Haberleşmenin Engellenmesi Suçu ve Cezası – TCK 124. Madde
Haberleşmenin engellenmesi suçu, üç fıkra halinde TCK 124. maddede düzenlenmiştir. Haberleşmenin engellenmesi suçu, “Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” Maddede yer alan suç üç şekilde gerçekleşmektedir. Bunlardan birisi kişiler arasındaki haberleşmenin engellenmesi, ikincisi kamu kurumları arasındaki haberleşmenin engellenmesi ve son olarak üçüncüsü her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı olarak engellenmesidir. Haberleşmenin engellenmesi suçu TCK 124. maddede düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir:
- Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi (TCK 124/1)
- Kamu kurumları arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı engellenmesi (TCK 124/2)
- Her türlü basın ve yayın organın yayınının hukuka aykırı olarak engellenmesi (TCK 124/3)
Örneğin televizyon kanalına hukuka aykırı bir şekilde giriş yapılarak yayının kesilmesi halinde haberleşmenin engellenmesi suçu oluşmaktadır. Haberleşmenin engellenmesi suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kısım Kişilere Karşı Suçlar başlığının Yedinci Bölüm Hürriyete Karşı Suçlar başlığı altında 124. Maddesinde düzenlenmiştir. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda haberleşmenin engellenmesi suçu ve cezasından (TCK m. 124) bahsedeceğiz.
Haberleşmenin Engellenmesi Suçu Nedir?
Haberleşmenin engellenmesi suçu; belirli kişiler arasında çeşitli suretlerle sağlanan iletişimin engellenmesidir. Haberleşmenin engellenmesi suçunun tamamlanması için, kişiler veya kamu kurumları arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmiş olması gerekir. Failin engellemeye yönelik davranışı yeterli değildir. Aynı zamanda kısa bir süreliğine de olsa, haberleşmenin engellenmiş olması gerekir.
Aynı şekilde maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen suç için de basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde kısa bir süreli de olsa engellenmiş olması gerekir Bu suç, hukuka aykırı her türlü hareketle gerçekleştirilebileceğinden serbest hareketli bir suçtur.” Bu nedenle haberleşmeyi ve basın ve yayın organının yayınının yayınını engellemeye elverişli her türlü hareketle işlenebilmesi mümkündür. Haberleşmenin engellenmesi suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 124. madde metni şu şekildedir:
Madde 124
- Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
- Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur.
| Haberleşmenin Engellenmesi Suçu | TCK 124. Madde |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 124 |
| Şikayet | Şikayete tabi değildir, resen soruşturulur. |
| Zamanaşımı | 8 yıldır. |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Tutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir. |
| Uzlaşma | Suç uzlaşmaya tabi değildir. |
| Etkin Pişmanlık | Etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz. |
| İndirim | Şartları varsa 62 indirimi uygulanabilir. |
| Memurluğa Etki | Memuriyete engeldir. |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesidir. |

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Şartları
Haberleşmenin engellenmesi suçu genel kastla işlenen bir suç olup failin mağdurun haberleşmesini ya da basın yayın organlarının yayınını engelleyecek nitelikteki hareketlerdir. Suçun kastla işlenmesi mümkünse de taksirle işlenmesi mümkün değildir. Önemli olan ayrıca suçun işlenmesi esnasında hukuka aykırı bir eylemin gerçekleşmesidir. Nitekim basın yayın organlarında hukuk prensiplerine göre güvenlik tedbiri amacıyla yayının kesilmesi halinde bu suçun oluşması mümkün değildir. Özetle haberleşmenin engellenmesi suçunun şartları şu şekildedir:
- Kişiler ve kurumlar arasındaki haberleşme engellenirken hukuka aykırı bir şekilde engelleme işlemi gerçekleşmelidir.
- Suç genel kastla işlenebilir.
- Failin davranışı yeterli değil engelleme işleminin gerçekleşmiş olması gerekir.
Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Unsurları
- Fail: Fail Türk Ceza Kanunu’nda suç kabul edilen hukuka aykırı bir eylemi yapan kişidir. Yani failin bir hareket yeteneği bulunmakta olup suçun gerçekleşmesi için birtakım eylemler gerçekleştirir. Bu suçun faili herkes olabilir. Suçun hizmet sağlayıcılarının çalışanlarınca işlenmesi halinde cezanın iki katına kadar arttırılması da öngörülmüştür.
