Yazı

Yapı Tatil Tutanağı

Aralık 11, 2025

Yapı tatil tutanağı, 3194 sayılı İmar Kanunu’na aykırı sürdürülen imar faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik bir idari işlemdir. Yapı tatil tutanağı; 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında madde 32’de düzenlenmektedir. Bu doğrultuda yapı tatil tutanağı doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından sadece idareyi değil aynı zamanda yapı sahibini de yakından ilgilendiren bir belgedir. Söz konusu tutanağın temel amacı, sağlıklı ve güvenli kentleşmenin sağlanmasıdır. Bu nedenle imar hukuku açısından yapı tatil tutanağının önemi büyüktür.

Yapı tatil tutanağının usulen doğru düzenlenmesi önemlidir. Aksi takdirde idari yargı denetimi neticesinde iptal sonucu doğabilmektedir. Bu husus göstermektedir ki; yapı sahibinin söz konusu tutanağa karşı idari yargı merciinde dava açabilecektir. Nitekim yapı tatil tutanağı idari yargı denetimine tabi bir idari işlem niteliğindedir. Hukuk devletinin gereği olarak her idari işleme dava açılabildiği gibi yapı tatil tutanağına karşıda dava açmak mümkündür.

İlgili Makale: İptal Davası

Yapı Tatil Tutanağı Nedir?

Yapı tatil tutanağı 3194 sayılı İmar Kanunu’na aykırı şekilde başlanılan ya da sürdürülen inşaat faaliyetlerine ilişkin düzenlenen resmî belgedir. Yetkililer tarafından ruhsatsız ya da ruhsata aykırı nitelikte yapıların tespit edildiği hallerde düzenlenir. Yapı tatil tutanağı 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinde de düzenlenmiştir. Buna göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsal alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığının ilgililerce tespit edilmesi halinde yapının mühürleneceği ve yapı tatil tutanağının tutulacağı güvence altına alınmıştır. Yapı tatil tutanağı ile yapının en güncel durumu ve tespit edilen mevzuata aykırılıkları ve mühürlenerek inşaatın durdurulduğu hususları gösterilmektedir.

Yapı tatil tutanağı idarenin denetim görevi açısından ve ilerleyen dönemde yürütülecek yargısal süreç açısından önemli bir delil niteliğindedir. “Yapı Tatil Tutanağı” farklı isimlerle de anılmaktadır;

  • Üsküdar Belediyesinde; “Yapı Tatil Tutanağı”
  • Buca Belediyesinde; “Yapı Tatil Zaptı”
  • Sincan Belediyesinde; “Yapı Tatil Zapıtnamesi”
  • Nilüfer Belediyesinde; “Yapı Ruhsatı ve Tatil Zaptı”
  • Kadıköy Belediyesinde; “Yapı Tespit ve İnceleme Tutanağı”
  • Yıldırım Belediyesinde; “Yapı Tespit ve Tatil Zaptı” şeklinde bilinmektedir.

Yapı tatil tutanağı usulüne uygun düzenlenmediği takdirde iptali gündeme gelecektir. Bu nedenle yüksek mahkeme kararları gereği; yapı tatil tutanağının usulüne uygun şekilde düzenlenmesi elzemdir. Yapı tatil tutanağının düzenlenmesi beraberinde bazı idari yaptırım ve para cezalarını gündeme getirecektir.

yapi tatil tutanagi nedir
yapi tatil tutanagi nedir

Yapı Tatil Tutanağı Örneği

3194 sayılı İmar Kanunu’nda yapı tatil tutanağının açık bir tanımı yapılmak yerine taşıması gereken unsurlar düzenlenmiştir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 4. maddesinde ise yapı tatil tutanağı şu şekilde tanımlanmıştır;

“Yapı tatil tutanağı: Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belgeyi ifade eder.”

yapi tatil tutanagi ornegi
yapi tatil tutanagi ornegi

Belediye ve İl Özel İdarelerinin büyük bir kısmı tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin Ekinde bulunan yapı tatil tutanağı örneği kullanılmakta ise de yukarıda açıkladığımız üzere uygulamada tek tip bir yapı tatil tutanağı örneği bulunmamaktadır. Belediye ve İl Özel İdarelerinin bir kısmı kendi oluşturdukları örneği kullanmaktayken, bir kısmı ise Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği’nin Ekinde bulunan ve yapı tatil tutanağının taşıması gereken zorunlu unsurlardan bir kısmını taşımayan “Yapı tespit ve İnceleme Tutanağı” kullanılmaktadır.

yapi tatil tutanagi inceleme ornegi
yapi tatil tutanagi inceleme ornegi

Yapı Tatil Tutanağı Nasıl Düzenlenir? İçeriği Nedir?

