Yazı

Hukuka Aykırı Delil

Kasım 7, 2025

Hukuka aykırı delil, hukuka uygun olmayan yollarla elde edilmiş delillere denir. Bu tür delillerin davada kullanılması kural olarak mümkün değildir. Buna rağmen davada ileri sürülmüş olan hukuka aykırı nitelikteki deliller hükme esas alınamaz. Hatta hukuka aykırı deliller TCK kapsamında suç teşkil eder. Özellikle de avukatların dava da ileri süreceği delillerin hukuka uygun nitelikte olması en önemli görevidir.

1982 Anayasası’nın 38. maddesi; “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” Hükmünü haizdir. Türk Anayasa koyucusunun, madde gerekçesinde belirttiği üzere bu hüküm Anayasaya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uyum gereği yerleştirilmiştir. Hukuka aykırı delil, hukuk sistemine dolayısıyla hukuka aykırı şekilde elde edilmiş olan delildir. Hükmün hukuka aykırı delilleri temel alarak kurulması mutlak hukuka aykırılık sebebidir.

Anayasanın 38/6 maddesinde, “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez” denilmektedir.

5271 sayılı CMK’nin 206. maddesinin (2) fıkrasının [a] bendinde, delilin, kanuna aykırı olarak elde edilmesi halinde reddedileceği ifade edilmektedir.

CMK’nin 217/2 maddesinde “yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir” denilerek; delillerin hukuka uygun olma zorunluluğun vurgulanmıştır.

Hukuka Aykırı Delil Nedir?

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve diğer usul normlarını içeren yasalar, delillerin nasıl elde edilmesi gerektiğini veya nasıl elde edilemeyeceğini açıkça belirtmektedir. Hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu, hukuk devletinin gerekliliğidir. Hukuka aykırılığın kaynağı, yalnızca pozitif bir kanun düşüncesiyle sınırlı değildir. Ayrıca yazılı veya yazısız tüm normlar ve mahkeme içtihatları da bu kapsama girmektedir.

Hukuka aykırı delillere ilişkin düzenlemeler sadece Türk mevzuatı ile sınırlı değildir. Uluslararası alanda pek çok ülke hukuka aykırı delillere ilişkin düzenlemeler yapmıştır. Kanunun öngörmüş olduğu biçimde delil toplamak hukuk devletinin ve sisteminin gereklerinden birisidir. Davanın tarafları ve vekilleri hukuka uygun delil sürme yükümlülüğü altındadır. Bununla beraber polis gibi kamu görevlileri de bu kuralın kapsamına girer.

Ceza yargılamasında amaç maddi gerçekliğe ulaşmaktır. Ceza Muhakemesi Hukuku’nda maddi gerçeğe, delil serbestliği ve delillerin değerlendirilmesi serbestliği yani vicdani delil sistemi çerçevesinde ulaşılmaya çalışılmaktadır. Ancak bu amaca ulaşmak için kullanılan yönetimlerin hukuka uygun olması gerekmektedir. Hukuka aykırılık sonucu ele geçirilen veya elde edilen hukuka aykırı delillerin kullanılmasıyla suçlu açığa çıkarılıp maddi gerçeğe ulaşılsa da, bu şekilde hareket edildiğinde kişilerin hak kaybına uğraması söz konusu olacaktır. Bu nokta da elde edilen delillerin adil yargılanma ve özel hayatın gizliliği gibi temel hakları ihlal edecek düzeyde olmaması gerekmektedir.

