Sosyal Medyada Sahte Hesap Açmak (Fake Hesap)
Sosyal medyada sahte hesap açmak, bir başka deyişle fake hesap açmak, kişinin aslında kendi isim ve soy ismi olmamasına rağmen gerçek olmayan isim soy isim, fotoğraf, video ve ses kaydı kullanarak sosyal medyada hesap açmasıdır. Kişi burada gerçek kimliğini gizleyerek gerçekte olmayan bir kimlik yaratıp sosyal medya hesabını kullanmaktadır. Sosyal medyada sahte hesap açmak TCK kapsamında doğrudan bir suç değildir. Burada önemli olan başkasının bilgilerini kullanarak mı açtınız yoksa tamamen hayali bir hesap mı. Buna göre suç tipi değişecektir. Hatta suç unsuru içermeye bilir de.
Gerçek kişinin ancak bir tane kimliği olup sosyal platformlarda ve dijital ortamlarda ise bir kişi birden fazla kimliğe sahip olabilmektedir. Kişi, kendi bilgileri dışında başka sahte kimlikler oluşturarak çeşitli sözleşmelere taraf olabilir, abonelikler oluşturabilir. Aslında bu bir nevi kimlik hırsızlığı olarak kabul edilmelidir.
Günümüzde sahte hesap açılarak ünlü kişilerin fotoğraf, video ve ses kayıtları kullanılarak başka kişilerin dolandırılması olayı çok yaygındır. Karşıdaki kişi, sahte hesap kullanan kişinin gerçek kimliğini bilmeden sahte hesapta yer alan fotoğraf ve video, ses kaydının gerçekte ait olduğu kişi kanısıyla hareket etmektedir. Aslında burada ünlü ve tanınmış kişilere ait kişisel verilerin kullanılması ile karşıdaki mağdurun güveni sağlanmakta ve inandırıcılık seviyesi yükseltilmektedir. Bu eylemin suç teşkil etmesi için kişiye ait özel bilgilerinin kullanılması gerekmektedir. Bu makalemizde sosyal medyada sahte hesap açmak ve bunun hukuki sorumluluğu detaylı olarak ele alınmıştır.
Sosyal Medyada Sahte Hesap Açmak Suç Mudur?
Sosyal medya platformlarının hayatımızın çok içerisinde yer alması, herkes tarafından erişilebilir olması, sosyal medya vasıtasıyla işlenen suçların sayısını da artırmıştır. Bireyler bazı kötü niyetli kasıtlarla bir başkasının ismini, fotoğrafını ve sair bilgilerini kullanarak sahte sosyal medya hesapları açıp kullanmaktadır. Açılan bu sahte hesaplar barındırdığı sahtelik kapsamında TCK nezdinde suç teşkil etmektedir. Bu yazımızda sahte (fake) sosyal medya hesapları ile ilişkili suçları inceleyeceğiz. Sosyal medyada sahte hesap açmak kanunda direkt olarak suç olarak yazmamaktadır. Fakat açılan fake hesap başkasının resmi, bilgileri gibi hususları içeriyorsa suçtur. Burada önemli olan fake hesabın açılış şeklidir.
Sahte hesap açılması, TCK kapsamında tek bir suçu değil, hareketin şekline bağlı olarak birbirinden farklı suçları meydana getirmektedir. Sahte hesap açan kişi, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” bölümünün 135 ve 136 maddesi uyarınca cezalandırılacaktır. Kişinin adına sahte hesap açılmasıyla gizli olan bilgi ve paylaşımları belli bir kitleyle paylaşıldığından bu hesabın bilgilerinin kopyalanarak ve hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ile fake hesap açılması, TCK 135-136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve yayma suçlarını oluşturacaktır. Bu suçlar;
- TCK M.134/1-2 – Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
TCK m. 134’de düzenlenen “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal” başlıklı suç yer almakta olup kanun lafzında da anlaşılacağı üzere kişilerin “özel hayatı” ihlali bakımında bu suç meydana gelmektedir. Özel hayat, başkalarının bilmediği ve bilmesi gerekmediği, kişinin herkese açıklamadığı veya sadece belli kişilere açıkladığı hayatıdır. Yargıtay içtihatlarında da “özel hayat” kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içermesi olarak tanımlanmıştır.
