Yazı

Hukuk Davalarında İstinaf Kanun Yolu (HMK 341-360)

Aralık 8, 2025

Hukuk davalarında istinaf, ilk derece mahkemeleri (genel veya özel yetkili) tarafından verilen kararların hem olay yönünden hem de hukuki yönden üst dereceli mahkeme tarafından denetlenmesidir. İstinaf kanun yoluna başvurulduğunda hukuk davası üst dereceli Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ikinci kere incelenerek yerel mahkemenin kararı denetlenir. İstinaf, Türkiye’de 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren uygulamaya konulan, ilk derece mahkemelerinin verdiği kararların hem maddi hem de hukuki yönden yeniden incelenmesini sağlayan bir kanun yoludur. İstinaf, temyizden farklı olarak sadece hukuki inceleme yapmaz; aynı zamanda davanın esasına ilişkin yeni bir değerlendirme yapabilir ve delilleri tekrar inceleyebilir.

Hukuk davaları özel görevli mahkemeler ve genel görevli mahkemeler olarak temelde ikiye ayrılan ancak kendi içerisinden bire ayrılan mahkemelerde görülen davalardır. Genel görevli hukuk mahkemeleri asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemesidir. Bunun dışında özel görevli mahkemeler ise asliye ticaret, icra hukuk, tüketici, aile, iş, kadastro ve fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri olarak belirlenmiştir.

Hukuk mahkemelerinde görülen bir davada istinaf kanun yoluna başvurulması halinde dosya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilecektir. Hukuk davalarında istinaf kanun yoluna başvurmak için öngörülen süre gerekçeli kararın ilgililere tebliğinden itibaren 2 haftadır. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda hukuk davalarında istinaf kanun yolundan ve bu yola başvurma süresi, masrafı ve dilekçe örneğinden bahsedeceğiz.

Hukuk Davalarında İstinaf Kanun Yolu Nedir?

5235 sayılı Kanun gereği Adalet Bakanlığı’nın önerisi ile Hakim ve Savcılar Kurulu tarafından bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri belirlenir. Yapılan bu belirleme ile birlikte il ve ilçelerin dağılımına göre bağlı oldukları Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk daireleri tarafından istinaf incelemeleri yapılır.

Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk daireleri tarafından yapılacak istinaf incelemesi esas ve şekli olarak ikiye ayılır. İlk önce yapılacak usule ilişkin inceleme ön inceleme aşamasında yapılır ve engel bir durum olduğu takdirde esasa girilmeden istinaf başvurusunun reddine karar verilir. Bununla birlikte ön inceleme aşamasını geçen dosyalar üzerinde Bölge adliye mahkemesi tarafından esasa yönelik inceleme de yapılır.

Hukuk yargılamasında istinaf kanun yoluna başvurulabilecek kararlar, belirli parasal sınır ve dava türlerine göre değişiklik göstermektedir. Türkiye’de hukuk davalarında istinaf yoluna başvurulabilecek kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 341. maddesinde düzenlenmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 341. Maddesine Göre:

“(1) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:

a) Nihai kararlar.

b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.

(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.

(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtay’a başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.”

Not: Burada önemli bir not düşmek gerekir, her ne kadar yukarıda alıntılamış olduğumuz kanun hükmünde, konusu malvarlığına ilişkin olan davalarda kesinlik sınırı 3.000 Türk Lirası olarak belirlenmişse de, bu tutar her yıl enflasyona göre güncellenmekte olup 2025 yılı itibarıyla, malvarlığına ilişkin davalarda ilk derece mahkemelerinin verdiği nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilmesi için kararın konusu 40.000’yi aşmalıdır. Malvarlığı dışındaki davalarda ise istinaf için herhangi bir parasal sınır uygulanmamaktadır. Ayrıca, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesi veya kabulü gibi ara kararlara karşı da istinaf başvurusu yapılabilir.

hukuk davalarinda istinaf usulu
hukuk davalarinda istinaf usulu

Hukuk Davalarında İstinaf Kanun Yoluna Başvurulabilen Haller

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341. maddesinde açıkça istinaf kanun yoluna başvurulabilen haller düzenlenmiştir. Yukarıda bahsi geçen özel ve genel görevli mahkemeler tarafından verilen nihai kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür. Bunun dışındaki ara kararlar ise nihai kararla birlikte istinaf kanun yoluna taşınabilir. Bunun yanı sıra özel kanun ile birlikte hüküm altına alınmış hallerde de istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün olabilir. İstinaf kanun yoluna başvurulabilecek haller şu şekilde sıralanabilir:

  • İlk derece mahkemelerinin vermiş olduğu nihai kararlar
  • İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kararlar ve bu kararlara karşı yapılan itirazın reddedildiği kararlar
  • Miktar ve değeri 3.000 TL’yi geçen mal varlığı davaları
  • Manevi tazminat davaları (Miktara bakılmaz.)
  • İlk derece mahkemesince diğer kanunlarda öngörülen temyiz kanun yolu ve Yargıtay’a başvuru yolu açık olan ancak Bölge Adliye Mahkemesi’nin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlar

Dolayısıyla yukarıda da açıklandığı üzere geçici hukuki tedbirlerin tamamına karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bunun yanı sıra mevzuatta önceleri 1.500 TL olarak belirlenen parasal sınır 2025 yılı itibariyle 3.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu nedenle yukarıda yer alan kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür.

Hukuk Davalarında İstinaf Kanun Yoluna Başvurulamayan Haller

Hukuk davalarında istinaf kanun yoluna hangi hallerde başvurulacağı yukarıda ayrıntılı olarak sıralanmıştır. Bunun dışında kalan hallerde ise istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Bunların dışında ilk derece mahkemesinde öne sürülmeyen durum ve işler hakkında istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Ancak kamu düzenine ilişkin durumlar veya ilk derecede ortaya çıkmayıp sonradan ortaya çıkan haller istinaf başvurusunda ileri sürülebilir.

Bunun dışında istinaf aşamasında ilk derece mahkemesinde öne sürülmeyen bir delil ileri sürülemez. İstinaf aşamasında dosyada ıslah yapılması da mümkün olmadığı gibi karşı dava açılması da mümkün değildir. İlk derece mahkemesinde birleştirilmeyen davaların da aynı şekilde istinaf aşamasında birleştirilmesi mümkün değildir. Nitekim istinaf aşamasında iddia ve savunmaların değiştirilmesi ve genişletilmesi de yasaklanmıştır. Bu durumlarda istinaf aşamasına başvurulmaz ve istinaf yoluna başvurulduktan sonra da öne sürülmez.

Hukuk Davalarında İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Usulü Süresi ve Ücreti

Hukuk davalarında istinaf başvurusu kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yapılır. Dilekçenin başında yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi belirtilir ve devamında ise kararı veren mahkemenin adı yazılır. Dilekçe içerisinde istinaf sebepleri ve gerekçeleri ayrıntılı, açık şekilde belirtilmelidir aksi takdirde kişilerin hak kaybına uğraması mümkün olabilir. Kişiler gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmalıdır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre istinaf başvurusu yapıldıktan sonra kişilerin ödemesi gereken harçlar mahkeme veznesine yatırılır. Örneğin iş mahkemesinde açılan bir davada istinaf kanun yoluna başvuru ücreti 1.683,1 TL’dir. Aynı zamanda ödenmesi gereken diğer harç tutarı da istinaf karar harcı olup maktu ya da nispi olarak dava türüne göre belirlenmektedir. Maktu istinaf başvuru harcı ise 615,4 TL olarak belirlenmiştir. Kişiler istinaf başvurularında ödeyecekleri harcı maktu ya da nispi olarak dava konusuna göre belirlendiğinden dosyalarının olduğu mahkeme kalemi ile irtibat kurarak ödemeleri eksiksiz şekilde yapmalıdır.

Hukuk Davalarında İstinaf İncelemesi Neticesinde Verilecek Kararlar

Hukuk mahkemelerinde istinaf başvurusu yapıldıktan sonra Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilecek kararlar çeşitlilik gösterir. Mahkeme tarafından verilecek kararlarda kararda küçük maddi hatalar olduğu takdirde karar düzeltilebilir. Bununla birlikte kararın belirli bir kısmının doğru belirli bir kısmının yanlış olması halinde de kısmen kaldırma / kısmen onama şeklinde kararlar verilebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirlenen durumlar dahilinde aşağıdaki şekillerde kararlar verilebilir:

  • İstinaf başvurusunun usulden reddi kararı: Kişilerin istinaf başvurusunu yapması ancak bu başvurunun süresi içinde yapılmaması halinde veya istinaf başvuru dilekçesinde gerekli şartların bulunmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilir. Bunun dışında istinaf başvurusunun istinaf edilebilir bir karara karşı yapılmamış olması halinde de istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilir. Verilen bu karar ile ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar da kesinleşir.
  • Onama (İstinaf başvurusunun esastan reddi) kararı: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usul ve esas yönünden kararın doğru bulunması halinde onama kararı verilir. Bunun dışında deliller değerlendirilirken ya da hukuki öğretide bir hata bulunmadığı kanaatine varılırsa aynı şekilde karar onanır ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilir.
  • Kararın kaldırılması ve ilk derece mahkemesine dosyanın gönderilmesi: Yürütülen yargılamada ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararda usule ilişkin bir aykırılık, eksik incelemeye dayalı bir karar verilmiş olması halinde kararın kaldırılmasına karar verilir. Bunun dışında deliller eksik toplandıysa ya da yanlış değerlendirildiyse de karar kaldırılır. Kararın kaldırılmasından sonra Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı aynı ilk derece mahkemesine geri gönderebileceği gibi kendisi yeniden de yargılama yapabilir.
  • Kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması: Dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesinde oluşan şartlar dışında dosyadaki delillerin tam olduğu kanaatine varılıyorsa ancak deliller yanlış değerlendirildiyse Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya yeniden görülür. Bu durumda istinaf aşamasında esastan yeni bir karar verilmiş olur bu kararlar davanın kabulü ya da reddi şeklinde olabileceği gibi kısmen kabul kısmen ret şeklinde de olabilir.
hukuk davalarinda istinaf verilecek kararlar
hukuk davalarinda istinaf verilecek kararlar

Hukuk Davalarında İstinaf İncelemesinde Duruşma Açılması

Kural olarak istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılır ancak HMK’nın 353. maddesinde sayılan hallerde duruşma yapılmasına gerek yoktur. Bu madde kapsamı dışındaki hallerde duruşma açılmaması halinde ilgili kişilerin temyiz kanun yoluna başvurması da mümkündür. Bölge Adliye Mahkemesi’nde duruşma yapılacağı zaman davetiyelerde nerede ve ne zaman kişilerin hazır olması gerektiği belirtilir. Ayrıca kişilerin yokluğunda duruşma yapılır.

Bunun dışında mahkemece gönderilen tebligatta kişilerden duruşma için gerekli giderlerin yatırılması da belirtilir. İlgili kişi duruşma için mazeret bildirdiği takdirde de yine giderleri yatırırsa yeni bir duruşma günü belirlenebilir. Başvuru harcının yatırılmaması, ilgilinin duruşmaya gelmemesi, mazeret bildirmemesi gibi hallerde dosyanın halihazırdaki durumuna göre karar verilecektir.

Hukuk Davalarında İstinaf Yoluna Katılma Yolu ile Başvurma Nasıl Olur?

İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, süresi içinde cevap vermekle yetinmeyip bu cevap dilekçesiyle kendine özgü nedenler ileri sürerek istinaf yoluna başvurabilir. Bu başvuru, asıl başvuruya bağımlı bir istinaf yolu başvurusudur. Bu nedenle katılma yolu ile istinaf yoluna başvuru, asıl başvuran taraf başvurusundan feragat eder veya istemi esasa girilmeden önce reddedilirse, hüküm doğurmaz. Çünkü kural olarak asıl istem incelenmezse, ona bağlı olan istemin de incelenmemesi gerekir.

İstinaf yoluna başvuran tarafın istemi esasa girildikten sonra reddedilirse, bu durum katılan tarafın isteminin incelenmesine engel olmaz. Bunun gibi, taraflar bölge adliye mahkemesindeki uyuşmazlığı sona erdirirlerse, katılma yolu ile istinaf yoluna başvuru da etkisini kaybeder. Asıl istinaf yoluna başvuru isteminin esasına girilip inceleme yapılmadan, katılan tarafın istemi hakkında bir inceleme yapılamaz. Kötü niyetli olarak istinaf yoluna başvuran taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.

Hukuk Davalarında İstinaf Hakkından Feragat Edilebilir Mi?

İstinaf hakkı doğmadan taraflar istinaftan feragat edemezler. İstinaf hakkı dolmadan bir hak mevcut olmayacağından feragatte edilemez. İstinaf hakkı doğduktan sonra feragat edilebilir. İlk derece mahkemesinde görülmüş olan davanın taraflarının, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edebilmeleri için; ilâmın kendilerine tebliğ edilmiş olması şartını öngörülmüştür. Böylece, bir hak doğmadan ondan feragat edilemez.

İstinaf hakkı bulunan taraf kanuni süre içerisinde istinaf yoluna başvurmayarak bu hakkından feragat edebilir ya da istinaf yoluna başvurmayacağını açıkça belirterek de feragat edebilir. Bu durumda herhangi bir istinaf başvurusu söz konusu olmayacaktır. Bu şekilde istinaf hakkından feragat edilir ve karşı taraf da istinaf etme hakkını kullanmaz ya da istinaf hakkından feragat ettiğini beyan ederse dosya kesinleştirilir.

