Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu ve Cezası – TCK 135. Madde
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, bir kimsenin kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde kaydedilmesidir. Bu suçun oluşması neticeye bağlı olmayıp kişisel verilerin kaydedilmesi hareketi suçun oluşmasında yeteridir. Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu TCK 135. maddesinde düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir:
- Bir kimseye ait kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi. (TCK 135/1)
- Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırkına, ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarıma veya sendikal bağlantılarına ilişkin kişisel verilerinin kaydedilmesi. (TCK 135/2)
Hızla gelişen teknoloji ile beraber kişilere ait verilerin toplanması, kaydedilmesi ve yayılması daha da kolaylaşmıştır. Özellikle sosyal medya platformlarının popülerliği kişilerin özel hayatlarına ilişkin bilgilerin kontrolsüz bir şekilde erişilebilir hale gelmesine neden olmuştur. Bu nedenle kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kullanılmasının önüne geçilmek maksadıyla kişisel verilerin ancak kanunda açıkça belirtilen hallerde ve kişinin açık rızası kapsamında işlenebileceği güvence altına alınmıştır. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ve cezasından (TCK m.135) bahsedeceğiz.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Nedir?
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda, bir kimsenin kişisel verilerinin hukuka aykırı hukuki bir dayanak bulunmaksızın ve kişinin rızası olmaksızın kaydedilmesi şeklinde işlenen suçtur. Suç kapsamında kişilerin özel hayatlarının gizliliği ve kişisel alanlarında tehdit oluşturabilecek kişiler için cezai yaptırım öngörülmüştür.
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ve bu suç için öngörülen ceza 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap “Özel Hükümler” İkinci Kısım “Kişilere Karşı Suçlar” Dokuzuncu Bölüm “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” bölümünün “Kişisel Verilerin Kaydedilmesi” başlığının 135. maddesinde düzenlenmiştir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu konu edinene 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 135. madde metni şu şekildedir:
Madde 135
- Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
- Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.
| Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu | TCK 135.Madde |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 135 |
| Şikâyet | Şikayete tabi değildir, resen soruşturulur. |
| Zamanaşımı | 8 yıldır. |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Tutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir. |
| Uzlaşma | Suç uzlaşmaya tabi değildir. |
| Etkin Pişmanlık | Etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz. |
| İndirim | Şartları varsa 62 indirimi uygulanabilir. |
| Memurluğa Etki | Somut olayın şartlarına göre değişiklik göstermektedir. |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesidir. |
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Şartları
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda, mutlaka neticenin meydana gelmesi gerekmez. Sadece neticenin meydana gelmesi maksadıyla hareket edilmesi yeterlidir. Yani bu suçun oluşması neticeye bağlı olmayıp kişisel verilerin kaydedilmesi şeklinde gerçekleşen hareket suçun meydana gelmesinde yeterlidir. Dolayısıyla kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun şartları şu şekildedir:
- Kişisel verilerin kaydedilmesi hareketinin yasal dayanağı olmamalıdır.
- Kişisel verilerin kaydedilmesinde kişinin rızası olmamalıdır.
- Failini veriyi bilerek ve isteyerek kaydetmesi gerekir.

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Unsurları
- Fail: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun faili hukuka aykırı yollarla bir kimsenin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde kaydeden kişilerdir. Bu suç bakımından özel bir düzenleme yer almamakta olup; suçun faili herkes olabilir. Ancak tüzel kişiler tarafından bu suçun işlenmesi durumunda TCK m.140 uyarınca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilir.
- Mağdur: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun mağduru hukuka aykırı şekilde kişisel verileri kaydedilen kişilerdir. Bu suç kapsamında özel bir düzenleme mevcut olmayıp suçun mağduru herkes olabilmektedir.
- Suçun Hukuki Konusu: Kişinin özel hayatının gizliliği ve kişisel verileri üzerindeki tasarruf hakkı hukuki konusunu oluşturmaktadır. Suçun düzenlenmesiyle birlikte kişilerin özel hayatlarına ilişkin verilerin hukuka aykırı ve izinsiz bir şekilde kaydedilmesinin engellenmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda bireyin kendisine ait kişisel verileri üzerinde tasarruf hakkının da korunması güvence altına alınmıştır.