Yapı tatil tutanağı ile ilgili yapının imar mevzuatına aykırılığı tespit edilir. Yapı tatil tutanağı imar hukukuna aykırılık oluşturan yapılara ilgili idarece uygulanacak para cezası, yıkım gibi yaptırımlara dayanak oluşturması sebebiyle önemlidir. Yapı tatil tutanağında yapının güncel durumu, nitelikleri, imara aykırılıktan etkilenen alan ve yapıdaki imara aykırılık oluşturan tüm hususlar açık, somut ve ayrıntılı olarak ayrı ayrı belirtilmeli, yapı tatil zaptı bütünsel anlamda tutarlı olmalı ve fotoğraflarla delillendirilmelidir.

Yapı tatil tutanağını düzenleyen idari makam, tutanağı düzenleyen yetkili kişinin bilgileri ile imzası, ilgili yapının bulunduğu taşınmaz bilgileri, yapı sahibinin adı-soyadı gibi bilgiler de tutanakta yer almalıdır.

“..idarece düzenlenen yapı tatil tutanağının ruhsata aykırılıkları somut ve ayrıntılı olarak belirtecek şekilde düzenlenmesinin gerektiği, ruhsat ve eklerine aykırılıkların neler olduğu açık ve net bir şekilde ortaya konulmaksızın yıkım kararı verilemeyeceğinin kuşkusuz olduğu, dava konusu olayda, davalı idarece inşaat emsalinin ne şekilde aşıldığı somut bir şekilde ortaya konulmadan, verilen inşaat ruhsatı iptal edilmeden ve bu inşaat ruhsatına aykırılıkların neler olduğu açıkça tespit edilmeden yıkım kararı verilmesinde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.” (Danıştay, İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, E. 2004/2530, K. 2005/1121, Tarih 5.5.2005)

Yapı Tatil Tutanağı Cezası

Yapı tatil tutanağı ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaat faaliyetlerinde düzenlenmektedir. Yapı tatil tutanağının düzenlenmesiyle birlikte ilgili inşaat mühürlenir. Ancak tek yaptırımı bu değildir. Yapı tatil tutanağı bazı idari yaptırımları ve hatta para cezalarını da beraberinde getirir. Yapı tatil tutanağının hukuki neticeleri şu şekildedir;

  • İnşaatın mühürlenmesi: Yapı tatil tutanağının düzenlenmesi ile inşaat mühürlenir
  • İdari para cezası: 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca ruhsatsız ya da ruhsata aykırı imar faaliyetleri için idari para cezası uygulanması öngörülmüştür.
  • Yapının yıkımı: Yapı iptal tutanağının tutulmasıyla beraber verilen süre kapsamında ilgili yapı için ruhsat alınmazsa veya ruhsata aykırılıklar giderilmezse idarece yapının yıkımı kararı verilebilir.

Bu doğrultuda görülmektedir ki yapı tatil tutanağı ciddi hukuki neticeleri olan türden bir tutanaktır. Yapı tatil tutanağı tutulan bir yapının yıkılması gibi bir husus dahi mevcuttur. Bu nedenle tutanağın usulüne uygun şekilde tutulması elzemdir. Aksi takdirde tutulan tutanağa itiraz edilebilir, tutanağa karşı dava açılarak iptali sağlanabilir. Bu husus yapı tatil tutanağının yargısal denetime tabi olduğunu gösterir niteliktedir.

