Yazı

Koruma Tedbiri ve Uzaklaştırma Kararı

Şubat 6, 2026

Koruma tedbiri ve uzaklaştırma kararı 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen hızlı ve etkili bir önlemdir. Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbirler alınabilmektedir.

Şiddete maruz kalan veya şiddete maruz kalma tehlikesi olan herkes bu kanun kapsamında öngörülen tedbirleri ilgili mercilere müracaat ederek talep edebilir. İlgi merci somut olayın özelliğine göre bu kanunda sayılan tedbirlerden birine, birkaçına veya hakim olaya uygun göreceği benzer önleyici tedbirlere hükmedebilir. Kanun koyucu bu yasa kapsamında alınabilecek tedbirleri koruyucu ve önleyici tedbirler olarak ikiye ayırmış, koruyucu tedbirlerin mülki amir ve hakim tarafından verilmesi, önleyici tedbirlerin ise hakim tarafından verilmesi ilkesini benimsemiştir. Tedbir kararı;

  • Hakim,
  • Mülki amir ve
  • Bazı hallerde kolluk amiri tarafından verilebilmektedir (Kolluk, polis, jandarma ve sahil güvenlik olup; kolluk amirleri ise hakkında tedbir kararı verilen kişinin ikametgahı veya bulunduğu ya da tedbirin uygulanacağı yerdeki Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü veya Sahil Güvenlik Komutanlığındaki amirdir)

Hakim koruyucu ve önleyici tedbir kararı, mülki amir koruyucu tedbir kararı, kolluk amiri ise bazı durumlarda koruyucu ve önleyici tedbir kararı verebilmektedir. Tedbir kararlarının ivedilikli olması hayati önem taşıdığından kararlar en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hakiminden, mülki amirden veya kolluk biriminden talep edilebilmektedir. Mağdur için verilecek koruyucu ya da önleyici tedbir kararını hakimin, mülki amirin, kolluk amirinin verebiliyor olması mağdurun işini kolaylaştırmaktadır. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu makalemizde “koruma tedbiri ve uzaklaştırma kararını” ele alacağız.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Koruma Tedbiri Nedir?

Koruma tedbiri, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru kişilerin korunması için hakim veya mülki amir tarafından hükmedilebilen, şiddet mağduru kişinin korunmasını sağlayan tedbirlerdir. Koruma tedbiri ile şiddet mağduru olan veya şiddet görme tehlikesi altına olan kişinin, bu tehlikeyi yaratan ve şiddet uygulayan kişiden ve ortamdan korunması sağlanır. Koruma tedbiri, hızlı sonuç doğuran ve telafisi imkansız sonuçları önleyen etkili bir önlemdir. Koruma tedbiri kararı, şiddete maruz kalan veya şiddete maruz kalma tehlikesi bulunan;

  • Kadınlar
  • Çocuklar
  • Aile bireyleri
  • Tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişiler için verilebilir.

Tek taraflı ısrarlı takip mağduru; şiddet uygulama tehlikesi bulunan veya şiddet uygulayan kişi veya ayrıldığı sevgilisi, eşi tarafından sürekli takip edilen, izlenen ve bu davranışlar nedeniyle korku duyan, kendini güvensiz hisseden kişileri ifade eder. Şiddet gören, şiddet görme tehlikesi altında bulunan herkes, koruma tedbirlerden yararlanabilir. Bu şekilde davranışlarla karşılaşan her kişi cinsiyeti fark etmeksizin koruma tedbiri talebinde bulunabilir.

İlgili Makale: Meşru Müdafaa
koruma tedbiri uzaklastirma karari nedir
koruma tedbiri uzaklastirma karari nedir

Koruyucu ve Önleyici Tedbir Kararları

6284 sayılı Kanun kapsamında verilebilecek tedbir kararları iki ana başlık altında koruyucu ve önleyici tedbir kararları olarak düzenlenmiştir. Koruyucu tedbir kararlarını hem mülki amir hem de hakim verebilecekken önleyici tedbir kararlarına sadece hakim hükmedebilecektir. Bununla birlikte gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amir tarafından verilecek bazı koruyucu tedbirler ile hakim tarafından verilecek bazı önleyici tedbirlerin kolluk amirlerince de alınması mümkündür.

Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde tedbirin niteliğine göre mülkî amirin veya hakimin onayına sunar. Mülkî amir tarafından kırksekiz saat içinde, hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar. 6284 sayılı Kanun’un 3. ve 4. maddesinde hükmedilebilecek koruyucu tedbir kararları, 5. maddesinde ise hükmedilebilecek önleyici tedbir kararları tek tek sayılmıştır. Hakim veya mülki amir somut olayın özelliğine göre bu sayılan tedbir kararlarının birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hükmedebilir.

Koruyucu tedbir kararının verilebilmesi için delil, tanık ya da belge aranmamakta, şiddetin uygulanıp uygulanmadığına ya da şiddet uygulama ihtimalinin olup olmadığına bakılmamaktadır. Ancak önleyici tedbir kararı için delil ya da belge aranıp aranmayacağına ilişkin Yasa’da bir düzenleme bulunmamaktadır. Hukukumuzda ‘Herkes iddiasını ispatla mükelleftir’ genel kuralı uyarınca Yasa’da aksi bir durum belirtilmediğinden önleyici tedbir kararları için delil, belge aranacağı kabul edilebilir. Dolayısıyla, hakim mevcut durumdaki delil ve belgeleri değerlendirerek duruma göre gecikmeksizin önleyici tedbir kararı vermelidir.

Ayrıca, Yasa’da tedbir kararına evrak üzerinden mi yoksa duruşmalı olarak mı karar verileceği konusunda bir düzenleme yoktur. Buna bağlı olarak, bir zorunluluk, şart öngörülmediğinden tedbir kararı vermek için duruşma yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Tedbir kararı evrak üzerinden de verilebilmektedir. Burada önemli olan kararın verilmesinin, Yasa’nın amacına ulaşmayı engelleyecek şekilde geciktirilmemesidir.

6284 Sayılı Kanun kapsamında verilebilecek tedbir kararları iki ana başlık altında koruyucu ve önleyici tedbir kararları olarak düzenlenmiştir. 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında iki çeşit koruma tedbiri kararı vardır. Bunlardan ilki koruyucu tedbiri kararı ikincisi ise önleyici tedbir kararıdır;

  • Kararı veren makamlar bakımından da koruma tedbiri kararları ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan ilki mülki idari amir (vali veya kaymakam) diğeri ise aile mahkemesi (aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemeleri) tarafından verilen koruma tedbiri kararlarıdır.
  • Koruyucu tedbir kararlarını hem mülki amir hem de hakim verebilecekken önleyici tedbir kararlarına sadece hakim hükmedebilecektir.
  • İdari koruma tedbiri kararlarında esas yetki mülki idari amirdir. Fakat gecikmesinde sakınca olan hallerde kolluk amiri de koruma tedbiri kararı verebilir.
  • İlgili Kanun’un 3. ve 4. maddesinde hükmedilebilecek koruyucu tedbir kararları, 5. maddesinde ise hükmedilebilecek önleyici tedbir kararları tek tek sayılmıştır. Hakim veya mülki amir somut olayın özelliğine göre bu sayılan tedbir kararlarının birine veya birkaçına birden hükmedebilir.
  • Koruyucu tedbir kararının verilebilmesi için delil, tanık ya da belge aranmamakta, şiddetin uygulanıp uygulanmadığına ya da şiddet uygulama ihtimalinin olup olmadığına bakılmamaktadır. Ancak önleyici tedbir kararı için delil ya da belge aranıp aranmayacağına ilişkin Yasa’da bir düzenleme bulunmamaktadır.
  • Hukukumuzda ‘Herkes iddiasını ispatla mükelleftir’ genel kuralı uyarınca Yasa’da aksi bir durum belirtilmediğinden önleyici tedbir kararları için delil, belge aranacağı kabul edilebilir. Dolayısıyla, hakim veya kolluk amiri mevcut durumdaki delil ve belgeleri değerlendirerek duruma göre gecikmeksizin önleyici tedbir kararı vermelidir.

Koruyucu Tedbir Kararları

Şiddet mağduru veya şiddete uğrama tehlikesi altında bulunan kişilerin talebi üzerine veya resen, şiddet uygulayanlar hakkında hakim, kolluk görevlileri ve mülki amirler tarafından, verilecek tedbir kararlarına “koruyucu tedbir” denilir. Koruyucu tedbir yoluyla, şiddet mağduru veya şiddete uğrama tehlikesi altında olan kişilerin güvenliği ve korunması amaçlanmaktadır.

