Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu ve Cezası – TCK 154. Madde
Hakkı olmayan yere tecavüz suçu; Türk Ceza Kanunu’nun 154. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun söz konusu maddesi; başkasına ait taşınmaz mallara izinsiz giriş veya kullanma gibi hususları düzenlemektedir. Türk Ceza Kanunu’na göre; taşınmaz malların hukuka aykırı şekilde işgali, sınırlarının değiştirilmesi, bozulması ya da hak sahibinin taşınmazdan yararlanması gibi durumlar hukuka aykırıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 154. maddesinin amacı; başkasına ait taşınmaz malların izinsiz şekilde işgal edilmesini ya da kullanılmasını engellemektir.
Hakkı olmayan yere tecavüz suçu; üç fıkra halinde düzenlenmiş başkasına ait taşınmaz malları işgal etme veya izinsiz kullanma şeklinde gerçekleşen bir suçtur. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu TCK madde 154’te düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir;
- Birinci fıkrada; başkasına ait taşınmaz mal ve eklentilerini izinsiz şekilde işgal eden, sınırlarını değiştiren ya da bozan kişiler altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.
- İkinci fıkrada; köy tüzel kişiliğine ait ve köylünün ortak kullanımına bırakılmış taşınmaz malların izinsiz işgali halinde birinci fıkrada öngörülen cezaya hükmedileceği düzenlenmiştir.
- Üçüncü fıkrada; kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını izinsiz değiştiren kişilerin yine birinci fıkrada öngörülen ceza ile cezalandırılması düzenlenmiştir.
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Nedir?
Hakkı olmayan yere tecavüz suçu, temel olarak başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini izinsiz kullanma veya işgal etme şeklinde gerçekleşen bir suç tipidir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154 maddesinde “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde; bir hakka dayanmadan başkasına ait taşınmaz malların ya da eklentilerinin kısmen veya tamamen işgali, sınırlarının değiştirilmesi, bozulması ya da herhangi bir şekilde hak sahibinin malından yararlanmasına engel olunması cezalandırılmıştır. Bu doğrultuda görülmektedir ki; hakkı olmayan yere tecavüz suçu taşınmaz mal ve eklentileri üzerindeki mülkiyet hakkının korunması maksatlı bir suçtur.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154. madde metnine göre;
- Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
- Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
- Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
Bu suçun oluşabilmesi için suçun failinin taşınmaz mal ve eklentileri üzerinde herhangi bir ayni ya da şahsi hakkının bulunmaması gerekmektedir. Suçun manevi unsuru kasttır. Bu nedenle suçun faili bile isteye hareket etmiş olmalıdır. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu şikâyete bağlı bir suçtur. Bu nedenle takibi için mağdurun şikâyeti şartı aranır.
| Hakkı Olmayan Yere Tecavüz | TCK Madde 154 |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 154 |
| Şikâyet | Takibi şikâyete bağlıdır. |
| Zamanaşımı | 8 yıldır. |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Tutuklama kararı verilemez. Adli kontrol kararı verilebilir. |
| Uzlaşma | Suç uzlaşmaya tabidir. |
| Etkin Pişmanlık | Etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz. |
| İndirim | Şartları varsa 62 indirimi uygulanabilir. |
| Memurluğa Etki | Hükmedilen cezanın miktarına göre memurluğa engel olabilir. |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesidir. |

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Şartları
Hakkı olmayan yere tecavüz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinde, üç fıkra halinde düzenlenmiştir. Birinci fıkrada düzenlenen “Başkasına ait taşınmazlara ya da eklentilerine tecavüz suçu” seçimlik hareketlerle işlenebilen bir suçtur. Söz konusu seçimlik hareketler;
- Taşınmazı ya da eklentisinin tamamen/kısmen işgal edilmesi,
- Taşınmaz ya da eklentisinin bozulması,
- Taşınmaz ya da eklentisinin sınırlarının değiştirilmesi,
- Hak sahibinin, taşınmaz ya da eklentisinden yararlanmasının önünü geçmek şeklindedir.