Yapı Tatil Tutanağının Unsurları

Yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlenmiş olması için bazı zorunlu unsurların mevcut olması gerekir. Bu zorunlu unsurlar 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca Danıştay’ın ilgili içtihatlarında da yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlenmesi gerektiği ve bazı zorunlu unsurları bulundurmasının gerektiği de vurgulanmaktadır. (Danıştay 6. Dairesi 09.10.2020 tarih, 2019/6602 E., 2020/8969 K. Sayılı kararı) Bu bakımdan belirtilen hususların yapı tatil tutanağında bulunmaması Danıştay içtihatları ve mevzuata göre tutanağın iptalini gündeme getirebilir.

Buna göre yapı tatil tutanağının zorunlu unsurları şu şekildedir:

  • Tutulan yapı tatil tutanağında belirtilen imara aykırılıkların ölçüleri ile somut ve detay vererek belirtilmesi gerekir. (Danıştay 6. Dairesi, 07.10.2020 tarih, 2019/6602 E., 2020/8969 K.)
  • Yapı tatil tutanağının ekinde “Ölçü Krokisine” yer verilecekse söz konusu krokinin tutanak ile aynı tarihte olması, yapı tatil tutanağını imzalayan personellerce imzalanmış olması gerekmektedir.
  • Yapı tatil tutanağında ruhsata aykırı olduğu alanın yapının tamamının ve diğer alanlarının ne şekilde etkilediğinin de açıkça ve detaylıca belirtilmesi gerekir. (Danıştay 6. Dairesinin 30.09.2020 tarih, 2019/10902 E., 2020/8478 K. Sayılı kararı)
  • Birden fazla ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapı tespit edildiyse, her yapı için ayrı değerlendirme yapılması gerekmektedir. (Danıştay 14. Dairesi, 04.04.2013 tarih, 2011/15793 E., 2013/2547 K. Sayılı kararı)
  • Farklı kişilere ait yapılar için farklı yapı tatil tutanakları düzenlenmelidir. Bu husus her ne kadar tartışmalıda olsa Danıştay’ın ağırlıklı görüşü bu yöndedir. (Danıştay 14. Dairesinin 24.02.2016 tarih, 2015/9119 E., 2016/1110 K. Sayılı kararı)
  • Yapı tatil tutanağı ile tespit edilen imara aykırıların ebatları her kat açısından farklı farklı belirtilmelidir. (Danıştay 6. Dairesinin 30.09.2020 tarih, 2019/10902 E., 2020/8478 K. Sayılı kararı)
  • Yapı tatil tutanağında çelişki bulunmamalıdır. (Danıştay 14. Dairesi, 11.05.2016 tarih, 2014/5026 Esas, 2016/3749 Karar)
  • Yapı tatil tutanağının düzenlenmesiyle birlikte mühürlenen inşaata devam edildiği gerekçesiyle ikince defa tutanak tutulacak olması halinde; mühürleme işleminden sonra yapılan kısım ve işlemlerin somut ve ayrıntılı şekilde belirtilmesi gerekmektedir. (Danıştay 14. Dairesi, 21.06.2018 tarih, 2015/7737 E., 2018/4855 K. Sayılı kararı)
  • Yapı sahibinin ruhsata aykırılıklardan haberdar olması için yapı tatil tutanağının yapı sahibine doğru şekilde tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle 3194 sayılı Kanun’un 32. Maddesinin 2. Fıkrası gereği; yapı tatil tutanağının yapı yerine asılması yapı sahibine tebliğ niteliğindedir. Ayrıca yapıla tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılıp bir diğer nüshası Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne gönderilir. Ancak Danıştay içtihatları doğrultusunda bilinmelidir ki; yapı tatil tutanağında zorunlu olan husus; yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmasıdır. Sonrasında bir nüshanın muhtara bırakılmamış olması yapı tatil tutanağını geçersiz hale getirmeyecektir. (Danıştay 6. Dairesi 25.02.2020 tarih, 2019/6776 E., 2020/2366 K. Sayılı kararı)
  • Yapı tatil tutanağının tutulması halinde yapı sahibine mevcut eksiklikleri gidermesi için 3194 sayılı İmar Kanunu madde 32 hükmünce en çok 1 aylık süre tanınmalıdır. Bu sürenin sonunda aykırılıkların giderilmemesi halinde yıkım kararı alınabilir. (Danıştay 6. Dairesi, 16.06.2020 tarih, 2019/5246 E., 2020/5414 K. Sayılı kararı)
  • Yapı tatil tutanağında yapı sahibinin isminin yanlış yazılması, yazılmaması veya hatalı yapılması tutanağın geçerliliğini etkilemez. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 03.03.2016 tarih ve 2014/1190 E., 2016/635 K. Sayılı kararı) Aynı şekilde yıkım kararı da yapıya yönelik olması nedeniyle yapı tatil tutanağında yapı sahibinin adının yanlış, eksik yazılması veya hiç yazılmaması yıkım kararını da etkilemeyecektir. (Danıştay 6. Dairesi, 01.12.2020 tarih, 2019/10831 E., 2020/11807 K. Sayılı kararı) Ancak yapı tatil tutanağı neticesinde doğan imar para cezaları için yapı sahibinin doğru şekilde tespiti önemlidir. İmar para cezaları açısından “Cezaların Şahsiliği” ilkesi mevcut olup cezanın tapu malikine değil, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıdan sorumlu kimseye verilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan imar para cezaları açısından yapı sahibinin kim olduğunu doğru şekilde tespit edilmesi gerekmekte olup aksi durumda hukuka aykırı bir yaptırım ve mülkiyet hakkının ihlali gündeme gelecektir. (Anayasa Mahkemesi’nin12.11.2019 tarihli ve Başvuru Numarası: 2016/866 sayılı kararı)
  • Yapı tatil tutanağının yetkili kimselerce düzenlenmesi gerekmektedir. Yapı tatil tutanağının düzenlenmesinde belediye ve il özel idaresinin ilgili fen elemanı görevlidir. Buna göre; tutanağın mimar, inşaat, mühendis, harita mühendisi, harita teknikeri, inşaat teknikeri vb. “ilgili fen elemanı” tarafından düzenlenmesi şartı aranır. (Danıştay 14. Dairesi, 07.05.2018 tarih, 2015/7438 E., 2018/3323 K. Sayılı kararı)