  • Kolluk Tarafından Verilen Koruyucu Tedbir Kararı

Bu Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere mülkî amir tarafından karar verilebilir:

a) Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması.

b) Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması.

c) Psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi.

ç) Hayati tehlikesinin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması.

d) Gerekli olması hâlinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, kişinin çalışması hâlinde ise iki aylık süre ile sınırlı olmak kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek kaydıyla Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkanının sağlanması.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, (a) ve (ç) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk iş günü içinde mülkî amirin onayına sunar. Mülkî amir tarafından kırk sekiz saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

  • Hakim Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbir Kararları

Bu Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:

a) İşyerinin değiştirilmesi.

b) Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.

c) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.

ç) Korunan kişi bakımından hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.

koruma tedbiri uzaklastirma karari suresi
koruma tedbiri uzaklastirma karari suresi

Önleyici Tedbir Kararı Nedir?

Şiddete uğrayan veya şiddet uğrama tehlikesi bulunan kişinin bu şiddete maruz kalmaması için kanunda sayılan önleyici tedbir kararlarına hükmedilebilir. Önleyici tedbir kararının çeşidi, niteliği tamamen hakimin takdirine bırakılmış olup hakim somut olayın özelliklerine göre uygun gördüğü benzer tedbirlere de hükmedebilecektir.

  • Hakaret ve Tehdit Yasağı
  • Evden Uzaklaştırma
  • Adrese Yaklaşmama
  • Çocukla Görüşmenin Refakatçi Eşliğinde Yapılması
  • Çocuklara Yaklaşma Yasağı
  • Eşyalara Zarar Verme Yasağı
  • İletişim Kurma Yasağı
  • Silah Teslimi
  • Alkol ve Uyuşturucu Kullanma Yasağı
  • Sağlık Kuruluşuna Başvurma ve Tedavi

Hakim Tarafından Verilecek Önleyici Tedbir Kararları

Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:

a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması. (Hakaret ve Tehdit Yasağı)

b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi. (Evden Uzaklaştırma)

c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması. (Adrese Yaklaşmama)

ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması. (Çocukla Görüşmenin Refakatçi Eşliğinde Yapılması)

d) Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması. (Çocuklara Yaklaşma Yasağı)

e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi. (Eşyalara Zarar Verme Yasağı)

f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi. (İletişim Kurma Yasağı)

g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi. (Silah Teslimi)

ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.

h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması. (Alkol ve Uyuşturucu Kullanma Yasağı)

ı) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması. (Sağlık Kuruluşuna Başvurma ve Tedavi)

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hakimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

Bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hakim, Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile Medeni Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir. Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan ya da katkıda bulunan kişi ise Medeni Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.

Tedbir Kararının Verilmesi

Tedbir kararı, ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet Savcısının başvurusu üzerine verilir. Tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hakiminden, mülki amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir. Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hallerde, resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, bu tedbirlerin kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilebilir. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir.

Tedbir kararı, korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Tedbir talebinin reddine ilişkin karar ise sadece korunan kişiye tebliğ edilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ilgili kolluk birimi tarafından verilen tedbir kararı şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir. Tedbir kararının tefhim ve tebliğ işlemlerinde, tedbir kararına aykırılık hâlinde şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarı yapılır.

Gerekli bulunması hâlinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya resen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgileri, tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur. Yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.

  • Tedbir Kararına İtiraz

Tedbir kararlarına karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir. Hakim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hakimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin gönderilir. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve verilen karar kesindir.

  • Tedbir Kararının İhlali

Şiddet uygulayan veya şiddet uygulama tehlikesi yaratan kişinin hakkında verilen tedbir kararını ihlali halinde, fiilin suç olarak düzenlenen bir eylem olması halinde dahi hükmedilen tedbir ihlal edildiği için ihlal eden kişi hakkında zorlama hapsine hükmolunur. Zorlama hapsinin süresinin tayininde ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına dikkat edilir ve hakim kararıyla şiddet uygulayana üç günden on güne kadar zorlama hapsi verilir. Aleyhine tedbir kararı verilen kişinin, işbu tedbir kararını her ihlalinde, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hakim tarafından zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadar çıkarılabilir. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez. Zorlama hapsi seçenek yaptırımlara çevrilemez ve adli sicile de işlemez.

Uzaklaştırma Kararı Nedir?