Fail söz konusu seçimlik hareketleri taşınmaz ya da eklentileri üzerinde herhangi bir şahsi ya da ayni hakkı bulunmaksızın bile isteye yapmış olmalıdır. Nitekim icra edilen fiil bir hakka dayanıyorsa hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturmamaktadır.
Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinin 2. Fıkrasında ise “Köy merasına tecavüz suçu” düzenlenmiştir. Söz konusu suçun meydana gelmesinde de yine seçimlik hareketler söz konusudur. Buna göre;
- Meranın kısmen/tamamen zapt edilmesi,
- Mera üzerinde tasarrufta bulunulması,
- Meranın sürüp ekilmesi söz konusu seçimlik hareketleri oluşturmaktadır.
Suçun amacı; meraların mülkiyetinin ve ortak kullanım hakkının korunmasıdır. Suçun mağduru; meradan yararlanma hakkı olan herkes olup suçun konusunu ise; tahsisli veya kadim köy meraları oluşturmaktadır.
Yine Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinin 3. Fıkrasında, “Suların mecrasını değiştirme suçu” düzenlenmektedir. Söz konusu suçun konusu, yeraltı ve yerüstü sularını kapsamaktadır. Bu suç; su kaynağından yararlanma hakkının engellenmesi suretiyle malvarlığına yönelik bir suçtur. Suçun seçimlik hareketleri arasında;
- Su kanalının yönünün değiştirilmesi,
- Su kanalının önünün kapatılması,
- Su yönünün başka bir yere yönlendirmesi şeklinde fiiller bulunmaktadır.
Suçun meydana gelmesi için failin eylemlerinin meşru bir hakka dayanmıyor olması gerekmektedir.
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Unsurları
- Fail: Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil eden hukuka aykırı fiili gerçekleştiren kişiye fail denilmektedir. Suçun maddi unsurunu oluşturan icrai ya da ihmali davranışın fail tarafından bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Ceza hukukunda suçun oluşumunda failin eylemi ile doğrudan ilişkilidir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun faili ise; suça konu malın maliki haricinde herkes olabilmektedir.
- Mağdur: Mağdur kendisine karşı işlenen suç nedeniyle hukuken korunan kimsedir. Mağdur, işlenen suç sonucunda maddi ya da manevi zarara uğramaktadır. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun mağduru TCK m. 154/1 kapsamında; taşınmaz ya da eklentinin sahibi olan gerçek ya da tüzel kişidir. TCK 154/2 kapsamında ise mağdur köy tüzel kişiliği ve köyde yaşan halktır. Madde 154/3’te mağdur; kamuya ait sular için kamu, özel kişiye ait sularda ise suyun sahibidir.
- Suçun Hukuki Konusu: Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen her suçun bir konusu bulunmaktadır. Hukuken “konu”, ceza normlarıyla koruma altına alınan hukuki değer ve menfaatler bütünüdür. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun konusu ise, başkasına ait taşınmaz mal ya da eklentileridir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun konusunu taşınır mallar oluşturamamaktadır. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunu hırsızlıktan ayıran en önemli husus da suçun konusunun taşınmazlar olmasıdır.
- Suçun Maddi Konusu: Suçun maddi konusu, suçun icrası esnasında failin fiilinin yönlendiği kişi ya da eşyadır. Yani kısaca; suç teşkil eden eylemin objesi olarak da tanımlanabilir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun maddi konusu ise; hukuka aykırı fiilin yöneldiği taşınmaz mal ya da eklentileridir. Suçun oluşabilmesi için taşınmazın mutlaka bir başkasına ait olması şarttır. Yani failin bu taşınmaz üzerinde meşru hakkı bulunmaması gerekir.
- Manevi Unsur: Ceza hukukunda suçun faili ile gerçekleşen fiil arasında kurulan bağlantıyı ifade eden bağlantıya manevi unsur adı verilmektedir. Bir diğer ifadeyle; failin hukuka aykırı fiili hangi amaçla gerçekleştirdiğini ortaya koyar. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Yani bu suçun taksirle işlenebilmesi mümkün değildir. failin taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkı olmadığını bilerek taşınmaza müdahalede bulunması; suçun manevi unsurudur.
