Mutlak Butlan – Nispi Butlan
Butlan, geçersizlik, hükümsüzlük anlamına gelen hukuki işlemlerin temelindeki eksiklik nedeniyle geçersiz sayılmasıdır. Butlan, işlemlerin kurucu unsurlarından birinde eksiklik bulunmasa da geçerli sayılmaması sonucunu doğurur. Örnek vermek gerekirse, evlilik birliği olan birinin yeniden evlilik birliği kurması mutlak butlandır. Butlan aşağıdaki sebeplerle ortaya çıkabilir:
- Hukuki işlemde hukuka aykırılık
- Hukuki işlemde ahlaka aykırılık
- Hukuki işlemde kamu düzenine aykırılık
- Hukuki işlemde irade sakatlıkları
- Hukuki işlemlerde şekil şartlarına aykırılık
Butlan nispi butlan ve mutlak butlan olarak ikiye ayrılır. Mutlak butlan, çeşitli özel hukuk alanlarında işlemin kurucu unsurunun eksik olması nedeniyle meydana gelen geçersizlik türüdür. Nispi butlan ise söz konusu işlemin en baştan itibaren geçersiz olmadığını, tarafların iradeleri sonrası hükümsüzlüğün meydana geldiği durumlarda gerçekleşir. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda mutlak butlan ve nispi butlandan bahsedeceğiz.
Mutlak Butlan Nedir?
Mutlak butlan, hukuki işlemlerin en baştan itibaren geçersiz olduğu durumlarda, kanunen belirlenen şekil şartlarına uymayan işlemlerin geçersiz sayılmasıdır. Mutlak butlan iddiası taraflardan biri tarafından öne sürülebilir. İşlemde hukuka, ahlaka aykırılık ya da emredici hukuk kurallarına aykırılık bulunduğu durumda mutlak butlan meydana gelir. Mutlak butlan neticesinde işlem en baştan itibaren geçersiz sayılır ve sonrasında geçerli hale getirilmesi de mümkün değildir.
Butlan halinde işlemin en büyük sonucu işlemin baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır. Bu durumda işlem hiç yapılmamış sayılır. Örnek vermek gerekirse taraflar arasında bir sözleşme yapıldığında ancak ortada bir butlan söz konusu olduğunda taraflar arasında bir alacak ya da borç ilişkisi doğmayacaktır. Bu da tarafların birbirlerine verdikleri şeyleri iade etmeleri gerektiği anlamına gelir. Butlan halinde taraflar arasında geçersiz sayılan işlemin düzeltilmesi mümkün değildir.
Nispi Butlan Nedir?
Nispi butlan, hukuki işlemlerde veya sözleşmelerde belirli şartlar yerine getirilmediği takdirde geçersiz duruma geleceğini ifade eder. Hukuki işlemler nispi butlan halinde baştan itibaren geçersiz sayılmaz. Fakat tarafların söz konusu geçersizliği mahkemeye taşıması halinde geçersiz hale gelir. Dolayısıyla nispi butlan halinde tarafların talebi ile işlem veya sözleşme geçersiz hale getirilir.
Nispi butlan ile mutlak butlan arasındaki farka gelecek olursak mutlak butlan baştan itibaren geçersiz iken nispi butlan baştan itibaren geçersiz değildir. Mutlak butlanda taraflarca ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından resen de göz önünde bulundurulabilirken nispi butlanda yalnızca taraflarca ileri sürülebilir. Mutlak butlandaki işlem sonradan geçerli hale getirilmezken nispi butlanda işlem sonradan geçersiz hale getirilir.