İstinaf başvurusu yapıldıktan sonra da feragat edilebilir. İstinaf yoluna başvurduktan fakat bölge adliye mahkemesine gönderilmeden önce feragat edilir ise ilk derece mahkemesi feragat nedeni ile istinaf başvurusunu reddedecektir. İstinaf başvurusu üzerine dava dosyası bölge adliye mahkemesine gönderilmiş, fakat henüz karara bağlanmamışsa istinaf mahkemesi feragat nedeniyle reddedecektir. Yani istinaf mahkemesi dava dosyasını ilk derece mahkemesine göndermeden kendisi ret kararı verecektir.

Hukuk Davalarında İstinaf Başvurusunun İcraya Etkisi ve Eski Hale Getirme

Hukuk davalarında istinaf başvurusunda bulunulması kararların icra edilebilirliğini ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması halinde kararın icrası durmamaktadır. Bu durum kararın geciktirici bir etkiye sahip olmayacağını göstermektedir. Ancak bu durumda bir istisna bulunmaktadır. İstinaf başvurusunun haksız olduğuna kesin kanaat getirildiği takdirde icranın geri bırakılması istemi de reddedilebilir. Bu ret kararı da Bölge Adliye Mahkemeleri’ne aittir. Ancak nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilmez.

Bununla birlikte ilam icra edildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılabilir ve yeniden esas hakkında hüküm kurulabilir. Bu durumlarda ayrıca hüküm kurulmasına gerek kalmadan icra tamamen ve kısmen eski haline iade olunur. Bu durum aynı zamanda Yargıtay tarafından bozulup aleyhine icra takibi yapılan kişilerin hiç veya o kadar borcu olmadığını kesin bir mahkeme kararı ile tahakkuk etmesi halinde de geçerlidir. Ancak bu durumlarda üçüncü şahısların iyi niyetle kazandığı davalara da halel getirmeyecek yani etkisi bulunmayacaktır.


Hukuk Davaları İstinaf Dilekçe Örneği

….. Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi’ne

Gönderilmek Üzere

……. Hukuk Mahkemesi Başkanlığı’na

Dosya No: 20…/… E.  20…/….. K.

İstinafa Başvuran Davacı: İsim Soyisim (T.C.:) (Adres)

Avukatı: Av. Umur YILDIRIM

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya

Konu: Mahkemenizin verdiği ../../.. tarihli ve 20../….. E. 20../…. K. sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurumuzdan ibarettir.

Tebliğ Tarihi:…./…./…. (UETS)

AÇIKLAMALAR

  1. Açıklamalar kısmında, birinci derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırılıklarına ilişkin açıklamalara yer verilmelidir. Ayrıca dava türünün ne olduğu açıklanmalıdır.
  2. Özellikle yargılama esnasında değerlendirilen hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller varsa ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır.
  3. Olayın hukuki nitelendirmesinde yapılan hatalar ayrıntılı şekilde belirtilmelidir. Dosya kapsamındaki tanık ve delillerin iddiayı ispat etmesinin üzerinde durulur.
  4. Birinci derece mahkemesi tarafından verilen ve kesin hüküm niteliği taşımayan ancak son karara esas teşkil eden ara kararlar detaylı bir şekilde açıklanmalıdır.
  5. Karar usul ve hukuka aykırı olup istinaf başvurusunun kabulü ile söz konusu kararın kaldırılarak sanığın beraatına karar verilmesi gerekliliğinden bahsedilmelidir. Bu gerekçelerin dayandığı hususlara atıflarda bulunarak deliller açıklamalı bir şekilde ifade edilmelidir.
  6. Yerel Mahkeme aşamasında talep edilen hususlar doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini ve bu gerekliliğin gerekçelerinden burada bahsedilebilir.

Hukuki Deliller: Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile diğer kanuni deliller

Hukuki Nedenler: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili diğer mevzuat

Sonuç ve İstem: Yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah edilen nedenlerle;

  1. …. Hukuk Mahkemesi’nin ../../20.. tarihli ve 20…/…. E. 20../…. K. sayılı kararına karşı istinaf başvurumuzun kabulüne,
  2. Söz konusu kararın kaldırılarak kurulan kararın kaldırılarak davamızın kabulüne,
  3. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına,

Karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. (Tarih)

            Davacı Vekili

        Av. Umur YILDIRIM

Ara WhatsApp