Sosyal medyada sahte hesap açılması ile kişinin fotoğraf, video, cep telefonu veya e-posta gibi özel bilgileri kopyalanarak diğer üçüncü kişilerin erişimine açık hale gelmektedir. Kişinin kendi özel hayatı alanında gizli kalınması gereken bilgiler kullanılarak gerçek olmayan hesap oluşturulmaktadır. Bu nedenle kişinin özel ve gizli alanında kalması gereken kişisel bilgilerinin kayıt altına alıp kullanılması ile özel hayatın gizliliği ihlal edilmiş olmaktadır.
Uygulamada genellikle ünlü kişilerin fotoğraf veya diğer kişisel bilgileri kullanılarak sahte/fake hesap oluşturulmaktır. Bu kişilere ait özel bilgi ve veriler, sosyal medya platformunda kişinin bilgisi dışında, başkalarının görgüsüne sunulmaktadır. Bu yalnızca görüntü veya fotoğraf değil, kişiye ait ses kaydı, e-posta ya da kişinin kendine ait özel bir verisi suçun konusu olabilmektedir. Bu durumda sahte hesap açan kişi, TCK m.134/2 “Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” uyarınca cezalandırılmaktadır.
- TCK m.135 – Kişisel Verilerin Kaydedilmesi
TCK m.135 hükmü “ Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir, Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.” şeklindedir. Bir kişi hakkında sahte hesap açıldığında, o kişinin fotoğraf, kimlik bilgileri, sesi veya diğer şahsına ait özel veri ve bilgilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmiş olması halinde TCK m.135 gündeme gelmektedir. Hükme göre hukuka aykırı olarak bir kişinin kişisel verilerini kaydeden kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilebilecektir.
- TCK Madde 136 Verileri Hukuka Aykırı Olarak Başkalarına Vermek, Yaymak Veya Ele Geçirmek
TCK’nın 136. maddesiyle kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkalarına vermek, yaymak veya ele geçirmek, suç olarak düzenlenmiştir. Kişisel verilerin korunması çağımızda insan hakları kavramı ve korunması bilincinin gittikçe gelişmesine paralel olarak önemini arttırmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. maddesinde düzenlenen, özel yaşamın gizliliği kapsamında kişisel verilerin de bu gizlilikten yararlanması amacıyla TCK’nın 136. maddesindeki düzenleme yapılmıştır. Bu suçun düzenlenmesinin amacı, kişisel verilerin yetkisiz üçüncü kişilere aktarılmasının önlenmesidir.
Sosyal medyada açılan sahte hesaplarda bulunan fotoğraf, video, ses kaydı veya diğer özel bilgi içeren veriler, kişilerin rızası olmaksızın hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilmektedir. Kişinin sahte hesap açması aynı zamanda TCK m.136 kapsamında “Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme “ suçunu da oluşturmaktadır. Bu suçla korunan hukuki değer, kişinin özel hayatıdır. Özel hayat, kişinin hayatının dışarıdan gizlediği ve başkalarınca öğrenilmesini arzu etmediği kısımdır. Özel hayat alanına giren tüm faaliyetler, bu suçun konusunu oluşturmaktadır. Bununla birlikte verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçuyla özel hayatın gizliliğinin ihlali yanında insan onuru kapsamında kişiliğin özgürce geliştirilmesi hakkının, başka bir ifadeyle genel kişilik hakkının korunduğu da öğretide savunulan bir görüştür.

KVKK Kapsamında Sahte Hesapların Açılmasında Kurum Tarafından İşlem Tesis Edilir mi?