Uzaklaştırma kararı 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da kabul edilen bir koruma tedbiridir. Şiddete uğrayan/uğrama ihtimali bulunan kişiler kadın, erkek fark etmemektedir. Bu kişiler aile mahkemesi hakimine, karakola ya da Cumhuriyet savcılığına bu tehlikeyi ya da yaşadığı şiddeti anlatabilir. Ardından talebi halinde kişiye koruma kararı verilebilir. Uzaklaştırma kararı koruma kararının bir uzantısı olarak kabul edilebilir. Ancak uzaklaştırma kararı aile mahkemesi hâkimi tarafından verilebilir.

Şiddete uğrayan kişi ya da şiddete uğrayacağını düşünen kişi kadın, erkek, çocuk ve diğer aile bireyleri olabilir. Bu kişiler en hızlı hangi hakime ulaşabiliyorsa o hakimden koruma kararı verilmesini talep eder. Uzaklaştırma kararı kişinin yaşadığı konutu, iş yerini, okulunu, yakınlarının evlerine yaklaşılmaması ifade eder. Bunun dışında mağdurun telefondan, sosyal medyadan ya da mektup gibi diğer yollardan rahatsız edilmemesi hususunu da kapsamaktadır. Kişi hakkında uzaklaştırma kararı verilebilmesi için aşağıdaki şartlar gerçekleşmelidir:

  • Şiddete uğrayan ya da uğrama ihtimali olan kişi yetkili makamlara dilekçe ile başvuru yapmalıdır.
  • Yetkili makamlar; Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), Aile Mahkemesi, Kolluk Kuvvetleri, Cumhuriyet Savcılıkları olmalıdır.
  • Dilekçenin içeriğinde uygulanan şiddet ya da uygulanma ihtimali olan şiddet hakkında açık bilgiler yer almalıdır.
  • Darp raporunun dilekçe ile verilmesi şart olmamakla birlikte verilmesi avantajlıdır.

Uzaklaştırma Kararı Hangi Hallerde Verilir?

Uzaklaştırma kararı, öncelikle şiddet gördüğü kesin olarak bilinen ve darp raporu ile veya başka bir şekilde kanıtlanan kimselere verilir. Şiddet yalnızca fiziksel bir olgu değildir, ekonomik ya da psikolojik şiddetler de uzaklaştırma kararının konusu olabilir. Bu kapsamda fiziksel şiddet yanında aşağılama, hakaret, küçük düşürücü sözlere maruz kalma gibi psikolojik şiddet ve ortak mal, konuta zarar verme gibi ekonomik şiddet durumlarında uzaklaştırma kararı alınabilir.

Uzaklaştırma kararı verilebilmesi için kişinin mutlaka şiddet görmüş olması gerekmez. Şiddete maruz kalma tehlikesi olan kişiler de uzaklaştırma kararı alabilirler. Ayrıca ısrarlı takiple mağdur olan kişiler için de uzaklaştırma kararı verilebilir. Tek taraflı ısrarlı takip mağduru; şiddet uygulama tehlikesi bulunan veya şiddet uygulayan kişi tarafından sürekli takip edilen, izlenen ve bu davranışlar nedeniyle korku duyan, kendini güvensiz hisseden kişileri ifade eder.

koruma tedbiri uzaklastirma karari nedir
koruma tedbiri uzaklastirma karari

Uzaklaştırma Kararı Şartları

Kişi hakkında uzaklaştırma kararı verilebilmesi için aşağıdaki şartlar gerçekleşmelidir:

  • Uzaklaştırma kararı alınabilmesi için öncelikle ilgili mercilere dilekçeyle başvurulması gerekmektedir. Şiddete uğrayan ya da uğrama ihtimali olan kişi yetkili makamlara dilekçe ile başvuru yapmalıdır. Yetkili makamlar; Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), aile mahkemesi, kolluk kuvvetleri, cumhuriyet savcılıklarıdır. Şiddete maruz kalan veya şiddete maruz kalma tehlikesi içinde olan kişi ŞÖNİM, kolluk kuvvetleri, Aile Mahkemeleri ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına dilekçeyle başvuru yaparak uzaklaştırma kararı verilmesini talep edebilir. Başvuru sırasında herhangi bir ücret yani harç ödenmez
  • Dilekçenin içeriğinde uygulanan şiddet ya da uygulanma ihtimali olan şiddet hakkında açık bilgiler yer almalıdır. Yapılan başvuruda şiddetin belgelenmesi şart değildir. Darp raporunun dilekçe ile verilmesi şart olmamakla birlikte verilmesi avantajlıdır. Ancak uygulamada şiddet mağduru olan veya şiddet tehlikesi altında olan kişinin, kendisine en yakın karakola müracaat etmesi halinde kişiye 6284 sayılı Kanun kapsamında uygulanabilecek tedbirlerin yer aldığı bir form verilir ve kişi o anki korku halinde dilekçe ile olayı anlatmaya çalışmadan koruma kararı verilmesi talebinde bulunabilir.

