Yetiştirme Yurdunda Kalanların Memur Olma Hakkı
Yetiştirme yurdunda kalanların memur olma hakkı, devletin koruma altına aldığı çocukların büyüdükleri zaman kamu kurum ve kuruluşlarında öncelikli olarak memur kadrolarında atamalarının yapılmasını ifade eden bir durumdur. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile düzenlenen bu durum çocuk yaştaki bireylerin topluma eşit şartlarda katılmasını sağlamaktadır. Türkiye’de korunma altına alınan çocuklar için, yasal düzenlemelerle kamu kurumlarında memur olma hakkı tanınmaktadır.
Bu kişiler için devlet koruması belirli şartlar sağlandığı takdirde geçerli olacak ve kişilerin KPSS gibi sınavlara girmeksizin özel kontenjanlardan yararlanarak memur olmalarının yolunu açacaktır. Ülkemizde geçerli olan sosyal devlet ilkesinin bir gereği olan bu durum kişiler için Anayasal bir hakkı ifade etmektedir. Avukat Esra Polat Tekin Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda yetiştirme yurdunda kalanların memur olma hakkından bahsedeceğiz.
Yetiştirme Yurdun Kimler Kalabilir?
Yetiştirme yurdu, ailesi olmayan, ailesi tarafından istismar edilip koruma altına alınan, ailesi tarafından terk edilen, ailesi tarafından ihmal edilen çocukların ailesinden alınması ve Devlet tarafından barınma imkanının sağlandığı kurumdur. Bu kurum içerisinde çocuklara çeşitli eğitimler verilerek sosyal bir hizmet sağlanır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yönetilen bu kuruluşlar çocukların çeşitli ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
Yetiştirme yurtları öncelikle çocukların eğitim, barınma, sağlık, gelişim gibi çeşitli haklarını sağlamaktadır. Bu kişilerin koruma altına alınması Türk Medeni Kanunu ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile belirlenmektedir. Belirli bir yaşa gelene kadar yetiştirme yurdunda kalan bu kişilere eğitim vb. durumlar teşvik edilir. Reşit oldukları durumda da devletin sağladığı memuriyet gibi haklardan yararlanmalarının önü açılır. Yetiştirme yurtlarında kalabilecek ve devlet korumasına alınabilecek kişiler şu şekildedir:
- Anne veya babası olmayan çocuklar,
- Anne veya babası tarafından fiziksel istismara uğrayan çocuklar,
- Anne veya babası tarafından psikolojik istismara uğrayan çocuklar,
- Anne veya babası tarafından terk edilen çocuklar,
- Anne veya babasının çocuğa bakım gücü olmadığından, özellikle ekonomik yoksunlukta olan çocuklar.

Devletin Koruma Altına Aldığı Kişilerin Hakları Nelerdir?
Çocukların yetiştirme yurtlarına alınarak devlet koruması altına alınması onlara çeşitli yan haklar sağlamaktadır. Bu haklardan en önemlileri barınma, eğitim, sağlık gibi temel haklardır. Çocukların temel yaşamlarını güvence altına alan bu haklar zaten Anayasa’da da koruma altına alınmıştır. Çocukların devlet koruması altında yetişmesi ebedi değildir, zira reşit oldukları zamandan sonra barınma hakkını kullanmaya devam edemese de belirli sosyal haklardan yararlanmaya devam ederler.
Yetiştirme yurdunda kalanların memur olma hakkı 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile düzenlenmiştir.
- Korunma veya bakım tedbir kararı alınmış,
- En az iki yıl Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın sosyal hizmet modellerinden yararlanmış, (19/02/2014 tarihinden öncesi için iki yıl şartı bulunmamaktadır.)
- Reşit olduğu tarihte bu hizmetlerden yararlanmaya devam eden bireyler, bu haktan faydalanabilir.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta ise koruma kararı kaldırılmamış olması ve kesinleşmemiş olmasına rağmen, ilgili çocuk kurumdan ayrılmış olsa bile, yasa gereği koruma altında olduğu süreçte de yine yetiştirme yurdunda kalıyormuş gibi değerlendirilmektedir.
Reşit olduktan sonra bu kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarında memur olarak istihdam edilmesi onlara tanınan ayrıcalıklı bir haktır. Bu kişilere memur olmaları için özel bir kontenjan açılır ve KPSS puanı kullanabilecekleri gibi hiç kullanmadan da atamaları yapılabilir. Bunun dışında çocuklar örgün eğitim kurumlarında ücretsiz bir şekilde eğitim almaya devam ederler. Ayrıca yurt, okul harçlığı gibi destekler de sağlanır. Bunun yanı sıra bireylerin sağlık giderleri de devlet tarafından karşılanmaktadır. Son olarak bireyler reşit olduktan sonra her ne kadar yetiştirme yurtlarından ayrılsa da gençlik evleri gibi yerlerde kalmaya devam edebilirler.