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Cezası Nedir?
Hakkı olmayan yere tecavüz suçu; üç fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinde düzenlenmiştir. Anılan suç kanunun “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunu cezai yaptırımı; alt aydan üç yıla kadar hapis cezası ve bin güne kadar adli para cezası şeklindedir. Suçun 154/2. Maddede ve 154/3. Maddede düzenlenen hallerinde de yine birinci fıkrada hükmedilen cezaların uygulanmasına karar verilmiştir. Suçun temel amacı; bireylerin mülkiyet hakkı ile taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetlerinin korunmasıdır.
| Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Cezası | Kanuni Dayanağı |
|---|---|
| TCK 154 Basit Hali Cezası | 6 aydan 3 yıla kadar hapis para cezası |
| Hayasızca Hareketler Suçunun Nitelikli Halinin Cezası | Nitelikli hali yoktur. |
| Hayasızca Hareketler Suçunda Ağırlaştırıcı Haller | Ağırlaştırıcı Nedenler yoktur. |
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Temel Halinin Cezası: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinde hakkı olmayan yere tecavüz suçunun temel hali düzenlenmiştir. Anılan madde hükmünce; herhangi bir meşru hakka dayanmadan başkasına ait taşınmaz ya da eklentileri kısmen/tamamen işgal eden kişi şikayet üzerine 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Suçun temel hali açısından öngörülen ceza yaptırımı, TCK’nun 61. Maddesi uyarınca cezanın alt ve üst sınırları arasında hakim tarafından temel ceza takdir edilecektir. Hakim hükmedeceği cezaya somut olayın özelliğine göre karar verecektir. Böylece hakim kanuni sınırlar kapsamında adalet ve hakkaniyete uygun şekilde ceza tayini yapacaktır.
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Nitelikli Halleri: Suçun nitelikli hali bulunmamaktadır.
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Ağırlaştırıcı Nedenleri: Suçun ağırlaştırıcı nedenleri bulunmamaktadır.
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Bir suçun tüzel kişi ya da gerçek kişiler tarafından gerçekleştirilmesi mümkündür. Suçun tüzel kişi faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde TCK’nın açık hükmü gereğince tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanacaktır. Bu güvenlik tedbirleri; faaliyet izninin iptali ve müsadere şeklinde düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu faili bakımından herhangi bir özel durum bulunmamaktadır. Yani suçun faili herhangi bir gerçek ya da tüzel kişi olabilir.

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Örnekleri
- Berkecan, komşu Elifnaz’a ait olan tarla ile kendi tarlası arasında sınır konusunda anlaşmazlık yaşamaktadır. Herhangi bir mahkeme kararı veya kadastro tespiti olmadan, kendi arazisini genişletme kastıyla komşusunun tarlasına girip çit çekmiş. Yani komşusu Elifnaz’a ait tarlayı işgal etmiştir. Elifnaz bu durumu fark edince Berkecan’a uyarıda bulunmuşsa da; Berkecan bu eyleminden vazgeçmemiştir. Bu durumda Berkecan herhangi bir hakkı olmaksızın başkasına ait bir taşınmazı kısmen işgal etmesi nedeniyle; Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesi uyarınca hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlemiştir.
- Mert şehir dışındayken; Neslihan, Mert’e ait şehir dışındaki yazlık evini izin almadan kendi eşyalarını yerleştirmek suretiyle kullanmaya başlamıştır. Mert durumu fark ettiğinde Neslihan’a evini boşaltması gerektiğini söylese de Neslihan talebini reddeder. Bu durumda Neslihan bir hakka dayanmaksızın Mert’e ait evi işgal ettiği için TCK m. 154/1 kapsamında hakkı olmayan yere tecavüz suçu oluşmuştur.
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Özel Görünüşleri
- Teşebbüs: Ceza hukuku açısından failin kasten işleyebileceği bir suçu işlemek maksadıyla suçun kanunda belirtilen fiilleri gerçekleştirmeye doğrudan elverişli hareketlerle başlasa da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasıdır. Teşebbüs 5337 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 35. Maddesinde düzenlenme alanı bulmuştur. Kısaca teşebbüs; failin suçu işlemeye yönelik kastının ve eyleminin olmasına rağmen failden bağımsız dışsal nedenlerle suçun tamamlanmaması halidir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu ayrı fiillere bölünebilmektedir. Bu nedenle bu suçta teşebbüs mümkündür.