Bir kişinin kişisel verileri kullanılmak suretiyle sahte hesap açılması suç unsuru barındırabilecek bir eylem olduğundan, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında olmayıp Türk Ceza Kanununun 135 ila 140. madde hükümleri çerçevesinde ilgili makamlara başvuruda bulunulması gerekmektedir. 6698 sayılı Kanun 17. maddesinde “ Kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 135 ila 140’ıncı madde hükümleri uygulanır.” denilmiştir. Bu nedenle kişinin sahte profil oluşturarak hesap açması halinde kişiye KVKK kapsamında bir idari işlem veya yaptırım öngörülmeyerek Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerine atıf yapılmıştır.
Sosyal Medyada Sahte Hesap Açmak (Fake Hesap) Yargıtay Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/13330 K. 2014/5846 T. 10.3.2014 kararında
- Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçu
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık Hidayet’in, lisede öğrenim gördükleri sırada arkadaşlık teklifini reddeden ve daha sonra kendisine ulaşamadığı katılan Pınar’la irtibata geçmek ve katılana yapılabilecek olan arkadaşlık tekliflerine olumsuz yanıt vererek katılanın bir başkası ile arkadaş olmasını engellemek amacıyla, katılanın isim ve soy ismini kullanarak bir elektronik posta adresi alıp, bu elektronik posta adresi ile facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde üyelik işlemleri yaparak, katılan adına oluşturduğu sahte hesapta, katılanın günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdiği resmini, onun bilgisi ve rızası dışında, başkalarının görgüsüne sunduğu olayda, Katılanın rızasına aykırı olarak ele geçirdiği resmini, onun isim ve soy ismiyle birlikte, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde, hukuka aykırı olarak yayan sanığın eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden.
Yargıtay 12. CD., E. 2013/22544 K. 2014/12128 T. 20.5.2014 tarihli kararında
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık Hakan’ın, bir süre cinsel yakınlık boyutuna varacak düzeyde arkadaşlık ilişkisi içerisinde olduğu katılan Banu tarafından arkadaşlıklarına son verilmesine tepki olarak, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde üyelik işlemleri yapıp, katılan adına oluşturduğu sahte hesapta, katılanın rızası dahilinde çekilmiş resmini, profil fotoğrafı olarak kullandığı ve bu hesap üzerinden başka kişilere ait müstehcen görüntüleri yayınladığı iddia ve kabulüne konu olayda, Katılanın başını ve yüzünü gösteren, günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdiği resminin, özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte olmaması karşısında, katılanın resmini, isim ve soy ismiyle birlikte hukuka aykırı olarak yayınlayan sanığın TCK’nın 136. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan cezalandırılması.
Yargıtay 12. CD., E. 2013/19414 K. 2014/9009 T. 14.4.2014 tarihli kararında
- Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, bir süre duygusal boyutta arkadaşlık ilişkisi içerisinde olduğu katılan tarafından arkadaşlıklarına son verilmesine tepki olarak, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde üyelik işlemleri yapıp, katılan adına oluşturduğu sahte hesapta, katılanla beraber oldukları dönemde onun rızası dahilinde çekilmiş çıplak fotoğraflarını yayınladığı olayda, Katılanın fiziksel mahremiyetini içeren görüntülerini, onun bilgisi dışında, başkalarının görgüsüne sunan sanığın eyleminin, TCK’nın 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/2946 K. 2015/16754 T. 4.11.2015 tarihli kararında
Sanık ve katılanın cinsel ilişki boyutuna varan birlikteliklerinin olduğu, bu dönemde sanığın, katılanın rızasıyla katılanın çıplak videoları ile çeşitli cinsel içerikli görüntülerini kaydettiği, katılanın kendisinden ayrılmak istemesinden sonra, yeniden ilişkiye girebilmek amacıyla bahse konu fotoğrafları ve videoları yayınlayacağını ileri sürerek şantajda bulunduğu, ayrıca katılanın ismini kullanarak oluşturduğu sahte facebook hesabına koyarak ifşa ettiği, katılanla yaptığı yazışmalarda katılanı tehdit ettiği iddiasına konu olayda,