- Mağdur: Mağdur kendisine karşı işlenen bir suçtan dolayı vücut bütünlüğünde veya ekonomisinde zarara uğrayan kişidir. Suçun ilk fıkrasında suçun mağduru gerçek kişilerdir. İkinci fıkrada yer alan özel hukuk tüzel kişileri de suçun mağduru olabilir. Aynı zamanda suçtan zarar gören de kamu kurumlarıdır. Üçüncü fıkrada ise suçun mağduru basın yayın organlarının gerçek kişi yönetici ve sahipleridir.
- Suçun Hukuki Konusu: Suç teşkil eden her hareketin bir konusu vardır ve suçun hukuki konusu denilince bundan tipik hareketin üzerinde icra edildiği kişi veya şey anlaşılmaktadır. Suçun hukuki konusu, hukuk tarafından korunan ve hukuki değer ya da hukuki menfaat olarak nitelendirilen; ceza normları ile de koruma altına alınan menfaat ve değerlerdir. Haberleşmenin engellenmesi suçunda korunan hukuki yarar toplumun haberleşme hürriyetidir.
- Suçun Maddi Konusu: Suçun maddi konusu suçun üzerinde gerçekleştiği kişiler ya da şeylerdir. Suçun maddi unsuru madde metninde haberleşmenin gerçek kişiler veya tüzel kişi olan kurumlar arasında engellenmesi hali düzenlenmiştir. Bu durumda mektup, telefon, internet gibi unsurlar suçun maddi konusudur.
- Manevi Unsur: Manevi unsur suçu işleyen fail ile eylemleri arasındaki manevi bağdır. Suçun manevi unsurunda suçun kast veya taksirle işlendiğiyle ilgilenmekteyiz. Haberleşmenin engellenmesi suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir ve failin de suç tanımındaki unsurları bilerek eylemini gerçekleştirmesi gerekmektedir.
Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Cezası Nedir?
Haberleşmenin engellenmesi suçu; üç fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 124. Maddesinde düzenlenmiştir. Haberleşmenin engellenmesi suçunun cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 124. Maddesinde belirtildiği üzere, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.
| Haberleşmenin Engellenmesi Suçu Cezası | Kanuni Dayanağı |
|---|---|
| TCK 124 Basit Hali Cezası | 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası |
| Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Nitelikli Halinin Cezası | 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası |
| Haberleşmenin Engellenmesi Suçunda Ağırlaştırıcı Haller | Ağırlaştırıcı Nedenler yoktur. |
- Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Temel Halinin Cezası: Türk Ceza Kanunu’nun 124. maddesinde yer alan Haberleşmenin engellenmesi suçunun temel hali düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre, haberleşmenin engellenmesi suçu işleyen bir kişiye verilecek ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Hakim somut olayın özelliklerine ve suçun işleniş şekline göre TCK’nun 61. maddesinde öngörülen hususları da göz önünde bulundurarak alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleyip uygulayacaktır.
- Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Nitelikli Halinin Cezası: Suçun nitelikli hali ikinci ve üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Söz konusu hükümlerin cezası ise 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.
- Haberleşmenin Engellenmesi Suçunda Ağırlaştırıcı Nedenler: Suçta ağırlaştırıcı nedenler bulunmamaktadır.
- Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Bir suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde TCK’nın açık hükmü gereğince, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanır. Bu güvenlik tedbirleri, faaliyet izninin iptali ve müsaderedir. Aynı suç mağdurları ile ilgili yurtdışında yargılama yapılmış ise yurtdışında infaz edilen tutukluluk ya da hükümlülük varsa Türkiye’de verilen cezadan mahsup gerekir. Haberleşmenin engellenmesi suçunun ise tüzel kişiler tarafından işlenmesi mümkün değildir.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu Örnekleri
- Melih, kardeşi Baran’a ait mektupları ona haber vermeksizin posta kutusundan almış ve yırtmıştır. Söz konusu olayda Baran’ın göndereceği mektupların gönderilmeden yırtılması mümkün olduğu gibi kendisine gelen mektupların yırtılması da mümkündür.
- Basın yayın organlarının televizyon kanalı üzerinden yayın yaparken yayına giriş yapması ve sonrasında yayını kesmeleri halinde de söz konusu haberleşmenin engellenmesi suçu oluşacaktır.
Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Özel Görünüşleri
- Teşebbüs: Kural olarak bir kişi hakkında cezaya hükmedilebilmesi için bu davranışların ceza kanununda yasaklanan suçlardan olması gerekir. Eğer fail suç işleme kastıyla hareket etmesine rağmen elinde olmayan sebeplerle suçu gerçekleştiremezse teşebbüsün varlığından bahsedilir. Haberleşmenin engellenmesi suçunun tamamlanması için haberleşme veya yayının engellenmiş olması gerekir. Fail hareketlerini elinde olmayan nedenlerle engelleme hususu gerçekleşmemişse eylem teşebbüs aşamasında kalmış sayılır.