- İştirak: İştirak, suçun birden fazla kişi tarafından beraberce işlenmesi, suçun işlenmesine katkı sağlanması halidir. İştirak ancak kasten işlenebilen suçlar için mümkündür. Taksirle işlenen suçlarda iştirak söz konusu olamaz. Suça iştirak TCK madde 37-41 maddelerinde düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun faili herhangi bir kimse olabilmektedir. Bu nedenle de suç iştirak bakımından ayrı bir özellik göstermeksizin her şekli mümkündür.
- İçtima: Mevcut birden fazla suç olmasına rağmen faile tek ceza verilmesi durumu suçların içtimaı olarak adlandırılmaktadır. Ceza hukukunda temel olarak faile işlediği kadar suç verilir. Ancak suçların içtimaı söz konusu ise; failin tek suç işlediği kabul edilir. Aynı suçun aynı mağdura karşı, aynı suç işleme iradesi açısından birden fazla kez işlenmesi halinde uygulanan zincirleme suç hükümleri farklı fıkralar arasında uygulanmaz. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda işgal gibi eylemler, mütemadi suç niteliğindedir. Bu nedenle zincirleme suç hükümleri uygulanamaz.
Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı
- Uzlaşma: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereği, uzlaşma kurumu ancak belirli suçlar için kullanılmaktadır. Uzlaşma müessesesi; suçun mağdurunun şüphelisi ile anlaşarak ceza yargılamasının sonlandırılması şeklinde tanımlanabilir. Uzlaşma durumu şüpheli ve mağdur arasında uzlaştırmacı tarafından sağlanmaktadır. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda uzlaşma sadece TCK madde 154/1 kapsamında düzenlenen temel hali içindir. TCK madde 154/2 ve 154/3 maddeleri için uzlaşma müessesesi uygulanamaz.
- Adli Para Cezasına Çevirme: Adli para cezaları, mahkemenin suçun failine verilen hapis cezasının süresine göre belirlenecek parayı devlet hazinesine ödenmesi hususunda karar verilmesidir. Fail adli para cezası ile hapis cezasından kurtulmaktadır. Ancak bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin şartı; verilen cezanın bir yıldan az olmasıdır. Yani adli para cezasına çevirme ancak kısa süreli hapis cezaları için geçerlidir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda verilen cezanın bir yılın altında tayin edilmesi halinde verilen ceza adli para cezasına çevrilebilecektir.
- Erteleme: Bir kimse hakkında hükmedilen hapis cezasının infazının sonraya bırakılmasına erteleme denilmektedir. Kişi hakkında hükmedilen cezanın infazının geri bırakıldığı sürede sanığın herhangi bir suç işlememesi halinde ceza infaz edilmiş kabul edilmektedir. Erteleme kurumu Türk Ceza Kanunu’nun 51/1. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır” şeklinde düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu için erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması: Ceza Muhakemeleri Kanunu’na göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar için sanığın suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki amaç ve saikler, yanında sanığın kişiliği, yaşayışı, iş ve güç durumu gibi hususlar önemlidir. Bu hususların değerlendirilmesi neticesinde mahkeme kişinin gelecekte topluma herhangi bir zarar doğurmayacağına kanaat getirdiği takdirde “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)” kararı verebilmektedir. Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın belirli süreler içerisinde başka bir suça karışması halinde verilen ceza uygulanabilir hale gelecektir. Yani sanık hapis cezası ile karşılaşacaktır. Bununla birlikte yapılan son değişiklikler gereği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sanığın rızasına bağlı değildir. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı artık itiraz yoluna değil istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun basit halinin 6 aydan başlaması ve üst sınırının 3 yıl olması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür.