Butlan Davalarında Yargılama Usulü ve Hak Düşürücü Süre
Nispi butlan davalarında tarafların hakları korunmaktadır bu nedenler işlemdeki geçersizlik herkes tarafından ileri sürülebilir. Nispi butlan davalarında ise mağdur edilen kişinin sözleşmenin geçersiz sayılması için dava açtığı görülür. Butlan davalarında taraflar arasında meydana gelen uyuşmazlıklarda çeşitli davalar açılabilir ve bu davalarda da birçok usule ilişkin kural bulunmaktadır. Nispi butlan davalarında 6 ay ve 5 yıllık süreler bulunmaktadır. İptalin nedeninin öğrenilmesinden itibaren başlayan 6 aylık süre başlar. 5 yıl ise evliliğin kurulmasından itibaren hesaplanır. Bu süreler geçtiği takdirde hak düşürücü süreler dolmuş sayılır ve dava açma hakkı kaybedilir.
Genel kural olarak butlan davalarının davacı ve davalısı hukuki işlem ya da sözleşmenin taraflarıdır. Ancak mutlak butlan davalarında herkes dava açabilirken nispi butlan davalarında sadece taraflar dava açabilir. Butlan davalarında görevli mahkeme ise dava konusuna göre asliye hukuk mahkemeleri ve ticaret mahkemeleridir. Bazı durumlarda ise iş mahkemeleri görevli olacaktır.
Ayrıca dava dilekçelerinde deliller ayrıntılı olarak belirlenmelidir. Bu davalarda ispat etme yükümlülüğü ise davacıya aittir. Davacı delillerle dosyasını ve taleplerini desteklemelidir. Mahkemenin verdiği kararlar ise işlem ya da sözleşmenin geçersiz olduğunun değerlendirilmesi şeklidir. Mahkemenin verdiği kararla işlem baştan itibaren geçersiz sayılır ve aradaki hukuki ilişki sona erer. Birbirlerine verdiği şeyleri ise iade etmeleri gerekir.
Evlenmede Mutlak Butlan Halleri
Evlenmedeki mutlak butlan halleri kesin evlenme engeli olarak kabul edilir 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 145. Maddesinde düzenlenmiştir. Yasa maddesine göre evlilikte mutlak butlan olan haller şu şekildedir:
- Evlilik birliği kuran eşlerden birinin evlenme esnasında evli olması
- Evlilik birliği kuran eşlerden birinin evlenme esnasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olması
- Evlilik birliği kuran eşlerden birinin evlenmeye engel derecede akıl hastalığı olması
- Evlilik birliği kuran eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık olması
Dolayısıyla halihazırda evlilik birliği olan bir kişinin tekrar ikinci bir evlilik yapması mümkün değildir. Bu durumda yapılan ikinci evlilik baştan itibaren geçersiz sayılır. Ayrıca kanunda açıkça belirtildiği üzere belirlenen hısımalar arasında evlilik birliği kurulamaz. Bununla birlikte evliliğe engel olacak şekildeki akıl hastalığı ve ayırt etme gücünden yoksun olunması evlenmede mutlak butlan sebepleri olarak sıralanmıştır.
Yokluk ve Butlan Arasındaki Farklar
Butlanın ne olduğu yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklanmış olup, yokluğun ne olduğunu açıklamak gerekirse; yokluk hukuk dünyasında hiç ortaya çıkmamış konulardır. Bu durumda işlemin hiç doğmadığı varsayılır. Nitekim işlemin kurucu unsurlarında bir eksiklik ya da sakatlık olduğu kabul edilir. Hukuk terminolojisinde yokluk hiç doğmamış sayılırken butlan ölü doğmuş bir işlem sayılır.
Hukuki işlemlerde yokluk herkes tarafından ileri sürülebilir. Bu kişilerin yetkili ya da mağdur olmasına dahi gerek yoktur. Bu aynı zamanda hakimler tarafından da resen göz önünde bulundurulacağı anlamına gelir. Ancak butlandaki gibi iddia eden tarafın ispat etmesi gerekmektedir. Butlanda hukuki işlemin geçersizliği genellikle borçlu tarafından ileri sürülür ve nispi butlan halinde de hakim tarafından resen dikkate alınmaz.