- Suçun Maddi Konusu: Kişisel veri; kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Tanımdan hareketle kişisel veri ancak gerçek bir kişiye ait olmalıdır. Tüzel kişiler bu kapsamın dışında kalmaktadırlar. Ayrıca kişi belirli veyahut belirlenebilir bir kimse olmalıdır. Bu noktadan hareketle belirli ya da belirlenebilir bir gerçek kişiye ait kişisel veriler suçun hukuki konusunu oluşturmaktadır.
- Manevi Unsur: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Bu suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail hukuka aykırı şekilde kayıt altına aldığı verilerin bir başkasına ait olduğunu bilmelidir. Aksi takdirde suçun manevi unsuru oluşmayacak; dolayısıyla kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun oluştuğundan bahsedilemeyecektir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Cezası Nedir?
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu; iki fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 135. Maddesinde düzenlenmiştir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun cezası; Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesinde belirtildiği üzere; bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır.
- Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Temel Halinin Cezası: Türk Ceza Kanunu’nun 135. Maddesinde yer alan kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun temel hali düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre, kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu işleyen bir kişiye verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir.
- Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Nitelikli Halinin Cezası: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun nitelikli halleri ve bu hallerde verilecek cezalar iki şekilde düzenlenmiştir. TCK’nın 140. maddesine göre suçun kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle, belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında arttırılacaktır.
- Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunda Ağırlaştırıcı Nedenler: Suça konu kişisel verilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda verilecek ceza yarı oranında arttırılacaktır.
- Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun tüzel kişiler tarafından işlenmesi hali TCK madde 140 kapsamında düzenlenmiştir. Maddeye göre suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmektedir.
| Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Cezası | Kanuni Dayanağı |
|---|---|
| TCK 135 Basit Hali Cezası | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. |
| Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Nitelikli Halinin Cezası | TCK m. 137’de düzenlenmiş olup oluşan duruma göre cezanın yarı oranında arttırılması öngörülmüştür. |
| Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunda Ağırlaştırıcı Haller | Maddenin 2. fıkrasında düzenlenmiş olup cezanın yarı oranında arttırılması öngörülmüştür. |

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Örnekleri
- Bir özel hastanede personel olarak çalışmakta olan Barış, görev tanımının dışarısında olmasına rağmen bazı hastaların hastalık bilgilerini, teşhislerini ve kullandıkları ilaçları içeren sistemden verileri kaydetmiş ve kişisel bir dosya oluşturmuştur. Yapmış olduğu bu veri kaydetme işlemi için hastalardan herhangi bir rıza almamış ve kanunen yasal bir dayanağı da bulunmamaktadır. Somut olayda TCK m. 135/2 kapsamında kişisel verilerin kaydedilmesi suçu oluşmuş olup kaydedilen verilerin özel nitelikli veri olması nedeniyle ceza artırımlı olarak uygulanacaktır.
- Özlem apartmanında oturan Orkun, apartmanda yaşayan komşularının ad-soyad, telefon numarası gibi bilgilerini izinsiz bir şekilde toplayarak liste oluşturmuştur. Oluşturduğu listeyi ilerde ticari amaçlarla kullanmak maksadıyla bilgisayarına kaydetmiştir. Orkun’un komşularının bu konuda bilgisi ya da açık rızası bulunmamaktadır. Somut olay kapsamında TCK m 135 kapsamında kişisel verilerin kaydedilmesi suçu oluşmuş olup; Orkun’un bu listeyi ticari amaçlarla kullanıp kullanmadığı suçun oluşmasında önemli değildir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Özel Görünüşleri
- Teşebbüs: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun sırf hareket suçu niteliğinde olması nedeniyle yalnızca kaydetme hareketinin bölünebildiği durumlarda teşebbüs mümkün olabilmektedir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda teşebbüs halinde; somut olaya göre cezanın dörtte birinden üçte birine kadar indirim uygulanır. Ancak uygulamada ilgili suç bakımından teşebbüs hali; gerçekleşmesi ya da kanıtlanması zor olduğundan yok denecek kadar azdır.