Soruşturma ve Kovuşturma Evresi
- Soruşturma Evresi: Ceza muhakemesi sürecinde, mağdur ya da suçtan zarar gören kimsenin şikâyeti; Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan doğrudan başvuru ya da kolluk kuvvetlerine ihbar yoluyla gerçekleşir. Söz konusu şikâyet ya da ihbar doğrultusunda Cumhuriyet savcısı, somut olaya ilişkin kovuşturmaya yer olup olmadığına karar vermek için soruşturma başlatır. Soruşturma aşaması; yalnızca olayın aydınlatılması için kovuşturulması ve yeterli şüphe için lehe ve aleyhe delillerin savcı ve kolluk marifetiyle toplandığı süreçtir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun TCK m. 154/1 hükmündeki temel hali şikâyete tabi suçlar arasında yer almaktadır. TCK m. 154/1 kapsamında düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun temel halinin şikâyet süresi; fiilin ve failin öğrenilmesinden başlayarak 6 ay olarak düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun TCK m. 154/2-3’te düzenlenen diğer hallerinde ise şikâyet şartı aranmaz. Yani savcılık tarafından re’sen soruşturma başlatılabilir.
Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, şüphelinin suçu işlediğine dair yeterli şüpheyi ortaya koyabilecek delilleri topladığı takdirde, şüpheli hakkında iddianame düzenleyerek soruşturma evresini tamamlar. Cumhuriyet savcısı şüpheli hakkında yeterli şüphe düzeyine varacak delil toplayamadıysa; Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vererek soruşturmayı tamamlar. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz yolu açıktır. Buna göre söz konusu karara karşı kararın tebliğini takiben 15 gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz edilebilir. Sulh Ceza Hakimliği’nin itirazı kabulü halinde dosya cumhuriyet savcılığına iade edilerek yeniden incelenmesine karar verilir. Sulh Ceza Hakimliği’nin itirazın reddi kararı ise kesindir. İtirazın reddi kararı ile birlikte dosya kapanır.
- Kovuşturma Evresi: Ceza muhakemesi sürecinde, Cumhuriyet savcısının hazırlamış olduğu iddianamenin kabulü ile birlikte kovuşturma evresi başlar. Kovuşturma aşaması suça ilişkin asıl yargılamanın yürütüldüğü evredir. Bu evre soruşturma evresinden farklı olarak doğrudan mahkeme tarafından yürütülür. Soruşturma aşamasında “şüpheli” sıfatında olan kişi kovuşturma evresiyle beraber artık “sanık” sıfatını alır. Kovuşturma evresi içerisinde duruşmaları da barındırır. Kovuşturma evresi kapsamında yürütülen yargılama; aleni, çekişmeli ve sözlü yargılamadır. Kovuşturma evresinde müşteki sıfatını haiz olan taraf mahkemeye katılma talebinde bulunabilir.
Gerekli şartların bulunması halinde mahkeme tarafından katılma talebi kabul edilen müşteki artık “katılan” sıfatını alır. Katılan sıfatı müştekinin kamu davasına taraf olarak katılmasına olanak sağlar. Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda mahkeme tarafından hükmedilir. Ancak sanık hakkında ceza verilebilmesi için sanığın isnat edilen fiili işlediğinin tereddütsüz olarak belirlenmesi ve kesin, inandırıcı delillerle sabit hala gelmiş olması gerekmektedir. Aksi takdirde sanık hakkında beraat kararı verilmesi gereklidir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda kovuşturma evresinin tamamlanmasıyla; sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır. Arttırım ve indirim nedenleri de mahkemenin takdirine göre uygulanacaktır.
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk
Ceza muhakemesi sürecinde, gözaltı soruşturma evresinde karşılaştığımız koruma tedbirlerinden biridir. Gözaltı tedbiri, şüphelinin soruşturma evresinde geçici şekilde özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Ancak gözaltı kararının verilebilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesinin varlığı aranmaktadır. Gözaltı süreci olağan dönemlerde 24 saat ile sınırlı olup toplu şekilde işlenen suçlarda en faz dört güne kadar uzatılabilmektedir. Gözaltı müessesesi CMK madde 91 kapsamında düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda gözaltı kararı genel olarak uygulanmaz.