Şiddet mağduru olan kişinin talebinin ilgili mercilere ulaşması ile uzaklaştırma kararının ne kadar süre ile verileceği kararlaştırılır. Uzaklaştırma kararı aile mahkemesi hâkimi tarafından verilebilir. Uzaklaştırma kararı duruşma yapılmadan ivedi bir şekilde verilir. Uzaklaştırma kararının talep edildiği bu süreçte karşı taraf kişiye baskı yapmaya ya da tehdit etmeye devam etmekteyse tekrardan talepte bulunulabileceği gibi sürecin hızlanması için ilgili kurum ya da kişilerle görüşme sağlanarak da durumun ivediliği izah edilebilir.

Uzaklaştırma Kararı Kimlere Verilir?

Uzaklaştırma kararı her ne kadar 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile hukuk sistemimize girse de mağdurlar için herhangi bir kadın-erkek ayrımı yapılmamaktadır. Ayrıca mağdurun dini, evli-bekar olması, cinsel tercihi de kişi hakkında uzaklaştırma kararı verilmesinde bir değişiklik yaratmamaktadır. Uzaklaştırma kararı kısaca şu kişiler için verilebilir:

  • Kadınlar,
  • Erkekler,
  • Çocuklar (Aile bireylerinden şiddet görüyorsa)
  • Diğer aile bireyleri,
  • Israrlı takip mağdurları,
  • Aynı evde birlikte yaşayan kişiler (Evde yaşayan diğer kişiden şiddet görüyorsa)
  • Aralarında evlilik birliği bulunmayan kişiler (Sevgili, arkadaş vs.)
  • Komşular

Uzaklaştırma kararı verilmesi için kişilerin evli-bekar olmalarının bir önemi yoktur. Uzaklaştırma kararı talep edilebilmesi için tarafların evli olması şart değildir. Eğer ki kişiye sevgilisi şiddet uyguluyorsa veya şiddet uygulama tehlikesi varsa ve ısrarlı takibe maruz kalıyorsa kişi sevgilisi için de uzaklaştırma kararı talep edebilir. Yani hem sevgilisi hem eski sevgilisi hem de kocası/karısı için kişi uzaklaştırma kararı talep edebilir. Uzaklaştırma kararı alınabilmesi için şiddet tehlikesi altında olan kişinin şiddet uygulayan veya şiddet uygulama tehlikesi bulunan kişi ile aynı konutta yaşama şartı bulunmamaktadır. Israrlı takibe maruz bırakan, şiddet uygulayan veya şiddet uygulama tehlikesi bulunan komşular için de uzaklaştırma kararı alınabilir.

  • Sevgiliye Uzaklaştırma Kararı

Uzaklaştırma kararı talep edilebilmesi için tarafların evli olması şart değildir. Eğer ki kişiye sevgilisi şiddet uyguluyorsa veya şiddet uygulama tehlikesi varsa ve ısrarlı takibe maruz kalıyorsa kişi sevgilisi için de uzaklaştırma kararı talep edebilir.

  • Komşuya Karşı Uzaklaştırma Kararı

Israrlı takibe maruz bırakan, şiddet uygulayan veya şiddet uygulama tehlikesi bulunan komşular için de uzaklaştırma kararı alınabilir. Bu uzaklaştırma kararı da Aile Mahkemesi hakiminden talep edilmektedir.