  • Özel Hayatın Gizliliğinin İhlaliyle Elde Edilen Deliller: Kişilerin rızası olmadan yapılan ses veya görüntü kayıtları, telefon konuşmaları kaydı, ortam dinlemeleri, casus yazılım, böcek yerleştirme. Bu tür deliller, TCK 134. maddesi kapsamında suç teşkil eder ve mahkemede hükme esas alınamaz. Fakat burada anlık gelişen bir durum ve başka türlü delil etme imkanı yoksa kullanılabilir.
  • Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Yoluyla Elde Edilen Deliller: İnstagram, twitter, facebook, whatsApp ve e-posta gibi ortamlarda mesajlarının rızasız olarak saklanması veya paylaşılması, mektup veya özel yazışmaların açılması ve içeriğinin kullanılması. TCK 132. madde kapsamında, haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişiler suç işlemiş sayılır ve elde edilen bu deliller mahkemede kullanılamaz.
  • Hukuka Aykırı Arama ve El Koyma Sonucu Elde Edilen Deliller: Yetkili mercilerin belirlediği yasal prosedürlere uyulmadan yapılan arama ve el koymalar sonucu toplanan kanıtlar hukuka aykırıdır. Mahkeme kararı olmaksızın yapılan ev veya iş yeri aramaları; Savcının onayı olmadan yapılan kişisel eşya, bilgisayar veya telefon incelemeleri; Gecikmesinde sakınca olan haller dışında yetkisiz kişiler tarafından yapılan el koymalar. Bu tür deliller, CMK 206/2-a ve CMK 217/2. maddeleri uyarınca mahkemede kullanılamaz ve dosyadan çıkarılması gerekir.
  • İşkence veya Zor Kullanılarak Elde Edilen Deliller: Kişinin psikolojik veya fiziksel baskı altında verdiği ifadeler ve elde edilen deliller hukuka aykırıdır. İşkence veya tehdit yoluyla alınan beyanlar; Sanık veya tanığın zorla ifade vermeye zorlanması; Hukuka aykırı şekilde korkutma veya aldatma yoluyla elde edilen deliller. TCK 148 ve CMK 148. madde kapsamında, bu tür deliller geçersizdir ve mahkeme tarafından dikkate alınamaz.
  • Usule Aykırı Arama ve Elkoyma İşlemleriyle Elde Edilen Deliller: Mahkeme kararı olmaksızın veya usulüne uygun yapılmayan arama ve el koyma işlemleri sonucunda elde edilen kanıtlar.
İlgili Makale: İnfaz Hesaplama
hukuka aykiri delil nedir
hukuka aykiri delil nedir

Hukuka Aykırı Delillerin Değerlendirilmesi

Ceza yargılamasındaki amaç maddi gerçekliğe ulaşmaktır. Maddi gerçekliğe ulaşmaya çalışırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus yapılacak işlemlerin hukuka uygun yapılmasıdır. Ceza muhakemesinde hukuka aykırı delili  2’ye ayırabiliriz.

  • Yasak delil
  • Yasal delillerin yasak ( kanuna aykırı ) bir şekilde elde edilmesi.

Hukuka aykırı delil kim tarafından elde edilmiş olursa olsun delilin hukuka aykırı olmasının sonucunu değiştirmez. Delilin ceza yargılaması açısında bir etkisi olmayacak yani yok hükmünde olacaktır.

Delillerin yasak olması ya da delillerim elde edilmesi yolunda herhangi bir hukuka aykırılığın  söz konusu olması hukuka aykırı delil kabul edilmeli ve  hükme esas alınmamalıdır. Aksi halde duruşmalarda da sürekli dile getirdiğimiz ‘Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir’ yargılama için de geçerli olacaktır.

Anayasada da “‘Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” hükmü ile ceza hukuk sistemi açısından hukuka aykırı delillerin hiçbir koşulda kabul edilmeyeceği kesin ve net bir şekilde ifade edilmiştir. Yani HUKUKA AYKIRI DELİL YOK HÜKMÜNDEDİR ve HÜKME ESAS ALINAMAZ.

Mahkemelerde Neler Delil Olarak Kullanılır?

Mahkemede taraflar ileri sürdükleri iddiaları ispat etmekle yükümlüdür. İddiaların ispatında deliler araç olarak kullanılır. İleri sürdüğü iddiayı ispat edemeyen taraf davayı kaybeder. Mahkemede kullanılacak olan deliller ikiye ayrılır. Bunlar;

  • Kesin deliller,
  • Takdiri delillerdir.

Kesin deliller tarafları ve mahkemeyi bağlar. Hâkimin takdir yetkisi bulunmaz. Kesin delillere örnek olarak ikrar, senet, yeni ilam vb. gösterilebilir. Takdiri deliller ise hâkimin serbestçe değerlendirdiği delillerdir. Bu deliller üzerinde hakimin oldukça geniş takdir yetkisi bulunur.