Tüm bu hususların yanı sıra imar para cezaları açısından da yapı tatil tutanaklarında tespit edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu zorunlu hususların doğrultusunda temel para cezasının miktarı tayin edilir. Temel para cezasının tayininden sonra 3194 sayılı kanunun 42. Maddesinin 2. Fıkrasının (c) bendinden belirtilen arttırım sebepleri mevcutsa uygulanır. Akabinde yine 42. Madde hükmü gereğince ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olan alanın emlak vergisine esas birim değeriyle çarpılması neticesinde bulunan bedel ilave edilir ve toplam ceza belirlenir. Bu doğrultuda imar para cezaları açısından yapı tatil tutanağında aranan zorunlu şartlar şu şekildedir:

  • Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapının ölçü ve krokileriyle birlikte ayrıntılı şekilde tespiti
  • Her ne kadar temel para cezasının tayininde yapı sınıf ve grubunun tutanakta belirtilmesi mecburi olmasa da ruhsatsız yapılar açısından bu bilgilere yer verilmesi gerekir.
  • Yine temel cezanın belirlenmesinde inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı ya da kullanılıp kullanılmadığı hususlarına ilişkin bilgiler etkili olmasa da bu bilgilere bağlı arttırımlar yapı tatil tutanağında eksikse söz konusu arttırımlar hukuka aykırıdır.
  • Sonradan dosya incelemesiyle anlaşılabilecek bilgiler (Yapının hisseli, kamuya ait veya planlı alanda olup olmadığı gibi hususlar vb.) yapı tatil tutanağında olmak zorunda değildir.
  • İlgili yapının can ve mal güvenliği ya da çevre ve gürültü kirliliğine sebebiyet verip vermediğine ilişkin tespitler yapı tatil tutanağında belirtilmelidir. Eksikliği temel cezayı etkilemeyecek olsa da arttırımlar hukuka aykırı kılabilir.

Yapı Tatil Tutanağının Yıkım ve İmar Para Cezası Açısından Aynı Unsurları Taşıması Gerekli midir?

Yapı tatil tutanağı hem yıkım kararı hem de idari para cezası için dayanak niteliği taşımaktadır. Fakat yıkım kararı ve idari para cezası birer yaptırım niteliğinde olup farklı hukuki niteliklere sahiptirler.

