Eklenti Ne Demek?
KMK madde 2/a’ya göre eklenti: “Bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan yerlere” denir. Nelerin eklenti sayılacağı ise KMK: MD-6/1 de belirtilmiştir. Buna göre “Bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan kömürlük, su deposu, garaj, elektrik, havagazı veya su saati yuvaları, tuvalet gibi eklentiler, ait olduğu bağımsız bölümün bütünleyici parçası sayılır ve o bölümün maliki, eklentilerin de tek başına maliki olur. Eklentiler kat mülkiyeti kütüğünün (beyanlar) hanesine kaydedilir ve bunlardan ana yapının oturduğu zeminin dışında kalanlar kadastro planında veya tapu haritasında ayrıca gösterilir. Bağımsız bölümlerin başkasına devri, kayıtlanması veya kiralanması halinde, eklentiler ve ortak yerlerde kendiliğinden devredilmiş, kayıtlanmış ve kiralanmış olur.”
Eklenti ait olduğu bağımsız bölümün ayrılmaz bir parçası olup, bağımsız bölümün mülkiyeti eklentiyi de kapsar. Bağımsız bölüm ile eklentisi başka kişilere satılamaz veya kiraya verilemez. Eklentiler ait olduğu bağımsız bölümün bütünleyici parçasıdır ve bunun doğal sonucu olarak bağımsız bölümün maliki eklentinin de tek başına maliki olur. Dolayısıyla kat maliki tıpkı bağımsız bölümdeki gibi eklenti üzerinde de malik hak ve yetkilerine sahip olur. Eklentiler ait oldukları bağımsız bölümün hukuki yazgısına tabi oldukları için kat mülkiyetinde MK’dakinden farklı kendine özgü bir “bütünleyici parça” oluşmuştur. Bağımsız bölümün başkasına devri, kayıtlanması ve kiralanması halinde eklentilerde devredilmiş, kayıtlanmış ve kiralanmış sayılacaktır.
Mülkiyet hakkı hukuken “eşya” üzerinde kurulabilen bir ayni hak niteliğindedir. Bu eşyanın taşınır ya da taşınmaz olması bakımından herhangi bir ayrım bulunmamaktadır. Bir eşya üzerinde mülkiye hakkına sahip olan kimse o eşyanın kullanılmasından, yararlanılmasından ve tasarruf edilmesinden kaynaklanan yetkilere sahiptir. Ayrıca mülkiyet hakkına sahip olan kimse sadece o eşyanın üzerinde değil; aynı zamanda onun bütünleyici parçaları ve eklentileri üzerinde de hak sahibidir. Bu doğrultuda bir eşyanın ekonomik ve hukuki tamamlayıcısı olan tüm unsurları üzerinde hak sahibi olduğu kabul edilmektedir.
Eklenti Nedir?
“Eklenti” kavramı 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 686. Maddesi ve KMK MD-2/a’da düzenlenmiştir. Anılan madde hükmü gereğince; eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen iradesi veya yerel adetler uyarınca, asıl şeyin işletilmesi, korunması ya da ondan yarar sağlanması amacıyla asıl şeye bağlı kılınmış olan taşınır mal olarak tanımlanmaktadır. Bir şeye ilişkin hukuki tasarruflar, aksine bir düzenleme ya da irade açıklaması bulunmadıkça; o şeyin eklentilerini de kapsar. Ayrıca eklentinin asıl şeyden geçici olarak ayrılması, onun eklenti olma niteliğini ortadan kaldırmaz. Bu doğrultuda anlaşılmaktadır ki; eklenti niteliğinde olan bir eşya mülkiyet hakkı gereğince asıl eşyadan bağımsız şekilde değerlendirilememektedir.