- İştirak: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda iştirakin her türlüsü mümkündür. Buna göre suçun işlenmesine ortak olan, yardım eden ya da suçun azmettiricisi olan herkes cezalandırılabilir. Ayrıca kişisel verilerin kaydedilmesi suçu görünüşte özgü suç şeklinde de işlenebilmektedir. TCK madde 137 kapsamında suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi ya da belirli bir meslek ya da sanatın olanaklarından faydalanmak suretiyle işlenmesi hali suçun nitelikli halini oluşturur.
- İçtima: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu bakımından suçların içtimaı hükümlerinin uygulanması mümkündür. Bu nedenle TCK m. 43/1 kapsamında suçun zincirleme suç şeklinde işlenmesi mümkündür. Kişisel verilerin zincirleme suç şeklinde işlenmesi; kişisel verilerin değişik zamanlarda, aynı kişiye ait verileri ayrı ayrı kaydetmesi halinde meydana gelir.
Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı
- Uzlaşma: Uzlaşma müessesi ile amaçlanan bir uzlaştırmacı huzurunda fail ve mağdurun bir araya getirilmek sureti ile aradaki uyuşmazlıkların giderilmesidir. Uzlaştırma kapsamındaki suçlar kanunda sınırlı sayıda belirlenmiş olup kişisel verilerin kaydedilmesi suçu bu suçlar arasında yer almamaktadır. Dolayısıyla kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
- Adli Para Cezasına Çevirme: Adli para cezaları mahkeme tarafından doğrudan verilebileceği gibi verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de mümkün olacaktır. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu kapsamında bir yılın altında hapis cezasına hükmedilmesi halinde gerekli koşullar sağlanmışsa hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Ancak bir yıldan fazla verilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilemez.
- Erteleme: Erteleme kararı kapsamında mahkeme tarafından yargılaması yapılan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kişiye belirli bir hapis cezası da verilmiştir. Ancak mahkeme kişiye vermiş olduğu bu hapis cezasını, kişi ceza infaz kurumuna girmeden, şartlı olarak vazgeçilmesi yoluna gidilebilir. Bu durumda hapis cezasının ertelenmesinden bahsedilecektir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda iki yıl ve daha az hapis cezası verilmiş ve diğer aranan şartlar da oluşmuş ise hapis cezasının ertelenmesi kararı verilebilir.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı: HAGB kararı verilmesi için çeşitli şartların oluşması gerekmekle birlikte bu şartlardan en önemlisi verilen cezanın alt sınırının 2 yılın altında olmasıdır. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda verilen ceza iki yıl veya daha az süreli olması ve diğer şartlarında oluşması halinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi mümkündür.
Soruşturma ve Kovuşturma Evresi
- Soruşturma Evresi: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu şikayete tabi olmadığı için soruşturma resen başlatılır ve yürütülür. Suç kapsamında mağdurların şikayetçi olması bu nedenle şart değildir. Aynı şekilde mağdurların şikayetten vazgeçmesi hali de yürütülen soruşturmayı etkilemeyecektir. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı kişisel verilerin kaydedilmesi suçuna ilişkin yeterli somut delilleri toplar ve yeterli şüpheye ulaşırsa şüpheli şahıs hakkında iddianame düzenler. Aksi takdirde yeterli delil toplanmazsa savcılık tarafından takipsizlik kararı verilecek olup bu karara karşı 2 hafta içerisinde itiraz edilmesi mümkündür.
- Kovuşturma Evresi: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçuna ilişkin düzenlenen iddianamenin mahkeme tarafından kabulü ile birlikte kovuşturma evresi başlar. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda görevli mahkeme; asliye ceza mahkemeleridir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçuna ilişkin yürütülen kovuşturma evresi tamamlandığında sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da somut olay ve mahkemenin takdirine bağlıdır.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda gözaltı kararı verilmesi için kişinin suçu işlediğine ilişkin somut şüphenin olması gerekmektedir. Aksi takdirde gözaltı kararı verilemez. Kişinin kişisel verileri kaydetme suçunu işlediğine ilişkin somut delil ve şüphenin bulunması halinde verilecek gözaltı kararının süresi en fazla 24 saat şeklinde olabilmektedir. Verilen gözaltı kararına karşı Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz yolu açıktır. Gözaltı kararına karşı; gözaltına alınan, gözaltına alınanın; eşi, annesi, babası, kardeşler ve yakın akrabaları itiraz edebilir.
