Suç Eşyasını Rızaen Teslim
Rızaen teslim, suçun veya tehlikelerin önlenmesi ya da delil olabilecek veya müsadereye tabi olan yahut güvenliğin sağlanması amacıyla, eşyayı zilyedinin kendiliğinden vermesini ifade etmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunumuzda da bu husus düzenleme altına alınmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu madde 123’te de “Eşya veya kazancın muhafaza altına alınması ve bunlara elkonulması” başlıklı madde de suça konu eşyanın veya kazancın muhafaza altına alınması düzenlenmiştir. Madde metnine göre;
Madde 123
- İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır.
- Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir.
- Muhafaza altına alınan veya elkonulan eşya ya da malvarlığı değerlerinin kıymeti tespit edilir.
Suçun konusunu oluşturan eşya veya mal varlığı değerleri muhafaza altına alınmaktadır. Şüphelinin suça konu eşyayı veya kazancı kendi rızasıyla teslim etmemesi halinde bu eşya veya değerlere el konulabilmektedir.
Rızaen Teslim Nedir?
Şüpheli suça konu eşyayı kendi rızasıyla kolluk birimine veya yetkili makamlara kendi rızasıyla teslim etmesi rızaen teslimdir. Suça konu eşya veya mal avrlığı değerleri yetkili makamlarca muhafaza altına alınır. Bu aşamada şüphelinin rızasıyla suç eşyasını teslim etmesi halinde tutanak düzenlenir. Muhafaza Altına Alma Tutanağı adı verilen tutanakta muhafaza altına alınan eşyanın cinsi, miktarı, teslim alınma zamanı ve şüphelinin bilgileri ile imzası bulunmaktadır.
Şüphelinin suça konusu eşyayı veya mal varlığı değerini kendi rızasıyla teslim etmemesi halinde eşyaya el konulabilmektedir. CMK’nın 123, 127, 131. maddeleri hükümlerine göre; bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan bir maddeye kolluk görevlileri tarafından el konabilmesi için hâkim veya Cumhuriyet savcısının ya da kolluk amirinin kararına gerek yoktur. Aynı şekilde, hâkim kararı olmaksızın bu tür bir maddeye el konulması işleminin hâkim tarafından onaylanması da gerekli değildir.
CMK’nın 123 ve 127.maddeleri uyarınca el koyma ve el koymanın onaylanması için karar alınması zorunluluğu; bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan maddelerin dışında kalıp, delil niteliğindeki ya da suçta kullanılan veya suçun işlenmesinden elde edilen eşya ve diğer değerler için geçerlidir.
Rızaen teslim olarak ifade edilen, şahsa üzerinde suç eşyası bulunup bulunmadığının sorulduğu, bunun üzerine şahsın üzerinde bulunan suç eşyasını rızaen teslim ettiği şeklinde yansıyan uygulama sonucu ele geçirilen deliller Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25/05/2021 tarihli ve 2018/433 E., 2021/213 K. sayılı kararının “kolluk görevlilerinin karşısında direnme gücü bulunmayan sanığın bu aşamada gösterdiği rızanın hukuken geçerli olmadığı” kabulü ile hukuka aykırıdır. Bu kapsamda tutulan tutanaklara Yargıtay kararları ışığında itiraz edilebilecektir.

El Koyma İşlemi Nasıl Yapılır?
Rızaen teslim, suçun veya tehlikelerin önlenmesi ya da delil olabilecek veya müsadereye tabi olan yahut güvenliğin sağlanması amacıyla, eşyayı zilyedinin kendiliğinden vermesi iken kişinin rızası ile teslim etmemesi halinde el koyma işlemi yapılmaktadır. İstenen eşyayı vermeyenler hakkında yapılacak işlem Ceza Muhakemesi Kanunu madde 124’te düzenleme yeri bulmuştur. Madde metnine göre;
Madde 124
- 123 üncü maddede yazılı eşya veya diğer malvarlığı değerlerini yanında bulunduran kişi, istem üzerine bu şeyi göstermek ve teslim etmekle yükümlüdür.
- Kaçınma hâlinde bu şeyin zilyedi hakkında 60 ıncı maddede yer alan disiplin hapsine ilişkin hükümler uygulanır. Ancak, şüpheli veya sanık ya da tanıklıktan çekinebilecekler hakkında bu hüküm uygulanmaz.
CMK madde 124’te teslimden kaçınma halinde eşyanın zilyedi hakkında CMK madde 60’taki disiplin hapsine ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. CMK 60. Maddeye göre dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir.
El koyma kararını verme yetkisi ise CMK md.127’de düzenlenmiştir. Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.
Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar. Askerî mahallerde yapılacak elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir.
Kolluk görevlisinin açık kimliği, el koyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir. Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir. Zilyetliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine el konulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir.
Rızaen Teslim Etkin Pişmanlık Uyuşturucu Suçları
Yargıtay uygulamasında, rızaen teslim olgusu etkin pişmanlık bağlamında değerlendirilirken sanığı durduran görevlilerin, suçun konusu ve delilini oluşturan uyuşturucu maddeleri elde etme şekillerine ilişkin ihtimallere göre bir değerlendirme yapılmakta ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağına karar verilmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 20.12.2018 tarihli ve 2016/1014 E., 2018/664 K. sayılı kararına göre ihtimaller ve ihtimallere binaen sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin tatbik edilip edilmeyeceği değerlendirilmiştir. Buna göre;
- Birinci Durum; sanığı durduran görevlilerin ellerinde bir adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunması hâlidir. Bu durumda, kolluk görevlilerinin ellerinde bulunan karar ya da emri sanığa ibraz edip yapacakları arama sonucunda suç konusu delile ulaşabilecekleri anlaşıldığından, üzerindeki uyuşturucu maddeyi çıkarıp teslim eden sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacaktır.
- İkinci Durum; ellerinde bir adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmayan kolluk görevlilerinin sanığı durdurduktan sonra Cumhuriyet savcısına bilgi verip talimatları doğrultusunda işlem yapmaları hâlidir. Bu durumda da adli arama kararı ya da yazılı arama emri verilip verilmemesine göre iki olasılık söz konusu olacaktır. Adli arama kararı ya da yazılı arama emri alınması durumunda; sanığı durduran kolluk görevlilerinin bu karar ya da emri sanığa ibraz edip yapacakları arama sonucunda suç konusu delile ulaşabilecekleri anlaşıldığından, üzerindeki uyuşturucu maddeyi çıkarıp teslim eden sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacaktır. Adli arama kararı ya da yazılı arama emri alınamaması durumunda ise; üzerine arama yapılamayacak olan sanığın, uyuşturucu maddeleri teslim etmek suretiyle suçun konusu ve delilini hukuka uygun hâle getirerek kendi suçunu ortaya çıkarması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanacaktır.
- Üçüncü Durum; ellerinde bir adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmayan görevlilerin sanığı durdurmaları sonrasında yaptıkları arama sonrasında suçun konusu ve delili olan uyuşturucu maddeleri ele geçirmeleri hâlidir. Bu durumda suçun maddi konusunu oluşturan uyuşturucu maddeler hukuka aykırı elde edilmiş olacağından, Anayasanın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamayacaktır.
Suç Eşyasını Rızaen Teslimi Yargıtay Kararları
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 23.05.2016 tarihli ve 2016/297 E., 2016/3042 K. sayılı kararı
- Rızaen Teslim
“Üzerinde silah ve başkasına ait kimlik bulunduğu” şeklindeki ihbar ile hakkında uyuşturucu madde ile ilgili ihbar ve şüphe bulunmayan sanığın, arama kararı bulunmadığı aşamada kolluk görevlilerinin belindeki kabarıklığı sormaları üzerine cüzdanında kullanmak için bulundurduğu eroin olduğunu belirterek uyuşturucu maddeyi teslim ettiği anlaşıldığından; suç resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce kendiliğinden uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlayan sanık hakkında TCK’nın 192/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi”
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 08.03.2016 tarihli, 2015/2072 E. 2016/2293 K. sayılı kararı
- Rızaen Teslim
“Sanığın kullandığı ve babasına ait olan aracın tekerleğinde bulunan suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesiyle ilgili 04.07.2008 tarihli olay, yakalama, üst arama, muhafaza altına alma tutanağının içeriğinin sanık tarafından kabul edilmemesi dikkate alınarak; uyuşturucu maddelerin ne şekilde ele geçirildiği ve sanığa aidiyeti konusunda söz konusu tutanağı düzenleyen tutanak tanıklarının dinlenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması BOZMAYI gerektirmiştir.”
Yargıtay Genel Kurulu, 20.12.2018 tarihli, 2016/1014 E., 2018/664 K. sayılı kararı
- Rızaen Teslim
“Sanığı durduran görevlilerin ellerinde bir adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunması halidir. Bu durumda, kolluk görevlilerinin ellerinde bulunan karar ya da emri sanığa ibraz edip yapacakları arama sonucunda suç konusu delile ulaşabilecekleri anlaşıldığından, üzerindeki uyuşturucu maddeyi çıkarıp teslim eden sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacaktır.”