Tutuklama ise CMK madde 100 ve devamı hükümleri kapsamında düzenlenmiştir. Tutuklama tedbiri, mahkeme kararı ile verilen geçici şekilde özgürlükten yoksun bırakan bir koruma tedbiridir. Tutuklama tedbirinin en temel amacı; sanığın kaçmasını, delilleri yok etmesini veya yargılamayı sekteye uğratmasını önlemektir. Bu doğrultuda; tutuklama kararı yalnızca hakim ya da mahkeme tarafından verilebilir. Cumhuriyet savcısı yalnızca tutuklama talebinde bulunabilmektedir. Yine CMK m. 100/4 kapsamında yalnızca adli para cezasını ya da kanunen üst sınırı iki yıl ve daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilmesi hukuken mümkün değildir. bu bilgiler ışığında hakkı olmayan yere tecavüz suçu kapsamında tutuklama tedbirine karar verilmesi hukuken mümkündür.

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci
Şüphelinin ifadesine başvurulması; hakkında suç isnadında bulunulan şüpheli kimsenin olayla ilgili bilgi ve savunmasının tespiti maksadıyla yapılır. Türk Ceza Kanunu’nun 154/1 maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçu şikayete tabi bir suçtur. Bu nedenle şikayet ve ihbar üzerine şüpheli konumundaki kişiden de ifade alınabilir. Ayrıca yine Türk Ceza Kanunu’nun 154/2-3 maddelerinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun şikayete tabi olmayan hallerinde de re’sen başlatılan soruşturma süreci ile beraber şüpheli kişinin de ifadesi alınmalıdır. Şüphelinin ifade vermesi için usulüne uygun çağrılmasına rağmen gelmemesi durumunda da kişi hakkında yakalama kararı (CMK m. 146) çıkarılması mümkündür. İfade kolluk makamları aracılığıyla gerçekleştirilebileceği gibi cumhuriyet savcısı tarafından da gerçekleştirilebilir.
Savunma hakkı ceza muhakemesinin temel ilkeleri arasında olup şüpheli ya da sanığın kendisine isnat edilen suçlamalara karşı kendisini savunmasını talep edebilir. Bu durumda sanığa kendisine isnat edilen suç detaylıca izah edilir ve kendisini savunabilmesi için yeterli zaman verilir. Kişi kendisini bizzat savunabileceği gibi dilerse savunmasını bir avukat yardımıyla da yapabilir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun oluşması durumunda şüphelinin ifadesi alınır. Yürütülen yargılama süreci boyunca şüpheliye kendisini savunma imkânı tanınır. Kişi dilerse kendisini avukat aracılığıyla da savunabilir.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
- Şikayet Süresi: Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun TCK m. 154/1 hükmündeki temel hali şikâyete tabi suçlar arasında yer almaktadır. TCK m. 154/1 kapsamında düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun temel halinin şikâyet süresi; fiilin ve failin öğrenilmesinden başlayarak 6 ay olarak düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun TCK m. 154/2-3’te düzenlenen diğer hallerinde ise şikâyet şartı aranmaz. Yani savcılık tarafından re’sen soruşturma başlatılabilir. Bu nedenle şikayet süresi gibi bir husus da mevcut değildir.
- Zamanaşımı: Zamanaşımı suçun mevcut olmasına rağmen, belirli bir sürenin geçmesi nedeniyle devletin cezalandırma yetkisinin ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Zamanaşımı re’sen dikkate alınan bir husustur. Bu nedenle tarafların talebi göz önünde bulundurulmaz. Zamanaşımı müessesesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda ikiye ayrılır. Kanunun 66. Maddesinde; dava zamanaşımı, 68. Maddesinde ise ceza zamanaşımı düzenlenmektedir. Dava zamanaşımı; belirli bir sürenin geçmesi nihayetinde kamu davasının açılmamasını ya da açılmış bir davanın kanuni süresinde sonuçlandırılmaması halinde düşmesi neticesini meydana getirir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun yargılamalarında olağan dava zamanaşımı süresi; 8 yıl şeklindedir. Ceza zamanaşımı ise 10 yıldır.