Yetiştirme Yurdunda Kalanların Memur Olma Hakkı Şartları
Yetiştirme yurdunda kalanların memur olma hakkı son derece önemli bir haktır. Çünkü yurttan ayrılan çocuğun hayata kazandırılması amaçlanmaktadır. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’na göre diğer şartları sağlayan kişiler KPSS puanı aranmaksızın ya da özel kontenjana giren kişiler kurumlara atanabilir. Bu kişilerin sağlaması gereken diğer şartlar ise en az ilköğretim mezunu olmaları, herhangi bir yüz kızartıcı suç işlememeleri ve güvenlik soruşturmalarının olumlu çıkmasıdır. Özetle doğrudan ya da başvuru ile yetiştirme yurdunda kalanların devlet memuru olması şu şartlar çerçevesinde mümkündür:
- En az ilköğretim mezunu olunmalıdır.
- Herhangi bir yüz kızartıcı suça karışmamış olunmalıdır.
- Güvenlik soruşturmasının olumlu geçmiş olması gerekir.
- Özel kontenjanlara yerleşilmelidir.
- KPSS puanı ise belirli görevlerde mümkündür.
Kişilerin devlet memuru olarak atanabilmeleri için özel alım ilanları açılır ve bu alımlardan başvuru yapılır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın resmi sitesinde yapılan duyurularda başvuru için gerekli evraklar ve başvurunun nasıl yapılacağı anlatılmaktadır. Devamında atamalar kura ya da değerlendirme komisyonunun yapacağı inceleme ile belirlenmektedir. Kişilerden bu süreçte istenen evraklar ise şu şekildedir:
- Koruma altında olduğunu gösterir belge.
- Mezun belgesi.
- C. Kimlik belgesi fotokopisi.
- Adli sicil kaydı.
Yetiştirme Yurdunda Kalanlara KPSS’siz Atama İmkanı ve Özel Kontenjanlar
2828 sayılı Kanun’un EK-1 maddesine göre devlet koruması altına alınan bireyler için KPSS şartı gerekmeksizin devlet memurluğuna atama yapılabilir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde bu kişiler tespit edilir ve başvuru süreçleri de sınavsız bir şekilde yürütülür. Ancak her kurum için KPSS olmaksızın atama mümkün değildir, bazı kurumlar kişilerden sınav puanı istemektedir. Ancak KPSS olmadan başvuru yapacak kişiler özel kontenjan olarak belirlenen kontenjana başvuru yaparak atanmasını talep edebilir.
Özel kontenjanlar her yıl belirli sayıda belirlenir ve özellikle büro personeli, hizmetli, yardımcı hizmetler sınıfı gibi bölümlere atamalar yapılır. Kişiler başvurularını elektronik ortamdan yapabileceği gibi elden valilik aracılığı ile de teslim edebilir. Kişilerin atanmak istedikleri kamu kurumunu seçme imkanı da bulunmamaktadır. Kura yöntemi ile atamalar yapılmaktadır.
KPSS’siz Atama Yapılmaması Halinde Dava Açma Hakkı
Kişiler yukarıda açıklandığı üzere özel kontenjanlara KPSS’siz bir şekilde atanabilir. Ancak kimi durumlarda gerek güvenlik soruşturmalarının olumsuz sonuçlanması gerekse atama taleplerinin reddedilmesi halinde dava açmaları mümkün hale gelir. Kişi atama talebinin reddedildiğine dair tebliği aldığı tarihten itibaren 60 gün içerisinde idare mahkemelerinde dava açmalıdır, mahkemeye bunun dışında alanında uzman bir idare hukuku avukatının hazırlayacağı dilekçe ve koruma altında olduğunu gösterir belge sunulmalıdır.
Bunun dışında kişinin atama talebi güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle de reddedilebilir. Danıştay’ın bu konuda verdiği kararlardan birisinde kişinin yalnızca yetiştirme yurdunda büyümüş olmasının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli olmayacağına yöneliktir. Bu nedenle kişilerin güvenlik soruşturması bu nedenle olumsuz sonuçlansa da avukatınız aracılığı ile açılacak idari davanın kazanılma ihtimali yüksek olacaktır.