Uzaklaştırma Kararının İhlal Edilmesi

Uzaklaştırma kararı verildikten sonra, hakkında uzaklaştırma kararı verilen kişi korunan kişinin evine, iş yerine vs. belli bir mesafede yaklaşmamalıdır. Hakkında uzaklaştırma kararı verilen kişi yaklaşmaması gereken yerlere yaklaşır ya da mağdurla sosyal medya, SMS gibi yollarla iletişime geçmeye çalışırsa uzaklaştırma kararını ihlal ediyor demektir. Bu ihlal nedeniyle kolluk kuvvetleri kişi hakkında tutanak tutar ve Cumhuriyet savcılığına gönderir. Cumhuriyet savcılığı da kendisine gelen tutanağı aile mahkemesine gönderir.

Uzaklaştırma kararı ihlal edilirse, kararı veren aile mahkemesi kişi hakkında 3 ila 10 günlük tazyik hapsine karar verir. Hakim bu kararı verirken kişi şiddet uygulamış mı yoksa şiddet uygulama ihtimali mi bulunuyor inceler. Bunun dışında kişinin uzaklaştırma kararını nasıl ihlal ettiği de önemlidir. Tazyik hapsi, kişinin yapması gereken bir yükümlülüğe aykırı davranması sonucunda bu yükümlülüğü yerine getirmesini sağlamak için zorlanmasıdır. Eğer kişi ihlal hareketini birden çok kez yapmışsa hakkında bu kez 15 gün ila 30 gün arasında tazyik hapsine hükmedilir. Ancak burada bir sınırlama vardır, tazyik hapsinin süresi en fazla 6 ay olmaktadır. Son olarak bu karar yani tazyik hapsi para cezasına çevrilmemektedir.

Uzaklaştırma Kararının Süresi ve Tebliğ

Uzaklaştırma kararı için yasada belli bir süre öngörülmemiştir. Ancak ivedilikle yani hızlı bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle şikayetten sonra uzaklaştırma kararı verilmesi uygulamada genel olarak 1 gün sürmektedir. Uzaklaştırma kararının ne kadar verileceği hakkında kanunda herhangi bir süre öngörülmemiştir. Ancak bir üst limit belirlenmiştir. Yasaya göre uzaklaştırma kararı en fazla 6 ay süre ile verilebilir. Uzaklaştırma kararı talep edildikten sonra verilen karar altı aydan az ise uzaklaştırma kararının süresi dolmadan önce tekrar başvurmak suretiyle uzaklaştırma kararının uzatılması talep edilebilir.

Eğer uzaklaştırma kararı ihlal edilmişse ya da kararın süresi bitmeden tekrar şiddet uygulanmışsa, şiddet ihtimali oluşmuşsa uzaklaştırma kararı uzatılabilir. Bu uzatma için herhangi bir sınır bulunmamaktadır, bu da en az 6 ay olan uzaklaştırma kararının istisnasını oluşturur. Yani ayrı ayrı verilen uzaklaştırma kararlarının toplamı 6 ayı geçebilir. Örneğin 4 aylık bir uzaklaştırma kararı verildikten sonra kişi hakkında tekrar 3 aylık bir uzaklaştırma kararı verilebilir. Bu durum da kişi hakkında toplam 7 aylık bir uzaklaştırma kararı verilmesi sonucunu doğurur. Uzaklaştırma kararının uzatılması talebi kolluk kuvvetlerine yapılamaz. Uzatma talebinin Aile Mahkemesi hakiminden talep edilmesi gerekmektedir. Aile Mahkemeleri şiddet riskinin devam etmesi nedeniyle genellikle uzaklaştırma kararının uzatılması talebini kabul ederek uzaklaştırma kararının süresi uzatmaktadır.

Uzaklaştırma kararının uzatılması talebi kolluk kuvvetlerine yapılamaz. Uzatma talebinin Aile Mahkemesi hakiminden talep edilmesi gerekmektedir. Aile Mahkemeleri şiddet riskinin devam etmesi nedeniyle genellikle uzaklaştırma kararının uzatılması talebini kabul ederek uzaklaştırma kararının süresi uzatmaktadır.

Polis Uzaklaştırma Kararı Verebilir Mi?

Uzaklaştırma kararı, önleyici bir koruma tedbiri kararı olduğu için ancak hakim tarafından verilebilmektedir. Bu uzaklaştırma kararını verebilecek kişi Aile Mahkemesi hakimidir. Kanunda bu duruma bir istisna getirilmiştir. Aile mahkemesi hakiminin vereceği koruma kararının alınmasında yüksek derecede acillik durumu söz konusu ise ve gecikmesinde sakınca varsa bu kararı kolluk amiri de alabilir.

Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hakimin onayına sunar. Hakim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar. Hakim tarafından onaylanan tedbirler hakkında mahkeme kararı verilir. Bu karar ilgililere tebliğ edilir. Hakim tarafından onaylanan tedbirlerin süresinin uzatılması, tedbir kararına itirazlar işbu mahkemeye yapılır.

Uzaklaştırma kararı hakim tarafından, “değişik iş” ismi verilen ayrı bir dosyalama sistemi üzerinden verilmektedir. Bu uzaklaştırma kararı verilen değişik iş dosyaları, UYAP sisteminde görünmemektedir. Bu sebeple uzaklaştırma kararının adliyeden sorgulanması gerekmektedir. Ancak taraflar arasında devam eden bir boşanma davası mevcutsa ve boşanma davası dosyasından koruma tedbiri niteliğindeki uzaklaştırma  kararı verilmişse bu halde UYAP vatandaş portal sistemi üzerinden uzaklaştırma kararı sorgulaması yapılabilecektir. Ancak diğer hallerde açıkladığımız üzere uzaklaştırma kararları değişik iş dosyası şeklinde dosyalama yapıldığı için kararların  e-devlet üzerinden görünmesi mümkün değildir.

Uzaklaştırma Kararının Uzatılmasının Talep Edilmesi Dilekçesi

(…) AİLE MAHKEMESİ’NE7

Dosya No: 2024/0000

Davacı: (Ad-Soyad- T.C.)

Vekili: Av. Umur YILDIRIM

Davalı: (Ad-Soyad-T.C.)

Vekili: (Ad-Soyad)

Konu: Koruma tedbirinin uzatılması talebimizi havidir.

AÇIKLAMALAR

  1. Yukarıda numarası yazılı dosya kapsamında müvekkilimin aralarında boşanma davalarının devam etmekte olduğu eşi …….. hakkında daha önce alınmış olan uzaklaştırma kararının, şikayet olunanın yoğun bir şekilde devam ettirdiği tehdit ve baskıları dolayısıyla uzatılması için başvurmamız gerekmiştir.
  2. Müvekkilim ile şikâyet olunan arasındaki boşanma davası hâlihazırda devam etmekte olup, şikâyet olunan müvekkilime pek yakın ve hatta aynı muhitte bir ev kiralamış olup, sürekli olarak müvekkilimin sokağından geçerek kendisini göstermektedir. Bu nedenle müvekkilim korku duyması dolayısıyla dışarı dahi çıkamamaktadır.
  3. Şikayet olunan müvekkilime karşı hâlihazırda ölüm tehditlerinde bulunmakta ve ortak tanıdıkları aracılığıyla müvekkilime haberler göndermektedir. Müvekkilim ise yaşının ileri olması ve rahatsızlıkları nedeniyle kendisini savunabilecek bir durumda değildir. Müvekkilim şikâyet olunanla geçirdiği evlilik birliği süresince şiddete maruz kalmıştır. Ortada müvekkilimin hayatına yönelik ciddi bir tehlike bulunması sebebiyle Sayın Mahkemenizce 3 ay süre ile tedbir kararı verilmiş olup, bu kararın süresi …./…./…. tarihinde dolacaktır. Müvekkilim bu süre zarfında eşinin kendisine bir şey yapacağından endişe duymaktadır.
  4. Şikayet olunan eş, tedbir kararı süresi içerisinde dahi müvekkilim ve ailesinin huzurunu bozmaya yönelik fiillerine devam etmektedir. Müvekkilimi yakınları ile haber göndererek bile huzursuz eden eşinin müvekkilime bir kötülük yapması muhtemel olup, yaşadığı endişeler sebebi ile koruma kararı süresinin uzatılması için Sayın Mahkemenize başvurma gereği doğmuştur.
  5. Tüm bu sebeplerle müvekkilim can güvenliğinden şüphe ederek, şikâyet olunanın eylemleri gerçekleştirerek kendisine bir şey yapmasından korktuğundan ve huzuru bozulduğundan dolayı, verilen kararın uzatılması için Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu hâsıl olmuştur.

