İcra Hukukunda Tatil ve Erteleme Halleri
İcra hukukunda borçluyu korumak için tatil ve erteleme halleri düzenlenmiştir. İcra hukukunda tatil ve erteleme hallerinde borçluya karşı icra takip işlemleri yapılamamaktadır. Ancak taraf talep işlemlerinin bu süreler içinde gerçekleştirilmesi mümkündür. İcra hukukunda tatil ve erteleme halleri bu nedenle son derece önemli kurumlardandır.
Tatil ve erteleme hallerinde tamamen icra takibi süreci durmamaktadır. Tatil ve erteleme hallerinde duran sadece borçluya karşı yapılan icra takip işlemleridir. İcra takibi sürecinde takibin tarafları, icra organları ve mahkemeler tarafından birçok işlem yapılmaktadır. Ancak bu işlemlerden hepsi icra takip işlemi olmayıp, bazı işlemler taraf takip işlemi olarak kabul edilmektedir. Bir takip işleminin icra takip işlemi olarak kabul edilebilmesi için;
- İcra organları tarafından yapılmalı,
- İşlem mutlaka borçluya yönelik olarak yapılmalı,
- Yapılan takip işleminin alacaklıyı alacak hakkına bir adım daha yaklaştıran ve borçlunun hukuksal durumuna zarar verici niteliğe sahip olmalıdır.
İcra Hukukunda Tatil Halleri
İcra hukukunda tatiller, İcra ve İflas Kanunu’nun 51. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir. İşbu maddeye göre;
- Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen yerlerde gece vakti hasılat haczi mümkündür.
- Tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabileceği gibi muhafaza tedbirleri de alınabilir.
- Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz yapılması caizdir.
- Bir borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için mühlet verilmiş ise, o borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.
Resmi tatil günlerinde de icra takip işlemi yapılamayacaktır. Ancak resmi tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabilmesi bu kuralın istisnasını oluşturur. Aynı şekilde tatil günlerinde muhafaza tedbirleri alınması da mümkündür. Ayrıca, icra ve iflas daireleri ile icra mahkemesinde adli tatil hükümleri uygulanmamakta olup bu sebeple adli tatilin takip hukukuna ve sürelere hiçbir etkisi yoktur.

İcra Hukukunda Erteleme Halleri
Borçlunun özel durumları sebebiyle icra takibinin ertelenmesi gereken hallerdir. Bu haller Kanun’da açıkça düzenlenmiştir.
- Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde:
Madde 52 – Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.
- Borçlunun ölümü halinde:
Madde 53 – Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır. Mirasçılar tarafından kabul ya da red şeklinde bir irade beyanında bulunulmazsa mirasın ret süresi olan 3 ay boyunca icra takip işlemi yapılamaz.
İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa borçlu hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder.
Bu takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyla kabildir
- Borçlunun ağır hasta olması halinde:
Madde 55 – Takip borçlunun mümessil tayin edemeyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmi belge ile tahakkuku lazımdır. Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde hastalığın devamı sırasında da haciz yapılabilir
- Borçlunun asker olması halinde:
Madde 54/a – Askerlik hizmetinin devamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (Uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar hariç) aleyhine takipte, icra memuru, bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu müddet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmeyenler hakkında takibe devam olunur. Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
- Borçlunun tutuklu veya hükümlü olması halinde:
Madde 54 – Mümessili olmayan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet makamına ait olmadıkça, icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmeyen tutuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur. Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
Tatil ve Erteleme Hallerinin Sürelere Etkisi
İcra hukukunda Kanun’da belli süreler öngörülmüştür. Bu süreler, kesin nitelikte ve hak düşürücü sürelerdir. Resmi tatil günlerinde süreler işlemeye devam eder. Sürenin son günü bir resmi tatile denk gelirse, süre kendiliğinden tatili takip eden ilk güne kadar uzamaktadır. Süreler, son günün tatil saatinde bitmiş olur.
Resmi tatil günlerinde süreler işlemeye devam eder. Ancak sürenin son günü tatile denk gelirse süre, tatili takip eden gün tatil saatinde sona erer. Tatil saatlerinin sürenin işlemesine etkisi yoktur; bütün süreler son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.
Erteleme sırasında (İİK m.52-55) süreler işlemeye devam eder. Ancak sürenin son günü bir erteleme gününe rastlarsa süre ertelemenin bitiminden sonra bir gün daha uzatılır. Konkordato mühleti içinde borçluya karşı hiçbir takip işlemi yapılamaz ve başlamış olan takipler de durur. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz. Bir takip işlemi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
İcra ve İflas Kanunu’nda erteleme başlığı altında düzenlenen hallerin sürelerin işlemesine engel olmazken; özel erteleme hallerinde süreler işlememektedir. Erteleme hallerinde ise süreler durmayacaktır. Sürelerin son günü bir erteleme halinin gününe rastlarsa süre ertelemenin bitiminden sonra bir gün daha uzatılır.