Yazı

Marka Tescilinde Öncelik İlkesi

Eylül 8, 2025

Marka tescilinde öncelik ilkesi, aynı markaya ilişkin birden çok başvuru yapıldığında başvuru tarihlerinden hangisinin önce olduğuna bakılmayarak öncelik sahibine tescil hakkı tanınmasıdır. Markayı tescil ettirme hakkını önce başvurana tanıyan öncelik ilkesi, aynı markaya ilişkin yapılan başvurular arasında hak sahipliğini belirlerken önemli bir rol oynamaktadır. Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesi için sahibine koruma sağlayan bir haktır. Marka hakkının açık ve kesin bir şekilde anlaşılabilmesi için sicilde belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle sicile, sözcük, şekil, renk, sayı, harf gibi her türlü işaret yazılabilir. Marka tescilinin yapımı aşağıda yer aldığı üzere, marka tescilinde bazı durumlarda öncelik ilkesi de uygulanmaktadır.

Marka, ayırt etme işlevi nedeniyle kişiye belirli mal ve hizmetini ferdileştirme imkanı sağlar. Bununla birlikte tescil ve öncelik ilkelerinden hangisine öncelik imkanı tanınacağı çeşitli hukukçular tarafından tartışma konusu olmuştur. Bu nedenle marka hakkına tecavüz edildiği bir durumda eylemin sonraki tarihli tescilli bir hakka dayanması halinde eylemin hukuka uygun olup olmadığı öncelik ilkesi ile belirlenecektir. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda marka tescilinde öncelik ilkesinden bahsedeceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Marka Tescilinde Öncelik İlkesi Nedir?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. maddesinde marka korumasının tescil ile mümkün olduğu belirlenmiştir. Maddeye göre, “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.” Şeklinde hüküm kurulmuştur. Tescil koruması, kişinin kuruma başvuru yaptığı tarihten itibaren başlar. Bu nedenle aynı markaya ilişkin birden çok başvuru yapıldığında başvuru tarihine dikkat edilecektir.

Marka tescilinde öncelik ilkesi, aynı markaya ilişkin birden çok başvuru yapıldığında başvuru tarihlerinden hangisinin önce olduğuna bakılarak gündeme gelen bir husustur. Dolayısıyla marka tescili için başvuruyu önce yapan kişi marka sahibi olacaktır. Bu durumda sonraki başvurular kabul edilmeyecek ve aynı marka için birden fazla tescil yapılmayacaktır. Ayrıca 6769 sayılı yasanın 155. maddesinde, “ Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.” Şeklinde hüküm altına alınmıştır.

marka tescilinde oncelik ilkesi nedir
marka tescilinde oncelik ilkesi nedir

Öncelik İlkesinin İstisnası: Rüçhan Hakkı

Marka tescilinde öncelik ilkesi, kişinin kuruma başvuru yaptığı tarih göz önüne alınarak başvuruyu ilk yapan kişinin öncelik hakkı kazanmasına yol açan bir ilkedir. Bu ilkenin istisnası ise rüçhan hakkıdır. Rüçhan hakkı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 12. Maddesinde düzenlenmiştir. Yasaya göre Paris Sözleşmesi ve Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerden marka tescili başvurusu yapan kişinin 6 ay içerisinde aynı marka için Türkiye’de başvuru yapması halinde, ilgili ülkedeki başvuru tarihi Türkiye’deki başvurusu için esas alınır.

Marka başvurusunun ulusal ya da uluslararası resmi nitelikteki sergilerde markası sergilenen kişiler için de 6 aylık bir süre öngörülmüştür. 6 aylık süre sergi tarihinden itibaren başlar ve Türkiye’de aynı markanın tescil edilmesi için rüçhan hakkı kullanılabilir. Başvuru yapılan marka, daha öncesinde başvurulan diğer markalarla aynı ya da benzerse rüçhan hakkına dayanan başvurular kabul edilecektir. Rüçhan hakkı başvurularından sonra kuruma önceden yapılan benzer başvuruların reddine karar verilecektir. Rüçhan hakkı talebe bağlı olup, resen dikkate alınmaz.

Marka Nedir?

Marka, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 4. maddesinde, “Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.” Şeklinde tanımlanmıştır.

Dolayısıyla markanın tescil edilmesi gerekmekte olup, bazı özel durumlarda tescilsiz bir şekilde kullanım da mümkündür. Markanın tanınmışlık niteliğine kavuşması halinde tescilsiz kullanımında Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde yine de koruma altına alınır. Ancak markanın korunması esasında tescil yolu ile sağlandığından, tescil kurucu bir etki yaratmaktadır.

Marka Tescili Nedir?

Marka tescili, markanın korunabilmesi için hak sahibinin kanundaki korumaya başvurması ile sahip olduğu bir haktır. Hak sahibinin çeşitli korumalardan yararlanması için tescilin önemi büyüktür. Bununla birlikte marka tesciline başvuru yapan bir kişi, üçüncü kişilerin de hak iddia etmesi nedeniyle doğrudan hak sahibi olamamaktadır. Hak sahibinin kim olacağına ilişkin hususlar ise öncelik hakkına göre belirlenecektir.

Marka tescili Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında kazanılan bir haktır. Bu hak ile kişi tescil ettirdiği eşya üzerinde kullanım gibi çeşitli ihlalleri önlemektedir. Ayrıca kişi markasının adının kullanılmasını yayılmasının da bu hak ile engelleyebilir. Markaya ilişkin birden fazla tescilin önlenmesi için ise bazı şartlar gerçekleştikten sonra Madrid Protokolü kapsamında koruma altına alınması da mümkündür.

Ara WhatsApp