- Etkin pişmanlık: Failin işlemiş olduğu suç nedeniyle pişmanlık duyması ve bu doğrultuda suçun doğurduğu sonuçları ortadan kaldırmak için gösterdiği irade doğrultusunda cezai sorumluluğu ortadan kaldıran ya da hafifleten müesseseye etkin pişmanlık adı verilmektedir. Burada kişi işlediği fiil nedeniyle pişmanlık duymakta ve ortaya çıkan haksız durumu telafi etmek için çabalamaktadır. Etkin pişmanlık her suç tipi için uygulanmaz. Etkin pişmanlığın hangi suçlar açısından uygulanabileceği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Buna göre Türk Ceza Kanunu’nun 168. Maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hali hakkı olmayan yere tecavüz suçu bakımından da uygulanabilir.
- Görevli Mahkeme: 5235 sayılı kanunun 12. Madde hükmünce; kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak kaydıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlar ile ilgili dava ve işlerde ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Bu husus dışında kalan dosyalarda ise asliye ceza mahkemeleri görevlidir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun cezası; 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ve bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu nedenle de hakkı olmayan yere tecavüz suçu için görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir. Bu suç çocuklar tarafından işlenmişse, görevli mahkeme çocuk ceza mahkemelerinde yapılmaktadır. Çocukların bu suçu yetişkinlerle birlikte işlemesi durumunda, davaların birlikte yürütülmesi zorunlu ise, genel mahkemeler birleştirme kararı verebilir ve birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülmektedir. Birleştirme zorunlu değilse, çocuklarla yetişkinlerin soruşturma ve kovuşturması ayrı ayrı yürütülür.
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Hakkında Mahkeme Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/210 Esas, 2020/190 Karar
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu
- Türk Ceza Kanunu Madde 154
“5237 TCK’nın “Hakkı olmayan yere tecavüz” başlıklı 154. maddesi ise;
“Bir hakka dayanmaksızın kamuya veya özel kişilere ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
Kamuya ait veya özel suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.” şeklinde hüküm altına alınmış iken anılan maddenin birinci fıkrası
14.03.2009 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmakla yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanun’un birinci maddesi ile; “Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.” şeklinde yeniden düzenlenerek kamuya ait taşınmaz mal veya ekletileri bu fıkra kapsamından çıkartılıp anılan fıkrada düzenlenen suçun takibi şikâyete bağlı hâle getirilmiştir.
Anılan maddenin birinci fıkrasında bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerine yönelik gerçekleştirilmesi gereken üç ayrı seçimlik hareket düzenlenmiştir. Bunlardan birincisi; malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal etme, ikincisi; sınırlarını değiştirme veya bozma, üçüncüsü ise; hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olma eylemleridir.
Bu aşamada konumuzla ilgisi bakımından hak sahibinin taşınmazdan yararlanmasına engel olma seçimlik hareketinin irdelenmesinde fayda bulunmaktadır. Bu durumda fail tarafından taşınmazın aynına herhangi bir müdahalede bulunulmamakta sadece hak sahibinin taşınmazından yararlanmasına, bu taşınmazı istediği gibi kullanmasına engel olunmaktadır. Taşınmazın tamamından yararlanmaya engel olmak zorunlu olmayıp bir bölümünden yararlanmasına engel olunması hâlinde de bu suç oluşacaktır. Bu suçun oluşması için, failin mağdura karşı herhangi bir şekilde, cebir veya tehdit kullanmasına da gerek yoktur. Mağdurun taşınmazına gitmek için kullandığı yolu sulayarak geçilmez hâle getirmek, kapısını kilitlemek, kapı kilidini değiştirmek, taşınmazın etrafını tellerle çevirmek, taşınmazın ekip biçilmesine karşı koymak veya kullanılmasını engellemek amacıyla sürekli etrafını kirletmek suretiyle taşınmazdan yararlanmaya engel olunabilir (Osman Yaşar-Hasan Tahsin Gökcan-Mustafa Artuç, Yorumlu-Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, 2. Baskı, 4. Cilt, 2014, s.4979.). Diğer bir anlatımla hak sahibinin taşınmazından yararlanmasına engel olan her fiil ile bu suçun işlenmesi mümkündür. Ancak somut olaya göre gerçekleştirilen fiilin engelleme niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Katılan …’ya ait suça konu mesken niteliğindeki taşınmazın katılan tarafından satılmak istenmesine karşın aynı zamanda katılanın abisi olup bu evin üst katında oturan sanık …’nın katılan ile aralarında bulunan bahse konu evden kaynaklı anlaşmazlık nedeniyle, suça konu dairenin satılmasını engellemek amacıyla gelen müşterilere evin girişini tuğla ile ikiye ayıracağını söylemesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın bu eylemleri sonucunda katılana ait evin satılamadığının ve akabinde olay tarihinde emlakçılık yapan tanık …’in evin bu şekilde satılmasının mümkün olmadığını değerlendirerek evi satmaktan vazgeçip anahtarlarını katılana iade ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın söz konusu eylemlerinin katılanın taşınmazından yararlanmasına engel olma niteliği taşıdığının ve sanığa atılı hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurları itibarıyla oluştuğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün, sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.”