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda tutukluluk tedbirinin de uygulanması mümkündür. Ancak bunun için CMK madde 100 kapsamındaki şartlar aranır. Ancak somut olayın koşulları değerlendirildiğinde kişi hakkında adli kontrol tedbirlerinin uygulanması yeterli görülüyorsa tutuklama tedbirine başvurulamaz. Tutuklama kararına karşı kararı veren sulh ceza hakimliğinin yargı çevresi içerisindeki Asliye Ceza Mahkemesi’ne itiraz etmek mümkündür. Kişi en fazla bir yıl tutuklu kalabilir ve bu süre en fazla altı ay kadar uzatılabilir.
İfade, Savunma ve Yargılama Süreci
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle savcılık makamı suçu ihbar, şikayet ya da re’sen öğrendiği anda soruşturma başlatır ve şüpheli şahsın ifadesini alabilir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu işlediğinden şüphelenilen şahıs öncelikle ifadeye çağrılır. Çağrıya rağmen gelmeyen şahıs hakkında yakalama kararı verilerek ifadesinin alınması için gereken işlemler yapılır. İfade kolluk görevlisi tarafından alınabileceği gibi bizzat cumhuriyet savcısı tarafından da alınabilir.
Kovuşturma aşamasında ise kişi bizzat savunma yapabileceği gibi kendisini bir vekil de temsil edebilir. Sanığın suça ilişkin savunma hakkı kısıtlanmamalı ve adil yargılanma hakkına uygun bir yargılama sürecinin yürütülmesi esastır. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun işlenip işlenmediğine ilişkin lehe ve aleyhe tüm deliller yargılama sürecinde toplanır. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasını etkilemez. Bunun nedeni kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun şikayete tabi bir suç olmamasıdır.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
- Şikayet Süresi: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu şikayete tabi bir suç değildir. Yani suç resen soruşturulur ve kovuşturulur. Ayrıca kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun nitelikli ve ağırlaştırıcı hallerinin de takibi şikayete tabi değildir. Bu nedenle 6 aylık şikâyet süresi bu suç açısından geçerli değildir.
- Zamanaşımı: Zamanaşımı, suçun varlığı devam etmesine rağmen devletin faile yargılama yapamaması veya cezalandırılmaması halidir. Zamanaşımı hakim tarafından resen gözetilir ve talebe bağlı olmadan uygulanır. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda ise zamanaşımı süresi 8 yıl olarak belirlenmiştir.
- Etkin Pişmanlık: Etkin pişmanlık, suç işleyen kimsenin işlediği suçtan pişman olması neticesinde ortaya çıkan bir durumdur. Her suç tipi için etkin pişmanlık söz konusu değildir. Etkin pişmanlık kurumunun uygulandığı suçlar kanunda açıkça gösterilmiş olup kişisel verilerin kaydedilmesi suçu bakımından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz.