- İştirak: Haberleşmenin engellenmesi suçunda suçun faili herhangi bir kimse olabilir. Bu nedenle suça dair iştirakın her türlüsü mümkündür. İştirakla ilgili özel bir hüküm bulunmadığından bu duruma ilişkin genel hükümler uygulanacaktır.
- İçtima: Failin mağdura karşı haberleşme hürriyetini engelleme suçunu aynı suç işleme kararını icrası kapsamında olmak üzere birden fazla defa işlemesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Örnek vermek gerekirse fail mağdurun telefonunu kesip sonrasında tamir ettirmesine rağmen tekrar tekrar kesiyorsa bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulanır. Ancak fail tek bir hareketi ile aynı mağduru değişik haberleşme vasıtalarına karşı söz konusu suçu işliyorsa tek bir suç olmayacaktır. Örneğin hem telefon kablosunu kesip hem internetini kesiyorsa bu durumda tek suç yoktur.
Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı
- Uzlaşma: Uzlaşma Türk Ceza Hukukundaki belli başlı suçlarda kullanılır. Uzlaşma, suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması neticesinde ceza yargılamasının sona ermesini ifade eder. Uzlaşma bir şikayetten vazgeçme yolu değildir. Haberleşmenin engellenmesi suçunda ise bu gibi uzlaşmalar mümkün değildir. Bu nedenle taraflar arasında uzlaşma sağlanmış olsa dahi suç kapsamında soruşturma başlatılması mümkündür. Bunun yanı sıra iddianame düzenlenerek bir sonraki evre olan kovuşturma evresine de geçilebilir.
- Adli Para Cezasına Çevirme: Adli para cezaları, mahkemenin, suçun failine verilen hapis cezasının süresine göre belirlenecek bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesi konusunda karar vermesi ve failin hapis cezasından kurtulması durumudur. Burada bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın bir yılın altında olması gereklidir yani bu çevirme ancak kısa süreli hapis cezalarında mümkündür. Bazı durumlarda hapis cezasının bir kısmı para cezasına dönüştürülür ve fail hem hapis cezası hem de para cezasına çarptırılır. Türk Ceza Kanununda adli para cezası direkt verilebilmekle birlikte hapis cezasına ek olarak da verilebilir. Haberleşmenin engellenmesi suçu nedeniyle ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezası, somut olayın koşullarının değerlendirilmesi sonucu, basit halinde 6 ay-2 yıl arası ceza verileceğinden adli para cezasına çevrilmesi de mümkündür.
- Erteleme: Erteleme bir kişi hakkında hapis cezasına hükmedildikten sonra infazının ertelenmesi olarak adlandırılır. Kişi deneme süresi içerisinde iyi halli olarak hareket ederse cezaevine hiç girmeden cezası infaz edilmiş sayılır. Ancak mahkeme kişiye vermiş olduğu bu hapis cezasını, kişi ceza infaz kurumuna girmeden, şartlı olarak vazgeçilmesi yoluna gidilebilir. Bu durumda hapis cezasının ertelenmesinden bahsedilecektir. Haberleşmenin engellenmesi suçunda da erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı: Ceza Muhakemeleri Kanununa göre hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için sanığın suçun işleniş biçimi, suçun işlenişindeki amaç ve saikler, yanında sanığın kişiliği, yaşayışı, iş ve güç durumu vb. durumlar önem arz eder. Bu durumların değerlendirilmesi sonucu mahkeme kişinin gelecekte topluma zarar doğurmayacağına kanaat getirmesi halinde bu kararı verebilir. HAGB alan sanığın belli süreler içerisinde başka bir suça karışması durumunda cezası uygulanabilir hale gelecek ve hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. Bununla birlikte yapılan son değişikliklere göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı artık sanığın rızasına bağlı olmaktan çıkarılmış olup bu karara karşı itiraz değil istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Haberleşmenin engellenmesi suçunun basit halinin cezası 6 aydan başladığı için ve üst sınırı 2 yılın altında olduğu için kişi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkündür.