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu
- Türk Ceza Kanunu Madde 154
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2016/8297 numaralı kararı;
“Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre katılanın, sanığa ait taşınmazındaki su arkından yararlanmak talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunması üzerine, 28.12.2012 tarihinde “geçici su geçit hakkı” elde ettiği, ancak su geçit hakkına dair kararın suç tarihi itibariyle hükümsüz hale gelmesi üzerine, sanığın su arkına hayvan gübresi dökmek şeklinde gelişen eyleminin 154/3. Maddesinde düzenlenene suların mecrasını değiştirme suçunun unsurlarını oluşturmayacağı gibi; tedbir kararından sonra 397. Maddesi gereğince esas hakkında da yasal süre içerisinde dava açılmamış olması karşısında tedbir kararına muhalefet suçunun unsurları da oluşmayacağı gözetilmeden, isnat edilen suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır.”
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu
- Türk Ceza Kanunu Madde 154
“Köy boşluğuna tecavüz suçunun mağduru köy tüzel kişiliği olup, suçtan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmayan hazine vekili ve belediye temsilcisinin bu suçtan açılan davaya katılma hakkı bulunmadığı gibi katılma kararı verilmiş olması da temyiz hakkı vermez.”
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Suç Duyurusu Dilekçesi
(SUÇUN İŞLENDİĞİ YER) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)
VEKİLİ: Av. Umur YILDIRIM
Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya
ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)
KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu Hakkı Olmayan Yere Tecavüz suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.
AÇIKLAMALAR
- Giriş kısmında müvekkilin kim olduğu, şüpheli şahsın kim olduğu, tarafların nasıl tanıştığı ve iletişime geçtiği gibi hususlar ayrıntılı olarak anlatılır. Bununla birlikte suç nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi-manevi zarar da giriş kısmında özetlenebilir.
- Şüpheli şahsın, suça yönelik eylemlerinin ne şekilde işlediği ayrıntılı olarak anlatılır. Yaşanılan olaydan bahsedildikten sonra ayrıntılı olarak deliller sunulur. Aynı zamanda ek olarak bu delillerin sunulması gerekmektedir. Şüphelinin mağdura neler dediği, nasıl hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediği ayrıntılı olarak anlatılır.
- Sonuç kısmında ise dilekçenin ekinde yer alacak deliller toparlanır. Gerekli görüldüğü takdirde suça ilişkin açıklamalara ve mahkeme kararlarına yer verilir.
HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.
SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)
Müşteki Vekili
Av. Umur YILDIRIM
(e-İmza)
Sık Sorulan Sorular
Haksız işgal cezası nedir?
Hakkı olmayan yere tecavüz suçu; TCK 154. maddesinde düzenlenmiştir. Cezası altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır.
TCK 154 2 cezası nedir?
TCK 154/2 cezası 154/1 ile aynıdır. Yani altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır.
Haksız işgal nereye şikayet edilir?
Haksız işgal savcılık, karakol veya kaymakamlıklara şikayet edilebilir.