Netice ve Talep: Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve Savcılığınızın resen gözeteceği nedenlerle,

  • Karşı taraf hakkında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında hükmedilen 6284 sayılı kanun m. 5/a,c,d tedbirlerinin en az 6 ay süre ile uzatılmasına karar verilmesini,

İvedilikle karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. (Tarih)

                      Davacı Vekili

            Av. Umur YILDIRIM


Uzaklaştırma Kararı Hakkında Yargıtay Kararları

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/20286 E. 2021/16925 K. ve 08.12.2021 Tarihli Kararı

Dosya kapsamına göre, eşine karşı şiddet uygulayan … hakkında İstanbul 14. Aile Mahkemesi’nce verilen 30/04/2020 tarihli tedbir kararının ihlal edildiği gerekçesiyle 3 gün zorlama hapsine tabi tutulmasına karar verilmiş ise de,

Vekilinin 6284 sayılı Kanun kapsamında ortak yaşanan … adresindeki konutun müvekkiline tahsis edilmesine, karşı tarafın ve yakınlarının anılan adreste bulunan konuta ve müşterek çocuğun bulunduğu diğer yerlere yaklaşmamasına, karşı tarafın müşterek çocuk ile kişisel ilişkinin kaldırılmasına, karşı tarafın müvekkilini ve yakınlarını iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine, karşı tarafın müvekkiline ve müşterek çocuğa karşı şiddet, tehdit ve hakarette bulunmasının önlenmesine ve karşı tarafın müvekkilinin şahsi eşyalarına ve ortak ev eşyalarına zarar vermesinin önlenmesine yönelik tedbirlere hükmedilmesi talebi üzerine, İstanbul 14. Aile Mahkemesi’nin 30/04/2020 tarihli ve 2020/222 Esas sayılı ara kararı ile 6284 sayılı Kanunun 5/1-a, 5//1-c ve 5/1-f maddeleri gereğince …’nun şiddet mağduru …’na yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına, mağdura ve onun bulunduğu konuta, okula ve işyerine yaklaşmamasına, mağduru iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesine karar verildiği…


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2012/16521 E. 2013/13336 K. ve 13.05.2013 Tarihli Kararı

Taraflar arasındaki 6284 sayılı Kanun gereğince verilen tedbir kararına yapılan itiraz üzerine, … Asliye Hukuk Mahkemesince 6284 sayılı Kanun hükümlerince verilen itirazın reddine ilişkin yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Aile Mahkemesince 20.04.2012 tarihinde, 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” hükümlerine göre, iki ay süre ile bu Yasanın 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen önleyici tedbir kararlarına hükmedilmiştir. Hakkında tedbir kararı verilen tarafından yapılan itiraz üzerine, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 06.05.2012 tarihinde, itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir (6284 s.K.md.9/1). 6284 sayılı yasa hükümlerine göre verilen tedbir kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar kesin olup (6284 s.K.md. 9/3), temyiz yoluna başvurulması olanaklı değildir. Hal böyle olunca itiraz üzerine kesin olarak verilen ve yasa gereğince temyiz olanağı bulunmayan karara yönelik temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.


Koruma Tedbiri ve Uzaklaştırma Kararı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sevgiliye Uzaklaştırma Kararı Verilir mi?

Uzaklaştırma kararı talep edilebilmesi için tarafların evli olması veya aynı konutta yaşamaları şartı aranmaz. Şiddet mağduru olan veya şiddet tehlikesi altında bulunan kişiye, sevgilisi şiddet uyguluyorsa veya şiddet uygulama tehlikesi varsa ve ısrarlı takibe maruz kalıyorsa kişi sevgilisi hakkında uzaklaştırma kararı talep edebilir.

Erkekler Uzaklaştırma Kararı Talep Edebilir Mi?

6284 Sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı talep edilebilmesi için kişinin cinsiyeti, yaşı, ırkı bir önem arz etmemektedir. Her ne kadar bu konuda yanlış bir algı mevcut olsa da erkekler de şiddet mağduru ise, şiddete uğrama tehlikesi altında ise veya ısrarlı takibe maruz kalıyorsa uzaklaştırma kararı talebinde bulunabilirler.

Uzaklaştırma Kararı Kaç Defa Uzatılabilir?

Uzaklaştırma kararı en çok altı ay için verilebilir ancak uzaklaştırma kararı talep edildikten sonra verilen karar altı aydan az ise uzaklaştırma kararının süresi dolmadan önce tekrar başvurmak suretiyle uzaklaştırma kararının uzatılması talep edilebilir. Uzaklaştırma kararının uzatılması talebi ile ilgili bir sınırlama yoktur.

Ara WhatsApp