Eklenti, hukuken asıl eşyaya bağımlı nitelikte olup asıl eşya üzerinde gerçekleştirilen hukuki işlemlerden kural olarak etkilenmektedir. Yine Türk Medeni Kanunu’nun 686. madde hükmünden anlaşılmaktadır ki; eklenti kavramı yalnızca taşınır mallar bakımından söz konusudur. Bir taşınırın eklenti niteliğinde sayılabilmesi için öncelikli şart asıl eşyaya özgülenmiş olmasıdır. Ayrıca eklenti niteliğindeki eşya ile asıl eşya arasında ekonomik ve işlevsel bir bağın bulunması da şarttır. Bu şekilde eklenti asıl eşyanın tamamlayıcı bir unsuru haline gelmektedir.
Eklenti kavramı sadece Türk Medeni Kanunu bakımından değil aynı zamanda gayrimenkul hukuku bakımından da sıkça karşılaşılan bir kavramdır. Gayrimenkul hukukuna göre ise eklenti; bir binanın ortak alanları dışında kalmakla beraber belirli bir bağımsız bölüme özgülenmiş ve o bağımsız bölümün kullanımına tahsis edilmiş bulunan yer ve unsurları ifade etmektedir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre bağımsız bölümler üzerinde kat mülkiyeti tesis edilir ve bu mülkiyet hakkının sahipleri “kat maliki” sıfatını haizdir. Kat mülkiyeti kapsamında kalan bağımsız bölüm ve o bölüme özgülenmiş eklenti arasında bir bağlantı bulunmaktadır. Bu doğrultuda eklenti olarak adlandırılan yerlerin asıl eşyadan bağımsız şekilde değerlendirilmesi veya üzerinde tasarruf edilmesi kural olarak mümkün değildir.

Eklentinin Özellikleri Nelerdir?
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 2/a maddesine göre eklenti; “Bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan yerlere” denilmektedir. Eklentiler ait oldukları bağımsız bölümün bütünleyici bir parçasıdırlar. Bağımsız bölümün maliki, eklentilerinde tek başına maliki olmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre; eklentiler kural olarak kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilir. Bağımsız bölüm ile eklentisinin ayrı kişilere satılması veya kiraya verilmesi mümkün değildir.
Eklenti kavramının varlığından söz edilebilmesi için çeşitli ölçütler dikkate alınmaktadır. Eklentinin özelliklerinin belirlenmesi özellikle mülkiyet hakkının kapsamının tespit edilmesi, tasarruf işlemlerinin hukuki neticeleri ve uygulamada ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü bakımından önem arz etmektedir. Buna göre;
- Eklentinin bağımsız bölümün dışında yer alması zorunludur. Bağımsız bölümün sınırları içerisinde yer alan ve o yeri tamamlayıcı nitelik taşıyan yerlere “müştemilat” adı verilmektedir.
- Eklentiler tapu sicilinde ait oldukları bağımsız bölümlerin beyanlar hanesinde açıkça gösterilmektedir.
- Eklenti yalnızca bölümün bağlı bulunduğu parsel içerisinde oluşturulabilir. Başka bir parsel üzerinde yer alan bir alanın eklenti olarak kabul edilmesi mümkündür.
- Bir bağımsız bölüme birden fazla eklenti tahsis edilebilir. Ancak bir eklenti birden fazla bağımsız bölüme tahsis edilemez.
Eklentinin Şartları Nelerdir?
Eklentinin varlığından söz edilebilmesi için yalnızca asıl eşya ile arasında bağlantı olması yeterli olmayıp kanunda ve doktrinde kabul edilen belirli şartların varlığı aranmaktadır. Bu nedenle eklentinin şartlarının doğru tayin edilmesi; mülkiyet hakkının kapsamının belirlenmesinde, tasarruf işlemlerinin hukuki neticeleri ve uygulamada ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü bakımından önem taşır. Aşağıda belirtilmiş olan şartların her biri somut olayın özellikleri kapsamında ayrı ayrı değerlendirilir. Bu şartlar değerlendirilirken eklenti ve asıl eşya arasındaki bağlantı dikkate alınmalıdır. Yerel adetler ve kullanımsal alışkanlıklarda eklentinin niteliğinin tespitinde önem arz etmektedir.