  • Tanık Beyanı: beyanları takdiri delil niteliğindedir. Hakim tarafından serbestçe takdir edilir. Tarafların ileri sürdüğü iddiaları dava konusu vakaya şahit olmuş kişiler tarafından anlatılması yoluyla ispatıdır. Mahkemede dinletilecek olan tanıkların olaya bizzat şahit olması gerekir. Aksi takdirde hükme esas alınmaz.
  • Bilirkişi: mahkeme tarafların ileri sürdüğü iddiaların doğruluğunu tespit etmek maksadıyla bilirkişi görüşüne başvurabilir. Bu delil de takdiri delillerdendir. Hakim tarafından serbestçe takdir edilir. Bilirkişi mahkemeye iddiaya ilişkin görüşünü bildirir. Ancak bu görüşü hakimi bağlamaz.
  • Keşif: takdiri deliller arasındadır. Hakim keşif incelemesine bizzat katılır. Yargılamanın ilerleyebilmesi için hakim tarafından yapılır. Bu bakımdan bir mahkeme usul işlemi olup tarafların iddialarına delil niteliği taşıyabilir. Hakim tarafından serbestçe takdir edilir.

Ceza Hukukunda Hukuka Aykırı Deliller

Hukuka aykırı deliller, ceza hukuku açısından adil yargılanma veya özel hayatın gizliliği gibi pek çok temel hak ile yakından ilgilenmektedir. Ceza muhakemesi hukukunda maddi gerçeğe vicdani delil sistemi neticesinde ulaşılmaya çalışılır. Buna göre, ceza hukukunda delil serbestisi ve delillerin değerlendirilmesinin serbestliği mevcuttur. Ancak bu amaca ulaşmak için izlenen yolun hukuka uygun nitelik taşıması gerekir. Hukuk sistemimizde suçluların cezalandırılması kadar, masumların korunması da önem arz eder. Ceza muhakemesinde her şey delil olabilmekle beraber bu delillerin de hukuka uygun olması gerekir.

Dolayısıyla ceza muhakemesi hukukunda “Delil serbestisi” ilkesi sınırsız değildir. Yani bir delil hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğinde bu delil ispat faaliyetinde kullanılamayacak ve kullanıldığı takdirde CMK’nın ilgili maddeleri gereğince bozma sebebi yapılacaktır. Ceza hukukunda deliller toplanırken çeşitli şekillerde hukuka aykırılıklar sirayet edebilir. Aydınlatma yükümlülüğünün ihlali, usulüne uygun olmayan arama, zorunlu olmasına rağmen müdafi olmadan alınan ifade vb. usulsüz işlemler neticesinde toplanan deliller hukuka aykırı niteliktedir. Yasak usullerle toplanan deliller hakikate ulaşmak bakımından ne derece önemli olursa olsun hükme esas alınmaz.

Boşanma Davasında Hukuka Aykırı Deliller

Boşanma davasında taraflar ileri sürdükleri iddiaları ispat ile yükümlüdür. Boşanmada ileri sürülen deliller davanın esasını oluşturur. Taraflar boşanma davalarında iddialarını ispatlayabilmek maksadıyla karşı tarafın kişilik haklarını zedeleyen veya diğer temel haklarını ihlal eden nitelikte hukuka aykırı delillere başvurabilirler. Niteliği ve içeriği gereği hukuka aykırı delil sunulması durumuna diğer davalara nazaran daha çok görülen dava türlerinden bir tanesi boşanma davalarıdır. Şayet bir boşanma davasında hukuka aykırı delil ileri sürülmüşse bu delil Anayasa madde 36 hükmü gereği kurulacak hükme esas alınamayacaktır.

Boşanma davası, Türk hukukunda ispat hakkı ile özel hayatın gizliliği hakkının çatıştığı en temel davalardandır. Tüm bunlarla beraber boşanma davalarında hukuka aykırı delil kavramı diğer davalarda olduğu kadar sert yorumlanmamalıdır. Çünkü boşanma davaların doğrudan tarafların özel hayatlarıyla ilişkilidir. Bu nedenle diğer davalarda olduğu gibi hukuka aykırı delil hususunun sert bir şekilde yorumlanması davanın amacına ulaşmasında engel nitelik taşıyacaktır. Ayrıca tarafların boşanma davasında ispat etmesi gereken iddialarını ispatlayamama durumu ile karşı karşıya kalmaları da mümkündür.

hukuka aykiri delil yargitay
hukuka aykiri delil yargitay

Hukuka Aykırı Delillerin Sonuçları Nelerdir?

Hukuka aykırı delillerin mahkemede ileri sürülmesi durumunda hükme esas alınamayacaktır. Bununla beraber dosyaya hukuka aykırı delil sunulması, hukuki sonuçlarıyla beraber cezai yaptırımlara da neden olabilmektedir. Hukuka aykırı deliller mahkemede geçersiz kabul edilir. Bu husus CMK 206/2-a ve 217/2 maddeleri ve HMK 189/2 maddesi kapsamına da alınmıştır.  Hukuka aykırı deliller mahkeme dosyasından çıkarılmalıdır. Hakim bu hususu resen tespit edebileceği gibi tarafların da ileri sürmesi mümkündür.