  • Yıkım kararı; ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olan yapının ortadan kaldırılması işlemidir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. Maddesi kapsamına dayanmaktadır.
  • İdari para cezası; ilgili yapının mevzuata aykırılıkları nedeniyle yapı sahibine yönelik verilen mali bir yaptırımdır.

Danıştay 2018 öncesi içtihatlarında yıkım kararı ve idari para cezası işlemlerini birbirinden ayrı değerlendirmiştir. Bu dönemde idari para cezasının uygulanabilmesi için yapı tatil tutanağında kanunun 32. Maddesi hükmünde öngörülen tüm unsurların mevcut olması şartı bulunmaktadır. Ancak 2018 yılı sonrası dönemde Danıştay içtihat değişikliğine giderek yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlenmesi hem yıkım kararları hem de idari para cezaları için zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle yapı tatil tutanağının kanuni şekil şartlarına uygun düzenlenmemiş olması hem yıkım kararını hem de idari para cezasını sakatlayacaktır. Ancak yapı tatil tutanağında zorunlu olan unsurların eksik olması durumunda hukuki neticelerin etkisi; imar ve yıkım para cezaları açısından farklılık göstermektedir.

yapi tatil tutanagi iptal davasi
yapi tatil tutanagi iptal davasi

Yapı Tatil Tutanağının İptali Davası

İptal davası; idari yargı açısından idari işlemlerin hukuka uygunluğunu denetleyen bir davadır. İptal davasında idari işlem “yetki, şekil, sebep, konu ve amaç” unsurları bakımından değerlendirilir. İdari işlemin iptal davasına konu olabilmesi için; kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması gerekmektedir. Danıştay içtihatlarınca yapı iptal tutanağının idari davaya konu olabilecek bir işlem olduğu kabul edilmektedir. Bu bakımdan yapı tatil tutanağının iptali için idari yargı bakımından iptal davası açılması mümkündür.

Açılacak iptal davasının idari yargı açısından mevzuata ve usulüne uygun şekilde açılması çok önemlidir. Davanın süresinde, görevli ve yetkili mahkemede açılması gerekmektedir. Yapı tatil tutanağının iptali için açılacak idari davada;

  • Görevli mahkeme: İdare mahkemesi,
  • Yetkili mahkeme: Yapının bulunduğu yer mahkemesidir. Yapının bulunduğu yerde idare mahkemesi yoksa, o ilin bağlı olduğu idare mahkemesinde de dava açılması mümkündür.

Yapı tatil tutanağının iptali davasının süresinde açılması da oldukça önemlidir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. madde hükmünce; dava açma süresi özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde 60, vergi mahkemelerinde ise 30 gün şeklinde düzenlenmiştir. İdare mahkemeleri açısından düzenlenen 60 günlük süre işlemin tebliğ edildiği tarihi takiben başlamaktadır. Yukarıda da izah edildiği üzere yapı tatil tutanağının tebliğ edildiği tarih; tutanağın inşaata asıldığı tarihtir. Tutanağın inşaata asılması yapı sahibine tebliğ edildiği anlamını taşır. Bu bakımdan iptal davalarında aranan 60 günlük süre işlemin tebliğ edildiği yani tutanağın inşaata asıldığı tarihi takiben başlamaktadır.

İlgili Yazı: Danıştay Karar Arama

Yıkım Kararının Durdurulması Mümkün Mü?

Yapı tatil tutanağı ile verilen yıkım kararı kişilerin mülkiyet hakkına ilişkin önemli bir idari işlemdir. Yıkım kararı netice itibariyle telafisi güç veya imkânsız zararlar doğurabilecek bir idari işlemdir. Bu nedenle yapı iptal tutanağı ile verilen yıkım kararının durdurulması da mümkün olacaktır. Bunun için bir idari işlem niteliğinde olan yapı tatil tutanağına karşı iptal davası açılmalıdır. Bu davada mahkemeden yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

Yürütmenin durdurulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. Maddesinde düzenlenen bir idari yargı müessesesidir. Yürütmenin durdurulabilmesi kararı için idari yargıda açılmış bir iptal davası olmalıdır. Bu kararın amacı hukuka aykırı olduğu açık olan idari işlemin yaratacağı telafisi güç zararları önleyerek adil yargılanma sağlamaktadır. Yıkım kararının neticesi telafi edilmesi güç zararlar doğuracaktır. Bu nedenle açılan iptal davalarında yürütmenin durdurulması kararı istemekte mümkündür.