Soruşturma ve Kovuşturma Evresi
- Soruşturma Evresi: Mağdur ya da suçtan zarar gören kişinin şikayetçi olması Cumhuriyet Savcılığı’na yapacağı başvuru ya da kolluk kuvvetlerine yapacağı ihbar ile gerçekleşir. Bu aşamada savcı, kovuşturma aşamasına geçip geçmeye yer olup olmadığına karar vermek üzere araştırmak üzere soruşturma başlatır. Yani bu şikayet neticesinde savcılığa intikal eden dosyanın savcılıkta işlem görmesi soruşturma evresinin neticesidir. Haberleşmenin engellenmesi suçunda şikayete tabi bir suç olmadığı için hem şikayet üzerine hem de savcının re-sen araştırması üzerine soruşturma başlatılabilir.
Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez, tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de kovuşturma evresinde sanık konumuna geçecektir.
- Kovuşturma Evresi: Kovuşturma evresi; görevli ve yetkili mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın sunduğu iddianameyi kabul etmesi ile başlar ve yargılama sürecini ifade eder. Haberleşmenin engellenmesi suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Kovuşturma evresinde sözlü yargılama yapılır ve yargılamalar duruşmalı olarak ilerlenir. Duruşmada sanık ve sanık müdafi dinlenir bunun yanı sıra müşteki yani şikâyet eden kişi de dinlenir. Ayrıca müşteki sıfatına sahip olan taraf, katılma talebi sunduğu takdirde mahkemenin kabulü ile katılan sıfatına sahip olur.
Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Ancak sanık bu aşamadan önce kendisine isnat edilen suçu ve cezasını tam olarak öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca cezalandırılması için de suçu işlediği sabit olmalıdır. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. Haberleşmenin engellenmesi suçunun kovuşturma evresi tamamlandığında sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk
Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Cumhuriyet Savcılığı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir ve parmak izi alınır. Aynı zamanda şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmeli ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Gözaltı süresi her ne kadar Olağanüstü Hal Durumlarında (OHAL) 30 güne kadar çıksa da uluslar arası bir sözleşme olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde en fazla 4 gün olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte kişinin tek başına işlediği suçlarda belirlenen gözaltı süresi ile toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süreleri birbirinden farklı olarak düzenlenmiştir. Bunlarda 24 saati geçmemesi öne sürülmüştür. Toplu olarak işlenen suçlarda (birden fazla sanığı olan) bu süre 4 güne kadar uzatılmıştır. Haberleşmenin engellenmesi suçunda failin gözaltına alınması mümkün olup, ifadesi alındıktan sonra serbest de bırakılabilir.
Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir. Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez. Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. Haberleşmenin engellenmesi suçunda ise tutuklama kararı verilmesi mümkün değildir.
İfade, Savunma ve Yargılama Süreci
İfade, kişi hakkında yapılan suç duyurusu ve şikayet nedeniyle olay hakkındaki bilgi ve savunmasının alınması için yapılan bir usuldür. Nitekim haberleşmenin engellenmesi suçu şikayete tabi bir suç olmadığından gelen ihbar ya da şikayet üzerine soruşturma başlamasının yanı sıra resen de soruşturma başlatılabilir. Bu nedenle, mağdur şikayette bulunduğu için suç hakkında beyanları alındıktan sonra failin ifadesi de alınır. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.
Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu noktada destek vermekteyiz.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
- Şikayet Süresi: Haberleşmenin engellenmesi suçu resen soruşturulan ve kovuşturulan bir suç tipidir. Bu nedenle 6 aylık şikayet süresi bu suç açısından geçerli değildir.
- Zamanaşımı: Zamanaşımı, suçun varlığı devam etmesine rağmen devletin faile yargılama yapamaması ve cezalandıramamasına denir. Zamanaşımı ceza hakimi tarafından resen gözetilir ve talebe bağlı olmadan uygulanır. Zamanaşımı TCK’nın 66. maddesinde dava zamanaşımı ve 68. maddesinde ceza zamanaşımı olarak düzenlenmiştir. Dava zamanaşımı kanunda belirtilen sürelerin geçmesini nedeniyle kamu davasının açılamaması, açılması halinde ise davaya devam olunamayarak kamu davasının düşmesi sonucunu doğurur. Haberleşmenin engellenmesi suçunda dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıldır. (m. 66/1-d)
- Etkin Pişmanlık: Etkin pişmanlık, suç işleyen kimsenin işlediği suçtan pişman olması neticesinde ortaya çıkan bir durumdur. Kişi işlediği fiil nedeniyle pişmanlık duymakta ve ortaya çıkan haksızlık durumunu telafi etmek için çabalamaktadır. Her suç tipi için etkin pişmanlık söz konusu olmamaktadır. Haberleşmenin engellenmesi suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.