Hukuka aykırı deliller doğrultusunda elde edilen yeni deliller de geçersiz kabul edilir. Hukuka aykırı delil elde eden kişi cezai sorumluluk taşır ve tazminat ödeme zorunluluğu doğabilir. Türk Ceza Kanunu’nda; Özel Hayatın Gizliliğini İhlal, Haberleşmenin Gizliliğini İhlal ve Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Şekilde Kaydetme suçları düzenlenmiştir. Buna göre elde edilen hukuka aykırı deliller bu suçlar kapsamına giriyor ve kişilerin haklarını ihlal ediyorsa hukuka aykırı delil elde eden kişi TCK kapsamında cezalandırılır.

Hukuka aykırı deliller üzerine hüküm kurulamaz. Şayet karar hukuka aykırı delillere dayandırılmışsa, karar bozulur. Hukuka aykırı delillere dayandırılarak verilen kararları Anayasa Mahkemesi veya Yargıtay bozar. CMK madde 289 hükmünce hukuka aykırı delillere dayanarak karar vermek mutlak bozma sebebidir. Bunun yanı sıra hukuka aykırı delillerle hakları ihlal edilenler Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yoluna gidebilmektedir. Hukuka aykırı delillerin kullanılması halinde, mahkeme kararları geçersiz duruma düşebilir. Delilleri sunan kişiler ceza yaptırımlarıyla karşılaşabilir ve dava süreci, hukuka uygun bir şekilde yeniden değerlendirilmeye tabi tutulmak zorunda kalabilir.

Hukuka Ayrılı Delil Hakkında Yargıtay Kararları

Yargıtay, hukuka aykırı arama ile elde edilen delile dayanılarak hüküm verilemeyeceğini, şüphelinin soyut ikrarının da bu anlamda yeterli olmayacağı görüşündedir. Yargıtay bazı durumlarda, hukuka aykırı elde edilen delilin, sanığın ikrarı, bu ikrarın bazı delillerle doğrulanması, örneğin; uyuşturucu suçlarında ürünlerin raflarda satışa hazır olarak yakalanması ve bilirkişi raporu gibi yan delillerle sanığın ikrarının desteklenmesi halinde, arama sırasında ihtiyar heyetinden iki kişi bulunması halinde de delillerin takdirinde herhangi bir farklılık çıkmayacağından, elde edilen yan deliller ile mahkûmiyet kararı verilmesi için yeterli olacağını ifade eden kararlarına da rastlanılmaktadır.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2015/2092 E. 2015/1175 Kararı

Sanık tarafından işletilen iki ayrı işyerinde arama yapılmasına karar verilmesine karşın, aynı işyerinde bulunan bilgisayarlar üzerinde arama yapılabilmesine olanak tanıyan hükümlere göre verilmiş bir arama kararı bulunmadığı anlaşılmakla, işyerinde bulunan bilgisayarlar üzerinde yapılan arama sonucunda elkonulan ve içerisinde müşteki firmaya ait lisanssız yazılımların olduğu belirtilen harddiskler ve CD’ler hukuka aykırı delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağından, sanık hakkında verilen beraat kararı yasaya uygundur.


Y. CGK., E. 2005/7-144, K.2005/150, T. 29.11.2005 tarihli karar

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun belirttiği gibi hukuka aykırılık, pozitif hukuk metinleri ile sınırlı olmayıp, evrensel uygulamaya kavuşmuş hukuk ilkelerini de içermektedir. ‘Yasadışılıktan’ daha geniş bir içeriğe sahip olan ‘hukuka aykırılık’ kavramının çerçevesi ve kapsamı saptanırken, gerek pozitif hukuk metinlerine gerekse kişilerin temel hak ve hürriyetlerine ilişkin evrensel hukuk ilkelerine aykırılık bulunup bulunmadığı gözetilmeli ve aykırılığın varlığı halinde hukuka aykırılığın mevcudiyeti kabul edilmelidir.


Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 2015/2092 E., 2015/1175 K.

Sanığa ait işyerinde yapılan aramada bilgisayarların incelenmesine ilişkin açık bir arama kararı bulunmaması nedeniyle, bilgisayar disklerinden elde edilen delillerin hukuka aykırı kabul edilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Sonuç olarak sanık beraat etmiştir.


Ara WhatsApp