Danıştay Kararları Çerçevesinde Yapı Kayıt Belgesi Cezası İptal Nedenleri

Yapı tatil tutanakları, uygulamada çeşitli sebeplerle idari yargıda iptal edilmektedir. Danıştay ve bölge idare mahkemesi kararları incelendiğinde, hukuka aykırı sayılan tutanakların başlıca iptal gerekçeleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

  • Somut ve Detaylı Tespit Eksikliği: En yaygın iptal nedeni, tutanakların muğlak ve yetersiz içerikle düzenlenmiş olmasıdır. Danıştay, neredeyse her kararında “aykırılıkların ölçüleriyle birlikte somut ve ayrıntılı olarak ortaya konulması” gereğine vurgu yapmaktadır.
  • Ölçüm ve Kroki Yetersizliği: Tutanakta ihlalin ölçüsü veya alanı belirtilmemiş, kroki ile desteklenmemişse bu da iptal gerekçesidir. Özellikle ruhsatsız yapıların tespitinde brüt alanın hesaplanıp yazılmaması veya ruhsatlı bir yapıda aykırı eklenen bölümün boyutlarının belirtilmemesi hukuka aykırı kabul edilmektedir.
  • Çelişkili veya Hatalı Bilgiler: Tutanakta yer alan bilgilerin kendi içinde tutarsız olması iptal nedeni olarak görülmüştür. Örneğin tutanağın “yapının durumu” kısmındaki ölçü ile kroki üzerindeki ölçünün birbirini tutmaması durumunda, bu çelişki giderilmeden verilen para cezası hukuka aykırı sayılmıştır.
  • Birden Fazla Yapı/Aykırılık Durumu: Uygulamada bazen bir parseldeki birden fazla kaçak yapı için tek tutanak tutulduğu görülmektedir. Farklı kişilere ait veya nitelikçe ayrı aykırılıklar tek belgeye toplanırsa, Danıştay genellikle bunu hukuka aykırı olarak nitelendirmektedir. Baskın görüş, her yapı için ayrı tutanak düzenlenmesi gerektiği yönündedir.
  • Tebligat ve Süre Eksikleri: Yapı tatil tutanağının usulüne uygun tebliğ edilmemesi de iptal nedeni sayılmaktadır. İmar Kanunu’nun aradığı şekilde tutanağın yapıya asılması ve muhtara bırakılması sağlanmamış ya da tutanakta bu husus belirtilmemiş ise, yapı tatil tutanağı hukuka aykırı sayılmalıdır. Ayrıca tutanakta 30 günlük süre verilmesinin unutulması veya daha kısa bir süre yazılması da hukuka aykırı olarak değerlendirilmektedir.
  • Yetki ve Ehliyet Sorunları: Yapı tatil tutanağının yetkisiz merci veya kişilerce düzenlenmesi de iptal sebebidir. Örneğin mühürleme yetkisi ilçe belediyesinde iken büyükşehir belediyesinin tutanak düzenlemesi, ya da belediye encümeni kararı olmadan valilikçe işlem yapılması hukuka aykırı olacaktır. Ayrıca tutanağı düzenleyen memurun yetkisiz olması, örneğin teknik eleman olmayan bir kişinin imzasının bulunması da işlemi sakatlar. Böyle hallerde mahkeme, “yetki unsurundaki sakatlık” nedeniyle tutanağı iptal edebilecektir.

Yukarıda sayılanlar, yargı kararlarında sıkça karşılaşılan iptal gerekçeleridir. Bunun dışında, idari yargıda, bir işlemin hukuka uygunluğu şekil (usul) ve esas (içerik) yönünden incelenmektedir. Bu kapsamda, önce tutanağın şeklen kanuna uygun düzenlenip düzenlenmediği incelenmekte olup ardından da maddi gerekçelerin doğruluğu ve hukukiliği değerlendirilmektedir.

Ara WhatsApp