- Görevli Mahkeme: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ile ilgili görevli mahkeme, 5235 sayılı Yasanın 10, 11 ve 12. maddesi ile belirlenmiştir. Buna göre ilgili suç için belirlenen görevli mahkeme; kanunda öngörülen cezanın alt sınırı itibariyle Asliye Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun işlendiği yer asliye ceza mahkemesidir. Eğer suç birden fazla yerde işlenmiş ise CMK madde 13 uyarınca bu yerlerden herhangi biri yetkili mahkeme olabilir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Hakkında Mahkeme Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/2773 E., 2013/26643 K. Sayılı Kararı
- Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu
- Türk Ceza Kanunu 135. Madde
“Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; diş hekimi olan sanığın, daha önce kişisel bilgileriyle üye olduğu e-dishekimi.com isimli internet sitesindeki üyeliğinin iptal edilmesinin ardından, adı geçen internet sitesine yeniden üyelik için başvuruda bulunduğu sırada, aynı hastanede diş hekimi olarak görev yapan arkadaşı mağdurun T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, mezun olduğu üniversite ve mezuniyet yılı, mesleği ve diploma numarası, çalıştığı kurum ve yaşadığı şehir bilgilerini sisteme kaydederek, “jasmin” rumuzuyla mağdur adına profil oluşturduğu iddiasına konu olayda,
Mağdurun, herkes tarafından bilinmeyen veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı kişisel verilerini, kimliğini ortaya koyacak biçimde, e-dishekimi.com isimli internet sitesine, onun bilgisi ve rızası dışında, hukuka aykırı olarak kaydeden sanığın sübut bulan eyleminden dolayı TCK’nın 135/1. maddesindeki kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmediğinden bahisle ve salt TCK’nın 136/1. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle, sanık hakkında beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2013/3786 E., 2013/6670 K. sayılı Kararı
- Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu
- Türk Ceza Kanunu 135. Madde
“…Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.12.2012 gün ve 2010/465 Esas, 2012/315 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re’sen de temyize tâbi hükümlerin ONANMASINA, Sanık hakkında müstehcenlik ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise; Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın, 7 yaşında olan mağdurenin çıplak ve cinsel ilişki pozisyonundaki görüntülerini cep telefonuyla çekip kaydederek bu görüntüleri başka kişilere gönderme şeklindeki eyleminin TCK.nın 44. maddesindeki düzenleme karşısında bir bütün olarak, çocuğun müstehcen görüntülerin üretiminde kullanılması suretiyle müstehcenlik suçunu oluşturduğu halde TCK.nın 226/3-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 226/3-2. cümle gereğince ve ayrıca kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan da yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi…”
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Suç Duyurusu Dilekçesi
(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
Müşteki: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)
Vekili: Av. Umur YILDIRIM – Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya
Şüpheli: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)
SUÇ: Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu (TCK Madde 135)
Suç Tarihi: …/…/…
Suç Yeri: (…)
Konu: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu kişisel verilerin kaydedilmesi suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.
AÇIKLAMALAR
- Giriş kısmında müvekkilin kim olduğu, şüpheli şahsın kim olduğu, tarafların nasıl tanıştığı ve iletişime geçtiği gibi hususlar ayrıntılı olarak anlatılır. Bununla birlikte suç nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi-manevi zarar da giriş kısmında özetlenebilir.
- Şüpheli şahsın, suça yönelik eylemlerinin ne şekilde işlediği ayrıntılı olarak anlatılır. Yaşanılan olaydan bahsedildikten sonra ayrıntılı olarak deliller sunulur. Aynı zamanda ek olarak bu delillerin sunulması gerekmektedir. (Örneğin Ankara ili XXX ilçesi XXX adlı hastanede görevli personel, hastanedeki hastaların kayıtlarını görevi kapsamında olmamasına rağmen kaydetmekte ve bu hususta hastaların açık rızasını da almamaktadır. Türk Ceza Kanunumuzun 135. maddesinde düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun işlendiği kuvvetle muhtemeldir.)
- Sonuç kısmında ise dilekçenin ekinde yer alacak deliller toparlanır. Gerekli görüldüğü takdirde suça ilişkin açıklamalara ve mahkeme kararlarına yer verilir.
Hukuki Sebepler: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.
Hukuki Deliller: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.
Sonuç ve İstem: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)
Müşteki Vekili
Av. Umur YILDIRIM
(e-İmza)
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
- Kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan kaç yıl ceza alınır?
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişinin kişisel nitelikteki verilerini hukuka aykırı bir biçimde bilerek ve isteyerek kaydedilmesi ile oluşmaktadır. Bu suçun basit halinin (TCK m. 135) gerçekleşmesi durumunda faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Suçun TCK m. 135/2 kapsamında ağırlaştırıcı nedenleri somut olayda gerçekleşmişse verilen ceza yarı oranında arttırılır. TCK m.137 kapsamında ise suçun nitelikli halleri düzenlenmiş olup somut olayda suçun nitelikli halleri gerçekleşmişse ceza yarı oranında arttırılacaktır. Tayin edilecek ceza somut olayın koşullarına göre net olarak belirlenir.
- Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun oluşması için zarar doğması şart mıdır?
Hayır, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu hukuka aykırı şekilde kaydetme işleminin gerçekleşmesi ile tamamlanmaktadır. Suçun; kaydedilen verilerin paylaşılması, kullanılması ya da mağdura zarar verilmesi gibi şartları mevcut değildir.