- Özgülenme: Eklentinin, bağımsız mala sürekli nitelikte özgülenmiş olması gerekmektedir. Yani eklenti niteliğindeki taşınır malın asıl bağımsız bölümün ekonomik maksadına bağlı olması gerekir.
- Dış Bağlantı: Bağımsız mal ile eklentisi arasındaki ilişkinin üçüncü kişiler tarafından da anlaşılabilecek şekilde somutlaşmasını ifade eder. Dış bağlantı; eklentinin, bağımsız mala fiilen bağlanması suretiyle; aralarındaki özgüleme ilişkisinin dış dünyaya yansımasıdır. Malik tarafından özgülenme arzusunun açık bir şekilde bulunması eşyaya eklenti niteliği kazandırmaz. Ayrıca asıl şey ile eklenti arasında sürekli bir dış bağlantı bulunması şartı da aranmaktadır.
Eklenti Sayılmanın Hukuki Neticeleri Nelerdir?
Bir bağımsız bölümün dışında olup o bölümle arasında bağ bulunan ve doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilen taşınırlar eklenti niteliği taşımaktadırlar. Eklentiler tapu sicilinde bağımsız bölümün beyanlar hanesinde gösterilmektedir. Ancak bu husus bildirici nitelik taşır. Yani eklenti tapı sicilinde beyanlar hanesinde gösterilmese dahi bağımsız bölümün eklentisi olma niteliğini kaybetmez. Asıl eşyaya ilişkin tasarruf işlemleri, aksi belirtilmedikçe onun eklentilerini de kapsamaktadır.
Örneğin; eklenti sıfatını taşıyan eşya, asıl eşyadan mülkiyet hakkı bağımından ayrılamaz. Ayrıca eklenti sıfatını taşıyan taşınır eşya, tapu sicilinde gösterilmiş olmasa dahi rehinin kapsamındadır. Çünkü Türk Medeni Kanunu gereğince rehin; taşınmazın bütünleyici parçalarını ve eklentilerini de yükümlü kılmaktadır. Tüm bunlarla beraber asıl eşyanın haczine eklentileri de dahildir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki; haczedilen eklenti üzerinde hak sahibi olan kişinin istihkak davası hakkı saklıdır.
Eklenti ile Bütünleyici Parça Arasındaki Farklar Nelerdir?
Eklenti kavramı Türk Medeni Kanunu’nun 686. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre eklenti, asıl eşyanın malikinin anlaşılabilen arzusuna ve yerel adetlere göre; işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl eşyaya sürekli şekilde özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl eşyaya bağlı kılınan taşınır nitelikteki maldır. Bütünleyici parça ise Türk Medeni Kanunu’nun 684. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; yerel adetlere göre asıl eşyanın temel bir unsuru olan ve asıl eşya yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılması mümkün olmayan parça bütünleyici parçadır. Eklenti ile bütünleyici parça arasındaki fark mülkiyet hakkının kapsamı ve tasarruf işlemlerinin hukuki neticeleri bakımından önemlidir
- Bütünleyici parçanın hem taşınır hem taşınmaz mal olması mümkünken eklenti kural olarak yalnızca taşınır mallardan oluşabilmektedir.
- Bütünleyici parçanın bağımsız eşya niteliği yoktur. Ancak eklentinin asıl eşyadan bağımsız bir hukuki varlığı söz konusudur.
- Bütünleyici eşya bakımından ayrı bir mülkiyet söz konusu olamaz. Ancak eklenti asıl eşyadan bağımsız hukuki bir varlık olarak mülkiyete konudur.
- Asıl eşya üzerinde yapılacak tasarruflardan bütünleyici parçayı hariç tutmak mümkün değildir. Ancak asıl eşya üzerinde yapılacak tasarruflardan eklentisi hariç tutulabilmektedir.