle sürecin en başından itibaren bilinçli şekilde hareket etmek önemlidir. Yalnızca mevzuata hakim olmak bazen yeterli olmamaktadır. Hem adli hem de idari süreçler bakımından profesyonel hukuki destek almak önemlidir.
Gümrük Kaçakçılığı
Gümrük kaçakçılığı, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. Maddesinde kapsam altına alınmıştır. Buna göre 5607 sayılı kanuna ve gümrük mevzuatına aykırı şekilde gümrüğe mal sokulması ya da gümrükten mal çıkartılması hallerinde gümrük kaçakçılığı söz konusu olur. Gümrük kaçakçılığı suçu;
- Beyan etmeksizin gümrükten mal geçirmek,
- Eksik/Yanıltıcı/Sahte belgelerle gümrükten mal geçirmek,
- Vergi ödememek maksadıyla usulsüz işlem yapmak,
- Beyan edilmeden gümrükten geçirilen eşyanın ticari nitelikte olması,
- İthal ve ihracatı yasak olan eşyanın gümrükten geçirilmesi gibi hallerde gündeme gelebilmektedir.
Gümrük kaçakçılığı suçunun işleyen kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve on bin güne kadar adli para cezası verilebilmektedir. Gümrük kaçakçılığı suçu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve bazı durumlarda Türk Ceza Kanunu, Gümrük Kanunu gibi mevzuatlar kapsamında düzenlenmiştir.
Gümrük kaçakçılığı suçu ancak kastla işlenebilen bir suçtur. Bu nedenle bu suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Ancak bazen istisna da olsa taksir söz konusu olan hallerde de idari yaptırımlar söz konusu olabilir. Söz konusu suç esasen gerçek kişiler tarafından işlense de tüzel kişilerinde bu suçtan dolaylı olarak etkilenmesi söz konusu olabilmektedir. Cezai sorumluluk gerçek kişilere aitken tüzel kişiler bakımından Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri gündeme gelmektedir. Gümrükte el konulan malların iadesi mümkün olmaması durumunda gümrük kaçakçılığından işlem yapılır.