- Görevli Mahkeme: ‘Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.’’ (5235 sayılı kanun m. 12) bunun dışında kalan dosyalar ise asliye ceza mahkemelerinde görülür. Haberleşmenin engellenmesi suçunda ise görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu Hakkında Mahkeme Kararları
Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2015/6920 Esas 2019/11183 Karar 01/10/2019 Tarih
- Haberleşmenin Engellenmesi Suçu
- Türk Ceza Kanunu 124. Madde
Dosya kapsamı ile mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre sanığın, zorla evinde tuttuğu mağdurenin başkalarına haber vermesine engellemek maksadıyla cep telefonunu alması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 124. maddesinde düzenlenen haberleşmenin engellenmesi suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfinın tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2015/6329 Esas 2019/10545 Karar 03/07/2019 Tarih
- Haberleşmenin Engellenmesi Suçu
- Türk Ceza Kanunu 124. Madde
Sanığın, zorla arabaya bindirdiği mağdurenin başkalarına haber vermesine engellemek maksadıyla cep telefonunun alması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 124. maddesinde düzenlenen haberleşmenin engellenmesi suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli yağma suçundan beraatine karar verilmesi.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2018/6725 Esas 2018/19180 Karar 25/12/2018 Tarih
- Haberleşmenin Engellenmesi Suçu
- Türk Ceza Kanunu 124. Madde
Olayın oluş şekli ve suça sürüklenen çocukların güttüğü amaç ve saik nazara alınarak amaçlarının katılan Türk Telekom’a ait olan kabloları keserek çalmak olduğu olayda, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aymı olması, başka bir ifadeyle korunan hukuki yararın tek olduğu, yine kişiler arasındaki haberleşmenin engellenmesi yönünde bir kastlarının olmaması karşısında, sanıkların üzerlerine atılı bu suç yönünden, suçun manevi unsurunun gerçekleşmemesi sebebi ile suça sürüklenen çocukla-nın yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 2. fikrasının (a) maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yüklenen suçun suça sürüklenen çocuklar tarafin-dan işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle aynı Kanun’un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi…
Haberleşmenin Engellenmesi Suç Duyurusu Dilekçesi
(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No)
(Adres Bilgileri)
VEKİLİ: Av. Umur YILDIRIM
Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya
ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) (Adres Bilgileri)
SUÇ: Haberleşmenin Engellenmesi Suçu (TCK Madde 124)
SUÇ TARİHİ : …/…/…
SUÇ YERİ: (…)
KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu Haberleşmenin Engellenmesi suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.
AÇIKLAMALAR
- Giriş kısmında müvekkilin kim olduğu, şüpheli şahsın kim olduğu, tarafların nasıl tanıştığı ve iletişime geçtiği gibi hususlar ayrıntılı olarak anlatılır. Bununla birlikte suç nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi-manevi zarar da giriş kısmında özetlenebilir.
- Şüpheli şahsın, suça yönelik eylemlerinin ne şekilde işlediği ayrıntılı olarak anlatılır. Yaşanılan olaydan bahsedildikten sonra ayrıntılı olarak deliller sunulur. Aynı zamanda ek olarak bu delillerin sunulması gerekmektedir. Şüphelinin mağdura neler dediği, nasıl Haberleşmenin Engellenmesi suçunu işlediği ayrıntılı olarak anlatılır.
- Sonuç kısmında ise dilekçenin ekinde yer alacak deliller toparlanır. Gerekli görüldüğü takdirde suça ilişkin açıklamalara ve mahkeme kararlarına yer verilir.
HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.
SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)
Müşteki Vekili
Av. Umur YILDIRIM
(e-İmza)
Haberleşmenin Engellenmesi Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
- Telefonda birini rahatsız etmenin cezası nedir?
Telefon üzerinde birisini ciddi şekilde rahatsız etmek çeşitli suçlara girmekle birlikte haberleşmenin engellenmesi suçunu oluşturmaz. Örneğin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturan bu fiil için kişiye 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilmektedir. Ayrıca kişinin telefon üzerinden rahatsızlığı ısrarlı takip ve hatta şartları oluşuyorsa cinsel taciz suçunu dahi oluşturabilir.
- Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçu uzlaşmaya tabi mi?
Haberleşmenin engellenmesi suçunda ise bu gibi uzlaşmalar mümkün değildir. Bu nedenle taraflar arasında uzlaşma sağlanmış olsa dahi suç kapsamında soruşturma başlatılması mümkündür.
- Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu ve cezası?
Yasa hükmüne göre, haberleşmenin engellenmesi suçu işleyen bir kişiye verilecek ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır Suçun nitelikli hali ikinci ve üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Söz konusu hükümlerin cezası ise 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.